Önüme devam ettikçe hayalkirikliklariyla ,krizlerle daha iyi baş ettiğimi düşünüyorum. Ama her seferinde birine güveniyorum. Bu sefer farklı olucak ve ben içinde kisilip kaldığım pozisyondan cikicam diye kendime çok yukleniyorum. Sonucunda oluşan şey ise hırs , engellenmişlik, hayalkırıklığı , kontrol edilmeye müsaade etmediğim için yine bir başıma kalmam. Ama artık terk edilmiyorum terk ediyorum. Terk edemediğim bir kişi vardı benim bu hayatta. Onu da reddetmiş oldum. Sonucunda güçlü mu oldum ? Hayır. Mutlu mu oldum ? Hayır. Kirginliklarima sahip çıktık sadece. Konuşan , tatmin olmak isteyen duygularım miydi ? Yoksa güçlü durmaya çalışan egom muydu? Kendimi olduğum gibi savunmasız birakiverdigim kalbimi her defasında hızlandıran gözlerimi her defasında parlatan yüzümü ictenlikle gülümseten birini ben reddetmek istedim. Çünkü bana bu kadar hayat veren kişi beni solmaya mahkum tutmuştu. Sonraki ilişkilerimde anladım ki ben bu canlılığı da yakalayamadım. İnsan fiziksel olarak bir yere kadar tatmin oluyor. Peki ya ruhu açsa ? Ruhum doysun istiyorum artık. Oraya dokunan da bir kişi vardı. Ben onu reddettim en sonunda hatta bana yaptığının aynısını yaptım. Ama biz hep ben adım attigimda ben hazır olduğunda uzlasmistik. Benim güzel bir yüreğim var evet. Kocaman ama herkesi almıyor içine. Onun yerine kimseyi koyamadım. Bir insanın mutlu olabilecekken sikik ego savaşı yüzünden güzel duyguları ve ilişkiyi harcaması bana çok yazık geliyor. Onun büyümesi yeterli değildi hiçbir zaman. Benim inanılmaz bencil duyarsız çıkarcı ve maskeli sahte aşırı planlı hareket eden insanlarla ilişki deneyimlerim oldukça bir ilişkide spontanite , doya doya gönül rahatligiyla kendi olmak , zayıflığına yer açmak, öfkemi göstermekten çekinmemek ve karşı tarafın bunu karşılayabilmek ve tutmaya dönüştürmeye çalışması bana göre bir ilişkideki en gerçek ve en önemli şeymiş. İnsan maalesef biseyleri deneyimledikce elinden kaçırdığınin kıymetini anliyormus. Çünkü büyüme yaştan bağımsız bir karakter gelisimidir. Ben kendi egoma yenildiğimde asıl bu ilişkiyi kazanıcam. Önceki barismalarimizda olduğu gibi. Ben seni değil kendime yenmisim hep. Güçlü yanım tatmin olmuş. Ona olan masum duygularında hala orada ... Gözleriyle ve dudaklarıyla buluşmayı bekliyorlar.