Günümüzde kullanılan çimento kelimesi Latince’de anlamı yontulmuş taş olan“caementum” kelimesinden türemiştir. Ateşin bulunmasından itibaren kireç ve alçı gibi malzemeler bağlayıcı malzemeler olarak kullanılmış olmasına rağmen ilk betonarme yapı 1852 yılında yapılmıştır. Eski Yunanlılar ve Romalılar “kireç” ve “puzolan” karışımlarının hidrolik özelliklerini fark etmişlerdir.
Çimento esas olarak, doğal kalker taşları ve kil karışımının yüksek sıcaklıkta ısıtıldıktan sonra öğütülmesi ile elde edilen hidrolik bir bağlayıcı malzeme olarak tanımlanırken, TS EN 197-1 Standardında söz konusu tanım; “Çimento su ile karıştırıldığında hidratasyon reaksiyonları ve prosesler nedeniyle priz alan ve sertleşen bir hamur (pasta) oluşturan ve sertleşme sonrası suyun altında bile dayanımını ve kararlılığını koruyan, inorganik ve ince öğütülmüş, hidrolik bağlayıcıdır” biçiminde yer almaktadır.
Çimento tanelerinin genel olarak çapı 1 ila 100 mikron arasındadır. Çimento bağlayıcılık görevini su ile tepkimeye girdikten sonra kazandığı için hidrolik bağlayıcı olarak adlandırılır. Alkalin ve hidrolik öğelerin oranları bağlayıcı maddenin niteliğini belirler.
Çimentonun ana bileşeni klinker olup klinker de başlıca kireçtaşı (kalker), kil, marn ve demir cevherinden oluşmaktadır. Alçı taşı ve puzzolonik maddeler (yüksek fırın cürufu, uçucu kül, andezit, ve benzeri katkı maddeleri) klinkere katılarak 5 ana çimento türünde 27 çeşit tipte çimento üretimi yapılmaktadır.
Çimento sektörü, 26.12.2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’nde 23.51.01 koduyla (çimento imalatı) çok tehlikeli sınıfta yer alan işler kategorisine yer almaktadır. Bu sebeple üretim sürecinde önemli iş sağlığı ve güvenliği tehlikeleri barındırmaktadır.
Üretilen ürün ve kullanılan hammaddeler nedeniyle, çimento üretiminde “toz”, önemli sorunlardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem çevre hem de iş sağlığı ve güvenliği anlamında önlem almayı gerektiren bu sorun, üretim zinciri içinde çeşitli noktalarda ortaya çıkmaktadır. Buna göre çimento üretiminde toz, hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin kamyonlarla taşınması, hammaddenin istenilen boyutlara indirilmesi için kırıcılarda kırılması, silolarda stoklanması, farin değirmenlerinde öğütülmesi, fırında pişirilmesi, alçı ve katkı maddelerinin katılıp klinker ile birlikte çimento değirmenlerinde öğütülmesi, paketlenmesi veya dökme olarak satışa sunulması aşamalarında çalışma ortamına ve çevreye yayılmaktadır. Bu tozlar hammadde, farin, kömür, klinker, alçı, katkı maddesi, çimento tozları ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan öğütülmüş kömür tozlarıdır. Bu tozlar sağlık sorunları oluşturabilmektedir. Bahsedilen kaynakların dışında, çimento fabrikalarında malzeme taşınma, aktarma boşaltma işlerinin yapıldığı yerlerde de toz sorunu yaşanabilmektedir.
Silika kristali, yerkabuğunda yaygın olarak bulunan bir mineraldir ve kum, kuvars ve granit içeren çok çeşitli kayalarda bulunmaktadır. Silika hem çalışma ortamında hem de çalışma ortamı dışında bulunmaktadır ve silika kristali tozuna maruziyetin, silikozis hastalığına neden olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Silika kristalini soluyan kişilerde akciğer dokusu, silika partiküllerini çevreleyen fibroz doku oluşturarak reaksiyon vermektedir. Akciğerin bu durumu silikozis olarak tanımlanmaktadır.
İş Güvenliği Samimiyet Testi
Günümüzde, beton ve duvar ürünlerinin binalarda yoğun bir şekilde kullanılmasından ötürü, inşaat işçilerinde, silika kristaline potansiyel maruziyet vardır. Kayaların boşaltılması, kayaların delinmesi, aşındırıcı püskürtümlü temizleme, bıçkı, inşaatların duvar ve betonlarında yıkım ve delme gibi aktivitelerde bu maruziyet oluşabilir.
%1’den daha fazla silika kristali içeren silika tozu veya diğer tozlar asla aşındırıcı püskürtümlü temizleme malzemesi olarak kullanılmamalıdır. İçeriğinde %1’den daha fazla silika içeren malzemeler yerine, daha az riskli malzemeler kullanılmalıdır. Ayrıca, silika tozuna maruziyet olasılığı varsa her zaman güvenli çalışma yöntemlerine uyulmalıdır.
Çimento fabrikalarında özellikle hammaddenin bulunduğu ve hammaddenin işlendiği ünitelerde kristal silikanın bulunma ihtimali diğer bölümlere göre daha yüksektir. Bu kapsamda, kırıcı ve farin değirmeni ünitelerinin kristal silikaya maruziyet açısından daha tehlikeli olduğu söylenebilecektir. Ancak, fabrika sahasındaki araç trafiği, rüzgar vb. etkiler nedeniyle bu ünitelerden fabrikanın diğer sahalarına da tozun taşınmasının söz konusu olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Tüm ölçümler içerisinde kristalin silika yüzdesi en büyük olan değerse “farin değirmenine” aittir. “Paketleme”, “kırıcı”, “çimento değirmeni” bölümlerindeki çalışanlar ile “makine bakımcılar” solunabilir toza en fazla maruz kalan çalışanlardır. Kristalin silika içeren solunabilir toza en çok maruz kalanlar “farin değirmeni”, “kırıcı”, “nakliye” ve “döner fırın” çalışanlarıdır.
Çimento sektöründe aşırı sıcak, gürültü, kaza riski, kullanılan çeşitli kimyasallara bağlı sağlık sorunları gibi çeşitli sağlık ve güvenlik sorunları olmakla birlikte rehberin amacı bakımından bu bölümde çimento tozu nedeni ile olabilecek sağlık sorunlarına işaret edilecektir.
Çimento esas olarak doğal kalker taşları ve kil karışımından oluşmaktadır. Çeşitli çimento türlerinin üretilmesi amacı ile bu karışıma alçı taşı, demir, yüksek fırın cürufu, uçucu kül, andezit, silis gibi çeşitli katkı maddeleri de eklenebilir. Bazı çimento türlerinde çok az miktarlarda olmakla birlikte krom, nikel, kobalt, manganez, molibden gibi metaller de bulunabilir.
Çimento sektöründe çalışanlar açısından çimento tozuna maruziyet nedeni ile oluşabilecek başlıca sağlık sorunları;
Solunum yollarında toz depolanması ve fibrozis
Çimento tozunun solunması ile tozlar solunum yollarına girer. Solunum yollarına giren tozların fiziksel ve kimyasal yapısının yanı sıra biyolojik davranışı da sağlık sorunlarının oluşması bakımından önemlidir. Fiziksel özellik olarak önemli olan partikül büyüklüğüdür. Büyüklüğü 0,5-10 mikron arasında olan tozlar solunum yollarına girerek akciğerlerin uç noktalarına kadar ilerleyebilir. Daha büyük olan tozlar üst solunum yollarında tutulduğu için alveollere kadar ilerleyemezler. Toza bağlı akciğer hastalıklarının meydana gelmesi bakımından tozun biyolojik davranışı, yani fibrojenik potansiyeli de önemlidir. Fibrojenik kapasitesi yüksek olan tozlar daha tehlikelidir. Bu bakımdan çimento karışımında bulunan tozlardan silis tozu önemlidir. Silis tozu akciğerlerde depolanır ve fibrotik reaksiyona yol açar. Bu şekilde ilerleyici bir solunum yolu hastalığı olan silikozis tablosu gelişebilir. Silikozis tablosunun oluşmasında tozun ortamdaki yoğunluğu önemlidir. Tozun yoğunluğu ne kadar fazla olursa hastalığın gelişmesi olasılığı artar. Toza bağlı akciğer hastalığının meydana gelmesinde kişinin sigara içiyor olması da önemlidir. Sigara içenlerde hastalığın gelişmesi olasılığı daha fazladır. Ayrıca, ender bir durum olan alfa-1 anti tripsin enzimi eksikliği olanlarda da toza bağlı akciğer hastalığı gelişmesi olasılığı yüksektir.
Toz solunması sonucu tozların akciğerlerde depolanması ve fibrotik reaksiyonun gelişmesi oldukça yavaş bir süreçtir. Sonuç olarak kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tablosu oluşur. Hastalık genellikle 10 yıl ve daha uzun süreli etkilenim sonucunda gelişir. Hatta çoğu zaman hastalık, çalışanın emekli olmasından sonra ortaya çıkar. Bu hastaların önemli bir bölümünde tablo KOAH olarak değerlendirilir ve meslek öyküsü konusunda yeterli bilgi öğrenilmezse hastalığın meslekle bağlantısı kurulmaz.
Kanserler
Çimento sektöründe çalışanlar arasında bazı kanser türlerinin olasılığının arttığı şeklinde çeşitli yayınlar mevcuttur. Bununla birlikte bu sonuçları doğrulamayan araştırmalar da vardır. Bu konudaki kapsamlı incelemelerden birisi 1994 yılında İngiltere Sağlık ve Güvenlik İdaresi (HSE; Health and Safety Executive) tarafından yapılmıştır. Bu değerlendirme sonucunda spesifik kanser türlerinin olasılığında artma olduğu konusunda kesin kanıt bulunmadığı bilgisi yer almaktadır. Bununla birlikte bu konudaki kuşkuların tam olarak ortadan kalkmadığı da ifade edilmektedir. Bu inceleme 2005 yılında güncellenmiş ve incelenen
4 kohort çalışmasının üç tanesinde mide kanseri riskinin fazla olduğu saptanmıştır. Litvanya’da yapılan bir çalışmada da sayılar küçük olmakla birlikte mide kanseri riski yüksek olarak bulunmuştur. Buna karşılık İsveç ve Danimarka’da yapılan iki ayrı kohort çalışmasında ise çimento sektörü çalışanlarında mide kanseri riski yüksek bulunmamıştır.
Litvanya, Yunanistan ve İzlanda’da çimento sektörü çalışanlarında akciğer kanseri riski yüksek bulunmuştur. Litvanya’daki çalışmada bulunan fazlalığın sigara kullanımı ile de ilişkili olabileceği tartışılmıştır.
Ayrıca çeşitli çalışmalarda çimento sektörü çalışanları arasında kolon kanseri, baş-boyun bölgesi kanserleri ve larinks kanseri genel toplum değerine göre yüksek bulunmuştur. Buna karşılık Fransa ve Almanya’da çimento sektörü çalışanları arasında genel olarak kanser ölümleri genel toplum değerine göre yüksek bulunmamıştır. Almanya’da 748 erkek çalışan 50 yıl boyunca (1956-2006) izlenmiş, bu süre içinde 280 ölüm meydana gelmiştir. Çalışmada Standartlaştırılmış Ölüm Oranları (SMR; Standardized Mortality Ratio) hesaplanmış, bütün nedenlere bağlı ölümler için SMR değeri 0,87, bütün kanserlere bağlı ölümler için 0,64 ve solunum sistemi kanserleri için de 0,56 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada sektörde 10 yıl ve daha uzun süre çalışmış olanlar için solunum sistemi kanserleri SMR değeri 2,86 olarak bulunmuştur. Ancak ölenlerden 39 kişi için asbest maruziyeti öyküsü olması nedeni ile bu 39 kişi çıkarıldıktan sonra yapılan değerlendirmede fazlalık tespit edilmemiştir.
Sonuç olarak çimento sektöründe çalışanlar açısından bazı kanser türlerinin genel topluma göre yüksek olma olasılığı söz konusudur. Bu konudaki bulgular kesin olmamakla birlikte çalışanların sağlığının korunması bakımından kapsamlı önlemlerin alınması gerekmektedir
Deri Hastalıkları
Çimento tozu alkali karakterlidir, bu nedenle irritan etkiye sahiptir. Özellikle yaş haldeki çimento tahriş edicidir, temas halinde irritan kontakt dermatite neden olur. Deride eritem ve çatlaklar oluşur. Bu durum enfeksiyonlara zemin hazırlaması bakımından da önemlidir. Daha az sıklıkta olmakla birlikte çimento tozu ile temas sonucu alerjik kontakt dermatit de meydana gelebilir. Alerjik kontakt dermatit krom bileşikleri içeren çimento türleri ile temas sonucunda daha sık olur. Son yıllarda çimento karışımındaki krom miktarının azaltılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Danimarka’da 1980-2005 yılları arasında çimento içindeki krom miktarı önemli şekilde azaltılmış ve alerjik kontakt dermatit sıklığında da ,5 ten %2,6 düzeyine azalma meydana gelmiştir.
Çimento tozunun tahriş edici etkisi deri rahatsızlıkları dışında göz ve diğer mukozal yapılarda da olabilir.
ÜNİTE VE GÖREV UNVANLARI
F1
F2
F3
F4
F5
F6
F7
F8
F9
F10
F11
2004
2004
2010
2010
2010
2010
2010
2004
2009
2014
2010
2011
2010
2013
2010
2013
2012
2013
AÇIK STOK SAHASI
1,05
0,04
1,13
1,78
-
-
1,73
-
-
-
-
-
-
2,83
-
-
0,40
0,92
ATIK
0,12
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
ÇİMENTO DEĞİRMENİ
1,19
4,63
1,88
0,77
5,38
0,40
0,97
0.37
-
0,02
13,82
3,11
32,65
2,76
4,26
2,77
1,46
0,14
DÖNER FIRIN
0,93
0,33
9,67
-
0,76
0,41
0,78
-
-
0,02
-
-
0,24
3,57
0,14
2,08
0,66
2,54
ELEKTRİK BAKIMCI
0,32
0,52
5,70
0,99
25,17
0,28
0,67
-
-
2,57
5,57
2,84
37,72
2,98
1,05
1,59
0,38
1,69
FARİN DEĞİRMENİ
0,10
0,99
1,11
-
7,84
0,54
0,75
-
-
0,15
-
-
1,37
2,31
3,25
2,21
3,51
0,16
GEZERVİNÇ
0,09
0,02
-
-
16,36
0,41
-
-
-
-
-
-
-
-
0,79
1,77
1,55
1,67
KIRICI
0,83
3,55
6,02
-
-
1,00
1,20
0.81
0,70
0,03
-
-
9,43
-
0,56
2,61
0,34
1,83
KÖMÜR DEĞİRMENİ
0,09
0,17
1,05
-
-
0,83
0,87
-
-
8,93
-
-
5,72
-
11,26
2,50
1,18
0,54
MAKİNE BAKIMCI
2,56
2,96
2,14
0,86
0,30
0,39
0,56
0.81
-
8,78
11,25
-
9,06
3,18
0,53
1,10
3,28
0,33
NAKLİYE
0,38
-
0,26
-
8,45
-
0,45
-
-
-
5,45
-
1,84
-
4,57
-
2,38
-
NUMUNECİ
0,62
0,80
1,90
1,09
-
0,34
0,67
-
-
-
7,08
-
0,70
2,21
0,74
2,42
1,14
0,37
PAKETLEME
1,40
0,68
6,87
1,78
2,31
0,84
1,46
2.45
Read the full article