
#dc comics#batman#dc#bruce wayne#tim drake#dick grayson#batfam#dc fanart#batfamily



seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from Canada
seen from Germany

seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from France
seen from Hungary
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Japan
seen from Latvia
bana söylenmek için geç kalınmış cümleler kurulacak arkamdan.
-Ünzi
Bazı insanlar ağlar ama güçsüz olduklarında dolayı değil. Uzun zamandır güçlü durmaya çalıştıklarınıdan.
✨ Sımsıcacık Bir Hatıra ✨
Farz et ki farklı bir diyarda yağmur yumuşak yağıyor ve hava ılık değil ama soğuk da değil:
...Hafta sonu Cengiz Aytmatov’un “Toprak Ana” kitabını okuyorsun. Pencere kenarında en sevdiğin vanilya ile tarçın kokulu mumun yanıyor. ağzına vanilyanın lezzeti, burnuna hoşnut bir yanık tarçın kokusu ve üstüne kendin ördüğün açık şeftali rengindeki kazakla beraber pencerenin yanındaki yatağında üstün yumuşacık bir battaniyeyle örtülü şekilde hem kitabını okuyor hem de yağmur damlalarının yüzeylere sakince çarpma seslerini duyuyorsun...
!Fotoğraf Orijinal Değildir!
Fotoğrafın Kaynağı: Pinterest---> Janna Porter Risenhoover
Kendisiyle biraz dertleştim, üzerimde ceviz olsaydı bi tık daha iyi olurdum dedi.
bir günün daha sonundayken, mutlu olduğumu sandığımı ve bunun sadece bir sanrı olduğunu farkettiğim günlerden birisini daha bitiriyorum. sanki denden' koymuşum ve aynı şeyi tekrarlar gibi yaşıyorum. ne bir adım ileri gidebiliyorum ne de bir adım geri gelebiliyorum. gurur duyuyorum çünkü bunu başarabilen tek insan olduğumu düşünüyorum. hergün aynı yerde sayan, aynı şeyleri tekrarlayıp duran, bir sanrıda hayal kuran, bir yalana kapılıp kendini ona adayan, kendi kurmaca bahanelerine bile inanan, bir adım atmak yerine bir adım gerilemeye kalkıp beceremeyen ve aynı yerde sayıklayan, 'bak aslında öyle olmadı' demek yerine 'haklısın' deyip herşeyi başından atan, tek bir lafa bile artık kafa tutamayacak kadar yorgun, saçını taramaya yeltenmek için bile elli kez düşünen, hayatının devam eden kısmında ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bile bilmeyen, ileriyi düşünmeyen, geçmişi umursamayan, umursamaya mecali olmayan, hayatında değer vereceği kimsesi olmayan, hayatında ona değer veren kimsesi olmayan, başladığı işe başladığına pişmanlık duyan, yaptığı herşeyi yaşamaktan yorulduğu için eline yüzüne bulaştıran, artık üzülmeye bile hali olmayan, kafaya takmak yerine gülüp geçen, insanları kendinin umursamaz olduğuna, umrunda olmadığına inandırmaya çalışan, kalp kırmamak için kalbi kırılan fakat bunu düşünüp kendini yormaya bile gerek duymayan, kısacası kendini ve kendini önemseyen(!) kimseyi önemsemeyen birisi haline gelen tek insan olduğumu düşünüyorum. gerçi herkes tek acısı olan kendisiymiş gibi görür değil mi? bu hep böyledir zaten. neyse konumuz değil. bir şeyleri kafaya takmak için, bir şeyleri kafadan atmak gerekiyor arkadaşlar. yani benim bu saydıklarımı olumlu yapabilmem için tüm olumsuzlukları yok etmem, hafızamdan silmem gerekiyor. fakat bu olumsuzlukları tek başıma kazanmamışken, tek başıma silmem aptallık olur değil mi? bekleyeceğim. benimle tüm olumsuzu, olumlu yapmaya çalışan birisini-birilerini-bekleyeceğim. tüm olumsuzluklarımın hafızamdan silinmesini bekleyeceğim...