"vapurlar başlar birazdan sar bi’ tane çaresizliğe bi’ ricam yok hiç kimseden kan sesleri mendilimde"
Arel Koray Nalbant - Vapurlar

#dc comics#batman#dc#dick grayson#bruce wayne#dc fanart#tim drake#batfam#batfamily



seen from United Kingdom

seen from Netherlands
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Singapore

seen from United States
seen from Hong Kong SAR China
seen from China

seen from South Africa
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Japan
seen from United States
"vapurlar başlar birazdan sar bi’ tane çaresizliğe bi’ ricam yok hiç kimseden kan sesleri mendilimde"
Arel Koray Nalbant - Vapurlar
vapurlar
vapurlar
vapurlar
elindeki çöp poşetlerini çöp konteynerine atarken duyulan mutluluk.. hayat ne tuhaf. vapurlar filan..
Sunrise Seraglio and İstanbul by Ayhan ÇAKAR
Ne istiyorsunuz bizim anılarımızdan?
Bugün bir kere daha nefret ettim. Değişim beni rahatsız etti yine. Eski anılarıma karşı saygısızlık gibi geldi. Hatta onları unutacağım diye korktum. En azından görünce aklıma geliyorlar diye seviniyordum. Ama şimdi değiştirince yok edince onları sanki anılarımı da yok edecekler diye endişelendim.
Bugün Kadıköy’den Karaköy’e vapura bindim sadece. Evet bahsettiğim değişimi o anda Kadıköy iskelesinde hissettim. Benim yıllarca önce kullanmaya başladığım ve çocukluktan gençliğe adım atışımda kullandığım taşıt vapurun değiştiğini gördüm. Vapur İstanbul için bir semboldür. İstanbul’a geldiğinde boğazın o güzelliğini hissetmek koklamak görmek istersin. İstanbul fotoğraflarında deniz varsa vapuru da görürsün. İşte bu yüzden vapur önemlidir.
Ben vapura binerken ve inerken o ahşap köprüyü kullanmadığım için gurur duyduğumu hatırlıyorum.
Sabahları okula giderken sis yüzünden vapurların kalkmaması okula gitmemem için bir sebepti.
Her gün aynı vapura bindiğim için hep aynı kişileri görmek o vapuru yakalamak için kaçırmamak için koşmak benim için bir sabah sporuydu.
Kaçırdığım zaman da o kapının yüzüme kapatılması kadar sinirimi bozan hiçbir şey olamazdı ta ki bugün vapurların başka bir garip isimlendiremediğim ucubeye çevrilmesini görmeme kadar.
Artık vapurun kaptanının ne kadar deneyimli olduğunu anlayamayacağım. Eski vapurların yan tarafından iskeleye yanaşabilmesi için manevra yapması gerekirdi. Ayrıca bu manevrayı iyi yapamayanlar çeşitli boylardaki eski lastiklere vapuru HIZLA sürterek yanaştırırlardı. Ne kadar sert çarparsak o kadar acemi bir kaptan olduğunu anlardık. Ayrıca o çarpış bizi sabah uykumuzdan vapurdaki 30 dakikalık o güzel sallantılı yolculuktan uyandırırdı.
Şimdiki yeni nesil vapurlara vapur diyesim gelmiyor. Bir kere yanda oturup denizden kopup yüzünüze gelecek dalgaları hissedemeyeceksiniz ki? Ayrıca yanlamasına yanaşmadığı için kaptanın ne kadar deneyimli olduğunu bile anlayamayacaksınız. Ayrıca yepyeni olduğu için o kendine has eski kokusu da olmayacak kapalı alanlarında. Üstelik üst katında gölgelik bir yer bile olmayacak. Bir de azıcık dalga da bile deli gibi sallandığından kışın güvenip binemeyeceksiniz bile.
Ben sevmedim kardeşim bu yeni vapurları. Görünce nefret etmiştim. Bindim nefretim daha da arttı.
Her şeyi bozmak zorunda mısınız? Bırakın da anılarımız bizimle kalsın. O vapurların yenisinde ne bulacağız ki biz?