Artvinde Anaokulunda Minikler Kemeçe Sesi Duyunca Eğlenceli Anlar Çıkmış Karadenizli olmasak mahcup olurduk 😃😄😁😆😅🤣😂😀🤪
seen from Spain
seen from Russia

seen from United States

seen from Italy
seen from Indonesia

seen from Australia
seen from Italy
seen from United States
seen from Italy
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from China
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Norway
seen from United States
seen from T1
seen from United States
seen from United States
Artvinde Anaokulunda Minikler Kemeçe Sesi Duyunca Eğlenceli Anlar Çıkmış Karadenizli olmasak mahcup olurduk 😃😄😁😆😅🤣😂😀🤪
İnsanın sevdiği birine bakarken onu artık göremeyecegini düşünmesinin neye benzediğini
biliyordum. O son bakış orada asılır kalır, ömür boyu saklanacağı yerde.
😔😢💔
🇹🇷A young Turkish boy raises up a hammer during a solidarity rally for the 42,000 miners on strike in the Zonguldak coal fields, November 1990
Okulun Sadece Derslikten İbaret Olmadığını Hatırlatan Bir Gece
Zonguldak’taki “90’lar Konseri”nde öğrencileriyle birlikte sahneye çıkan İbrahim Uğur Metin’in görüntüleri, aslında hepimizin içinde bir yere dokundu. Çünkü o sahnede sadece bir okul müdürü şarkı söylemiyordu; çocuklarıyla aynı heyecanı paylaşan, onların mutluluğuna ortak olan bir eğitimci vardı.
Sesi Barış Manço’ya benzetildi, performansı kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Ama insanları etkileyen şey yalnızca güzel bir ses değildi. O samimiyetti… Uzun zamandır görmeye hasret kaldığımız o sıcak öğretmen-öğrenci bağıydı.
Bir anlığına hepimiz eski okul günlerimize gittik sanki.
Tören heyecanlarını, okul gösterilerini, öğretmenimizin bir tebessümünü bile günlerce konuştuğumuz zamanları hatırladık. Çünkü bazı öğretmenler vardır; sadece ders anlatmaz, çocukların hayatına dokunur.
Bugün eğitim çoğu zaman sınavlarla, testlerle, başarı sıralamalarıyla konuşuluyor. Oysa bir çocuğun hafızasında kalan şey bazen bir matematik sorusu değil; öğretmeniyle aynı şarkıyı söyleyebildiği o güzel an oluyor.
Belki de bu yüzden insanlar bu görüntüleri izlerken içten içe şunu söyledi:
“Biz böyle okul ortamlarını özlemişiz…”
Bir dönem severek izlediğimiz Hababam Sınıfı sahneleri neden hâlâ içimizi ısıtıyor? Çünkü orada disiplin kadar sevgi, mesafe kadar samimiyet vardı. Öğretmenle öğrencinin birlikte gülebildiği, aynı duyguda buluşabildiği o güzel atmosfer vardı.
Kozlu’daki o gece tam da bunu yeniden hatırlattı bize.
Okul sadece dört duvar, sıra ve ders zilinden ibaret değil.
Bazen bir şarkıdır…
Bazen birlikte atılan bir kahkaha…
Bazen de yıllar geçse bile unutulmayan küçücük bir an…
Ve belki de en güzeli şuydu:
O çocuklar o gece sadece bir konser yaşamadı.
Kendilerine değer veren bir öğretmenle aynı sahneyi paylaşmanın mutluluğunu yaşadı.
Bazı anlar vardır, üzerinden yıllar geçse de unutulmaz.
İşte Zonguldak’taki o gece de tam olarak böyle bir an olarak hafızalarda kaldı.