Dönüş
Dönmekten utanmamak gerek
Bazen döner insan bıraktığı yerlere

ellievsbear
TVSTRANGERTHINGS
Mike Driver
Alisa U Zemlji Chuda
trying on a metaphor
todays bird
Xuebing Du
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Game of Thrones Daily
Not today Justin
Today's Document
AnasAbdin

shark vs the universe
Jules of Nature
Cosimo Galluzzi
almost home
taylor price
will byers stan first human second
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

⁂
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Italy
@tamerkurter
Dönüş
Dönmekten utanmamak gerek
Bazen döner insan bıraktığı yerlere
sanırım buraya kadar
Yalan
Tutmadığımız sözlerden sarmaşıklar sarsın ilk seviştiğimiz bahçemizi Küllerim savrulsun kasıma öykünmüş bir haziran gecesi nemli toprağa Salyongozlar bile kabuklarına çekilmiş Gece gerçekti, yarınsa yalan...
Uyku
Öldüğüm her gecenin sabahında Daha bi diri uyanıyorum O yüzden ki Korkmuyorum. Oldu olası bir avuç nemli toprak Yalancı gözyaşları Diriliyorum her sabah Kollarım bir başka ölüme uzanarak. Bandolardan yükselen marş sesleri Varlığım bir ileri bir geri Sarsılan yeryüzüzü, çatlayan toprak Yağmur sadece o güzel yağmur. Sen mağrur komutan Kalbimdeki tüm muharebelerin muzafferi Sen de anlamayacaksan beni Ölmek neye yarar. Kucakladığım tüm aşklar sonbahar yaprakları Kızıla çalan gökyüzü manzaram Aşk yalancı bir rüzgar kimi zaman Kolların huzurlu bir yorgan, ter kokun huzur. Bir gün bir kez daha öleceğim Uyanmamacasına O güne kadar her gece öleceğim biliyorum Uyanacağım her sensiz sabaha, Daha diri, daha yalnız…
aşk
birbirini azar azar zehirlemek değil midir aşk? çamurla boyamak baştan aşağı her hazda biraz daha toprak olmak.
aynada yansıyan suretinde mürekkep lekeleri asılı çamaşırların leylak kokusu yağmurun ıslattığı çimenlerde kirletmek birbirini.
yalanlar, kül tablasını dolduran arzunun kimliksiz dumanları kaldırımlarda yalanan dondurma vanilyalı, erimek birlikte damla damla.
tükenmeye kurulu saatler daha fazla öpüş daha sıcak sarıl daha sert düzüş,
henüz bitmeden...
Çırılçıplak
Yağmur yalanları yıkıyor bu gece
Bir tay kadar narin akıyor kan,
Saf karanlığın okşadığı damarlarda.
Haz ile teslim oluyor yalnız ruhlar
Yağmur bir başka bu gece,
Çırılçıplak.
TAMER KURTER
ona kalbinin sesini dinlemeyi ben öğretmiştim. ıslak gözleri ile sanki bunu söylüyordu bana, onu kollarının altına alırken. sadece ikimizin hissettiği bir trajediydi bu. sahnedeki diğerleri kahkahalar atıyorlardı. ben ise ölmüştüm.
serano-tamer kurter
kasımda doğanların aralıkta ölmesi
güzün sisinden, kışın ayazına
tıpkı yaşam çizgisi gibi
sessizce
gerek
dişlerini fırçalamayı bırakmışsan ya da aynaya bakmayı arada bir de olsa, aslında giden başka bir şeydir bilirsin. kendini yolcu edemez insan, kuantum yardımı gerek.
isimleri hiç hatırlayamadım zaten, ama artık yüzler de kaybolmaya başladı. alışamadım. alışmak için çaba gerek.
düzensiz uzamış saçının arkasını yolduğunu söylerler. hala birilerinin sana baktığından mutlu mu olasın yoksa görünür kalmış olmaktan utanç mı bilemezsiz. dağınık hayatlara da taraklar gerek.
odanın sıcaklığı hiç değişmediği halde bir terleyip bir üşüyorsa insan hastalık ruhunu kemiriyordur aslında. trafik lambalarında yeşil yandığında bile karşıya geçmeyip kırmızı yandığında geciktiğinin farkına da varılabilir. bazen iteklemek bazen de iteklemekten vazgeçmek gerek.
gecikmiş, kaçırılmış, yitirilmiş aşklar için güzel laflar uydurabilir kimileri. diğerleri de okuyup içlenir. yazı, şiir zeka göstermek için midir, hislerini anlatmak için mi, yoksa o hislerden kurtulmak için mi? ben aşklarımdan hiç kurtulmak istemedim ki bileyim. evet, bazen unutmak gerek.
sözler güzeldir alkollü gecede. uykularsa rahatsız. en son ne zaman rahat uyuduğunu düşünmeli insan. hatırlayamıyorsa eğer , kaçırdığı sadece düşleri değildir. unutmak için uyumak gerek.
iyi filmler, iyi diziler de başarı için doğru kast çok önemlidir. doğru role doğru kişi. eğere hayatta yanlış rolleri veriyorsan sevdiklerine, hayal kırıklığı kaçınılmaz demektir. bunu bilsen de beklersin. o zaman ağlamayı da bilmek gerek.
ilk sevişmesini hatırlar da insan, ilk orgazmını hatırlayamaz. tıpkı ilk yalanını hatırlayamayıp, ilk aldatılışını hiç unutmadığı gibi. hiç bir erkek parmağının boyunu ölçmez ama penisininkini ölçeli çok olmuştur. biri derse ki ben ölçmedim, sonuçtan pek memnun değildir de ondan. bazen boşvermek gerek.
karanlıkta uyumaktan korkan çocuk, büyüdüğünde karanlıkta yaşamayı seviyorsa, korkusundan zevk alabilir demek ki insan. korkunca bir koku salarmışız, ben onun kokusunu en çok benden korktuğunda içime çekmişim. özgürlük için kokulardan kurtulmak gerek.
bir kış günü pencereyi açık unutup yatmışsa ve uyumuşsa tesadüfi insan -tesadüflere de inanmamalı- işte o gece almış olmalıdır yarı açık çekmecede bekleyen bir kaç kutu hapı. en güzel soğuk örter günahları. baş ucunda duracak tozlanmış suyu da unutmamak gerek.
büyük harfleri unutalı çok oldu. nerede, ne zaman bırakıldılarsa artık. gözden ırak, gönülden ırak. demek ki aslında hiç bir şey gerekmiyor.
tamer kurter
yolculuk
diğer taraftan hiç de olasılık dışı değildi yolculuğu erken bitirmek. belki de hemen şimdi, şu an acil yardım kolunu çekip durdurmalı... ve durmasını beklemeden atlamalı. yokuştan aşağı yuvarlanmalı çakıl taşlarına sürtünerek. aşağıda ne olduğunu düşünmemeli yoksa atlamaz insan. ya da kalmalı, yolculuğun sonunu beklemeli. biraz endişe verici bir süreç olabilir bu da. son bir ihtimal de birinin seni aşağı itmesi. böyle aşağı bakarken hayatın kıyısından geçenleri izlerken, tam kafanı geriye çevirip hatırlamaya çalışırken, biri tekmeyi koyuverse. birini bulmak da zor değil. bir eğilmek yeterli, isteklisi çıkar nasıl olsa. tabii en güzeli yolculuğa hiç çıkmamaktı. ama onun için de çok geç. sıkıldım.
tk
kimsin
Zamanın tersi senin aşkın Biri tükenen diğeri tüketen
Damarlarımda dolaşan örümcekleri hissediyorum Ama sana dokunamıyorum
Tundra kışında donmuş ağaçlar Güzellikleri korunan bir başka bahara Ama ben yaşar mıyım bilmiyorum
Tılsımlı bir yalnızlık bu benimkisi Kalabalıklarla kuşatılan
Duyamadığım sesler, karanlıkta Unutamadağım keşkeler, belkiler Saatim, dakikam, saniyem Kalan son salisem sen
Sahi kimsin sen?
TAMER KURTER
sonrası
Küçük not kağıtları yazmaya başladım
Bırakıyorum masamın üstüne
Benden sonra ne yapacaklarını bilsinler diye
Ne garip ve saçma
Sonrasını önemsiyorum
Eğer
Ölürsem eğer Belki bugün ya da yarın Vaktinden yakın, fani değimiyle Yine sever miydiniz beni ey dostlar? Olmadıysa olmadı deriz de Hayat olunca konu pek çekimseriz Ama olmayınca olmuyor işte Suç kimsede değil, cezası hepimize Hayat dediğin şaşırtmacalı soru Cevabı şıklar arasında değil Onun için kızmayın bana neden bulamadım diye, En iyisi aramaya başlamamaktı belki de. Giderayak ne bu düzen demeyin. Yatağı toplamak gerek misafir evinden çıkarken, Arkada kokundan başka bir iz bırakmadan, Öylesine, sessizce, unutularak... TK
bir adım
son bir adım
atması en zor
en kolay olması gereken
tek bir adım
o adımı atmalı
zamanı geldi
Beklerken
Karanlığın atlıları geliyor Ökse otlarını ezerek Çığlıkları doğmamış, doğmayacak kurtarıcıların Gözyaşları geride kalanların Yağmursuz kara bulutlar kaplarken göğü Aşk yoksunu kalabalıklar çaresiz Beklemekten yoruldum Sıram ne zaman gelecek? Sen söyler misin! TK
kendi cennetimde öleceğim
kendi cennetimde öleceğim,
yalancı peygamberlerin değil, kendi yetiştirdiğim ağaçların gölgesinde gömüleceğim.
inkarın, hoşgörüsüzlüğün giremediği bahçemde,
inatla içtiğim bir kadeh şarabımdan, gerekirse bir şişe sonra
bırakacağım kendimi sessizliğe.
cehennem de benim artık, cennet de
öleceksem kendi cennetimde öleceğim,
ılık bir yaz akşamı belki de.
hayatı sevmediğimden değil,
kokusu sevdiklerimin burnumda
aşkın tınısı kulaklarımda,
aydınlığa süzüleceğim.
ama ne olursa olsun, kendi cennetimde öleceğim.
Tamer Kurter
Biriniz buradan toplayıp bi kitap çıkartın lütfen.
Vasiyet