uzun bir aradan sonra yeniden merhaba! hala orda mısınız???
$LAYYYTER

Origami Around
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

@theartofmadeline
occasionally subtle

#extradirty
Sade Olutola
I'd rather be in outer space 🛸
official daine visual archive
Today's Document

oozey mess
YOU ARE THE REASON
RMH
Interview Vampire Daily
No title available

PR's Tumblrdome
No title available

Product Placement
h

roma★

seen from Cyprus
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Estonia

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from Uruguay
seen from United States
seen from Vietnam
seen from Germany

seen from Singapore
seen from Colombia
seen from Chile
@tapinakdansozu
uzun bir aradan sonra yeniden merhaba! hala orda mısınız???
Gök evindir dedi,
Ayaklarımızdan tuttu dünya bizim.
Toprak yurdundur dedi,
Başımızdan astı insan bizim.
Âyet indi bir gece, Tutmaya elçi bulamadık. Döküldü başımızdan aşağı, Başı gafletten kaldıramadık. Bir çiğ et elinde, Aç uyudu dişi çıkmay
İçime attığım şeyler ruhumu çürüttü sanırım
Oysa henüz 18 yaşındayım…
19 oldum. Hâlâ çürük kokuları geliyor ruhumdan…
20 oldum. Çürüklerin kaynağını buldum. Şimdi çözüm bulma vakti.
21 oldum. Çürüklerim beni eskisi kadar üzmüyor, çocukluğuma da öfkeli değilim artık. İyi bir anne gibi şefkatle sarıyorum yaralarımı. Ben artık güzelim, hayat yaşamaya değer…
22 oldum. Her gün biraz daha yaklaşıyorum kendime; kendini tanımak bitmeyen bir yolmuş. Hallettim dediğim ne varsa dallanıp da çıkıyor karşıma, dillenip sabır diyor tevazu diyor. Bağımsızım da artık, yaş benim yaşamak benim! Hayat çiçek büyütmek gibi; hassas, zarif ve güzel.
23 oldum. Yeni bir yaşa girdiğimi, ardımda bıraktığım yaşları ve anıları hiç bu kadar derinden hissetmemiştim. Adımımla, adımla, sesimle ben de varım. Var olmaya hiç bu kadar susamamıştım. Hayat, ancak uğruna mücadele edebilecek bir hedefle kıymetliymiş. Yaşım, yaşamım kutlu olsun. Mutluluk ve onurla paylaşabileceğim nicelerine🥂
Yaptığı en ufak şeyle karşısındakinde minnet uyandırmaya çalışan insandan kaçmalı. Ölünün bile hesabını sorar onlar.
İnsanlardan uzaklaşınca kendine yaklaşıyor insan. Koparılmış papatyaların sahilleri süsleyen yaprakları kadar kendimim aslında. Herhangi bir bedene ihtiyaç duymadan, uçurumlara saçılmış organlar kadar insanım. İnsanım ben... Kırgınlıkları gökyüzü kadar sonsuz, hayal kırıklıkları bulutlara sığmayacak kadar çok, ürkek ve naif bir insan... Yirmi dört saatlik ömrüne galaksiler dolusu acıyı sığdırmış kelebek kadar umutlu. Peşinden koşulan otobüsler, sigara paketi unutulan banklar. Umutlarını çürüten, en ücra sokaklarda mendil satan çocuklar da benim.
Sonra radyoda sevdiğin şarkı çalıyor, sonra hafif bir yağmur. Maneviyatı odak noktasına koymuş, hayat felsefesi gece olan bir insanım. Mutlulukları su kadar saydam, mutsuzlukları gece kadar derin bir insan.. Yosun tutmuş kaldırımlarda çocukluğunu arayan, uçsuz bucaksız sahillerde sigara izmaritleri ezen evsiz de benim...
"Bir papatya konuşur durur, şurada, ağzımın kenarında..."
ikra bu bildiğini sandığın yaşamak hayıflanmaktır olmayana ikra, rıhtıma ayak basan okyanusu elleriyle silemeyen rüzgarı ikra, altında ezild
ikra
bu bildiğini sandığın yaşamak
hayıflanmaktır olmayana
...
Keşkeniz olmasın.
Yanındakiyle yaşlanıp Aklındakiyle ölmeye ne deniyordu ?
Aklınızda ve kalbinizde biri varsa yanınıza kimseyi almayın bir zahmet, kendinize ve karşınızdakine yoksa da kalbinizdekine saygınız olsun.
“bir şeyler susuyorum, duymuyor… sırlarım yaka düğmemi ilikliyor bir şeyler susuyorum, aldırmıyor ağlıyorum sonra bütün kadınlar çirkin geliyor o güzel.”
Sabriye Variş yazdı.
Kuş ölür, uçuşu hatırla…
İçime attığım şeyler ruhumu çürüttü sanırım
Oysa henüz 18 yaşındayım…
19 oldum. Hâlâ çürük kokuları geliyor ruhumdan…
20 oldum. Çürüklerin kaynağını buldum. Şimdi çözüm bulma vakti.
21 oldum. Çürüklerim beni eskisi kadar üzmüyor, çocukluğuma da öfkeli değilim artık. İyi bir anne gibi şefkatle sarıyorum yaralarımı. Ben artık güzelim, hayat yaşamaya değer…
22 oldum. Her gün biraz daha yaklaşıyorum kendime; kendini tanımak bitmeyen bir yolmuş. Hallettim dediğim ne varsa dallanıp da çıkıyor karşıma, dillenip sabır diyor tevazu diyor. Bağımsızım da artık, yaş benim yaşamak benim! Hayat çiçek büyütmek gibi; hassas, zarif ve güzel.
Ah,
demek istediklerimi anlayınız…
“Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, Kendimi bulamıyorum Dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, Kendimi bir yer edinemiyorum, Kendime bir yer… ”
Saçlarından tutun, saçlarından Günahkâr atsın ilk taşı Günahsız hedefiniz Beyaz elbiseler giydirin ki görebilelim, Yarattığınız yaralardan d
"Bu ne cüret, bu ne, bu
Varlığımı sorgulatıyor hâşâ
Şeyhim kızar, şeyhim verir hükmü;
Eteklerime taşlar doldurur
Körpeyim, korkarım, inanırım,
Beni vuracaklara taşlarımdan dağıtırım"
anneme sarılıp "beni neden sevmedin" diye haykıra haykıra ağlamak istiyorum...
Kuş ölür, uçuşu hatırla…
İşte ben, işte sen, işte biz Bir enkazdan çıkmışız başımız talaşlı Bir tufan içinde bir kızıl ateş Cılız ve soğuk, cılız ve hissiz Kendimize
"...
Bir kılıçsız savaş bahçemde
Duvarlara pencere çizilmiş,
Güneşi sesinden tanırım
Güneş seni tanır
..."
"Ama biliyor musun, bana bu kadar bağlanman doğru değil..."