Bu Film Burada Bitmeyecek !
Gerçek şu ki, Allah (hiçbir konuda) insanlara en küçük bir haksızlık yapmaz. Ama İnsanlar Kendilerine Zulm Ediyorlar. Yunus 44
Adil bir duruş devrin şartlarına göre değişmez. İnsanoğlunun onur ve haysiyeti tüm çağların ve gerçekliklerin üzerindedir.
Zulmün mazereti olamaz. Eğer meseleye bu açıdan bakarsak, mazeret bulamayacağımız zulüm yok gibidir. Yapılan zulümlere karşı O dönemin şartları öyledi savunması insan onur ve haysiyetine atılan ahlaksız bir bakıştan öteye geçemez.
İnsanın vazifesi, zulme mazeret bulmak değil, adaleti tesis etmektir.
Suriye’de Bebekler Ölüyor, Arakanda İnsanlar Yakılıyor, Somali’de İnsanlar Susuzluktan Ölüyor, Mısırda Zorbalar Tarafından Halk Katlediliyor Dediğimizde, Ölüyor ama… ne gerek var bizi ilgilendirmez diyen vatandaş modeli, dinin sadece seccade üzerinde yaşandığını, ramazan ve kurban bayramı günlerinde yerine getirilebilen bir şey mi zannediyor.
Mehmet Akif’in dediği gibi;
İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.
Vahiyin tek muhatabı Hz. Peygamber değil Müslüman olduğunu söyleyen tüm insanlardır.
Bahaneciler, öldükten sonra muhatap olacağı sorulara bizim sınırlarımız dışında gelişen olaylardı bizi bağlamaz demeyi mi planlıyor?
Eğer öyle düşünüyorsa bilsin ki sınır dediğin şey, Sykes-Picot denilen melanet bir anlaşmanın ürünüdür.
İnsanın biricikliği sınırlarla çizilemez. Dünyanın neresinde bir zulüm varsa kendini insan adleden biri O zulmün karşısına vücuduyla durmalıdır.
Kişilerin bananeci tavırlarını daha kurumsal ölçekte Birleşmiş Milletlerin anti demokratik yapısında da görebiliriz. Dünyadaki kronikleşen zulümler silsilesinin başlıca müsebbibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aşağılık yapısıdır.
Birleşmiş Milletlerin diğer organları tavsiye niteliğinde kararlar alabilirken güvenlik konseyinin aldığı kararlar tüm üye ülkeler tarafından uygulanmak zorundadır.
II. dünya savaşının galip devletleri, aynı zamanda Birleşmiş Milletlerin daimi kurucu üyeleri olan ABD, İngiltere, Rusya, Fransa, Çin’in oluşturduğu bu kirli tezgâh, dünya üzerinde yaşanan zulümlerin çıkarlar doğrultusunda kurumsallaşmasına neden olmuştur.
Güvenlik Konseyinin bu garabet yapısı değişmedikçe, zulümlere karşı topyekûn bir karşı duruş beklemek beyhude.
Değerli Okurlar,
Birçok konuda büyük benzerlikleri bulunan İnsanlar ve havyanlar, aynı eko sistemi paylaşan iki canlı türüdür. Şempanzelerin DNA sı insanınkinden sadece %2 farklılık gösterir.
İnsanoğlu, insanlığını alın bölgesindeki Frontal Lob bölgesinde bulundurur. Almanya’da gerçekleşen bir kazada tren yolu işçisinin alın bölgesine hızla gelen bir demir parçası çarpar ve alın bölgesini koparıp alır. Adam kazadan kurtulmuştur. Ancak insani hiçbir tepki vermeden hayvan gibi hayatını sürdürmüştür.
Bu nedenledir ki, İnsan Rabbi’nin huzurunda en önemli yerini yani insanlığını yere koyarak secde ediyor.
Ancak, çoğumuz, hayvanlarla benzeştiğimiz yönlerimiz üzerinden hayat geçirmeyi tercih ediyor, dünyadaki zulümlere karşı kulağımızın üzerine yatıyoruz.
Mezarlıkların son durak olduğunu zannedenler, her şeyin dünya da yaşanıp biteceğini düşünenler, zulme mazeret bulanlar ve dinini sadece seccade üzerinde yaşayan bananecilere hiç üzülmeden söylüyorum.
Bu film burada bitmeyecek….













