seen from Canada

seen from Australia
seen from Lithuania

seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States

seen from United States

seen from Belgium
seen from United States
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom

seen from Finland
seen from United States

seen from United States
Kambriyen dönemi canlıları = Trilobitler
Trilobitler: Kambriyen devrinde aniden ortaya çıkan farklı canlı gruplarının en ilginçlerinden biri, sonradan soyları tükenmiş olan trilobitlerdir. Yunanca kökenli trilobit adı da "üç loplu" anlamına gelmektedir.
Bir zamanlar en bol bulunan deniz hayvanlarıydı. Yeryüzünün birçok yerindeki kayaçlarda fosil kalıntıları bulunan bu hayvanlar tespihböceklerine oldukça benziyordu. Sert ve eklemli gövdeleri uzunlamasına üç lopa ya da bölüme ayrılmıştı.
Trilobita (Arthropoda takımı), tarih öncesi bir deniz hayvanı. 544 milyon yıl öncesinden 248 milyon yıl öncesine kadarki Paleozoik Çağ’ da dünyanın her yerinde yaşamıştı. Hayvanın bedeni yumuşak bir kabukla çevriliydi. Ayaklarındaki solungaçlarla solunum yaparlardı.
Oldukça iri olan bazılarının uzunluğu 45 santimetreyi aşarken, bazıları çok daha küçüktü. Büyük bölümü denizin dibinde bulunuyordu. Bazıları yüzebilirken, öbürleri çamura gömülü olarak yaşıyordu.
Bayburt'un Demirözü ilçesi ile Çatalçeşme köyü yakınlarında bulunan bir trilopit fosili. 310 milyon yıllık olduğu tahmin edilmektedir.
Artropodlar filumuna dahil olan trilobitler, sert kabukları, boğumlu vücutları ve kompleks organları ile çok karmaşık canlılardır. Fosil kayıtları, trilobitlerin gözleri hakkında dahi çok detaylı tespitler yapılmasını sağlamıştır.
Bir trilobit gözü yüzlerce küçük petekten oluşur ve bu peteklerin her birinin içinde çift mercek yer almaktadır. Bu göz yapısı tam bir tasarım harikasıdır.
Harvard, Rochester ve Chicago Üniversiteleri'nden jeoloji profesörü David Raup; "Trilobitlerin gözü, ancak günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli bir optik mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir tasarıma sahipti" demektedir.
Optik tasarım harikası olarak tanımlanan bu gözlerin en çarpıcı özelliği ise, arkalarında daha ilkel bir form bulunmaması, aniden ortaya çıkmalarıdır.
Trilobitler konusunda uzman olan Levi-Setti trilobit gözündeki iki lensin arasındaki kırılma arayüzeyinin, 17. yüzyılda Descartes ve Huygens tarafından yapılan optik konstrüksiyonlara benzer bir şekilde tasarlandığını söyler.
Kaldı ki Darwinin ilkel göz olarak nitelendirdiği ışığa duyarlı hücreler bile, kendi içlerinde olağanüstü kompleks sistemlere sahiptir.
Öyle ki en ilkel göz bile, ışığa duyarlı bir hücreye, bu hücrenin içindeki olağanüstü kompleks biyokimyasal mekanizmalara bu hücreyi beyne bağlayacak sinirlere ve beyinde bunları yorumlayacak bir görme merkezine muhtaç olan indirgenemez kompleks bir sistemdir.
Bu tür sistemlerin aşamalı oluşması ise mümkün değildir.
Trilobitlerin zırhlı gövde sınırı ön bölümünü oluşturan başında genellikle gözler ve duyargalar vardı. Orta bölüm bölütlüydü. Kuyruk bölümü de sağlam bir örtüyle korunmuştu.
Her bölütte yer alan bir çift uzantı yürümenin yanı sıra deniz dibinde yiyecek aramakta kullanılıyordu.
Yüzen türler daha hafif yapıda ve dikenliydi. Trilobitler sağlam dış iskeletlerini atıp yenisini oluşturarak gelişiyordu.
Trilobitlerin petek gözleri tam bir tasarım harikasıdır. Öncesinde herhangi bir ara format canlısının bulunmaması, böylesine kompleks bir tasarıma sahip organın rastlantılarla oluşmasının imkansızlığı evrim teorisi savunucularını çok güç durumda bırakmaktadır.
Trilobitler tersinim sonucu 1500'den fazla cinse ayrılmıştır. 300 milyon yıl boyunca yaşadılar ama yaklaşık 250 milyon yıl önce gözden kayboldular.
Dünya'nın en başarılı yaratıkları olan trilobitler aniden neden yok oldular?
Kimi bilim insanları trilobitlerin yok oluşlarını balık gibi yeni ortaya çıkan yırtıcı hayvanlara bağladılar.
Ancak, diğer eklembacaklılar bir şey olmazken, trilobitlerin bu yeni tehlikelere neden dayanamamış olmaları ise günümüzde bile çözülememiş bir sırdır.
Michigan Eyalet Ünîversitesi'nden Danita Brandt bunun nedeninin, garip kabuk dökme alışkanlıkları olabileceğini iddia etmektedir.
Canlı bu dökme sırasında savunmasız kaldığından nesilleri zaman içinde yok olmuştur.
Trilobitomorpha Arthropoda şubesinin trilobitleri içeren altşubesidir. Önceleri, çoğunlukla alt Kambriyen döneminden değişik fosil tipleri Trilobitoidea altında toplanmakta idi. Ancak, tamamen fosillerinden tanımlanan bu zengin çeşitlilikteki türlerin gerek trilobitlere göre, gerekse kendi aralarında büyük farklılıklar göstermeleri nedeniyle, artık ayrı altşubeler altında sınıflandırılmaktadırlar.
Trilobitlerin iddia edildiği gibi ihtiyaca göre niçin değişip evrimleşmediği evrim teorisi savunucularının asla cevaplayamadıkları sorulardan sadece biridir.
Olenoides erratus Balizoma variolaris Brongniart
Trilobitler hakkında belirtilmesi gereken bir diğer konu da, bu canlılardaki 530 milyon yıllık petek göz sisteminin, bugüne kadar hiç değişmeden gelmiş olmasıdır; arı ya da yusufçuk gibi günümüzdeki bazı böcekler de aynı göz yapısına sahiptir. Bu bulgu, evrim teorisinin canlıların ilkelden karmaşığa doğru geliştiği yönündeki iddiasına da yine "öldürücü bir darbe" indirmektedir.