#examsarecoming #again #highlighters #colors
Jules of Nature
AnasAbdin

No title available
tumblr dot com
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Misplaced Lens Cap
Xuebing Du
Three Goblin Art
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
todays bird
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium

No title available
Today's Document
art blog(derogatory)
d e v o n
i don't do bad sauce passes
noise dept.

Product Placement
Peter Solarz

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from France

seen from T1
seen from Brunei

seen from United States

seen from Sweden

seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from T1
seen from Canada

seen from United States
seen from United States
@thisiswhatmakesusgirll
#examsarecoming #again #highlighters #colors
#nostalgia #cellphone #olddays
#childhood #memories #beadbox
Bir güzel sanatlar ödevinin de sonuna geldik #art #exhibition
#bonamaterna #silver #mirror #old #antiquated
#love #deste #ruby
#success #deste
#money #deste #katina #fortunetelling
#art #colors #charcoal #abstractpainting #dreaming
Hani insanlar güzel günlerin tarihlerini unutmaz, ay/ yıl dönümlerini kutlar ya, ben kötü günleri de kutluyorum. Özellikle birini hayatımdan çıkarmışsam "işte şu kadar aydır konuşmuyoruz" diye söylüyorum çevremdekilere dönem dönem. Atlatamadığımdan veya çok umursadığımdan değil, tarihi silemiyorum. Bitene veya başlayana değil zamanına takılıyorum. Nerde kiminle hayatı nasıl önemli değil, atıyorum 10 aydır konuşmamış olmamız kafamda öten.
Bir insanı tanımak ne kadar sürer? Birkaç ayda olmayacağı kesin, bir yıl da az, ikinci yılda biraz biraz fikir sahibi olursun ama beş altı yıldan sonra bir konu hakkında ne düşüneceğini bile tahmin eder hale gelirsin. " Bakışından mimiklerinden işte anlıyorum, ooo konuşmadan anlaşır hale geldik vay be!" Sadece beden dilimi ister istemez ezberlemişsin o kadar, bu demek değildir ki beni çözdün ve muhteşem arkadaşlarız. Bir parçası diyebiliriz ama. Şöyle bir insan düşün; seni dinliyor, yanlış kelimeler kullansan da seni anlıyor, söylediklerin hakkında kafa yoruyor, hayatında test ediyor bazı bazı, eleştiriyor da, duruşundan sesinden ruh halini anlıyor. Ütopik bir arkadaşlık gibi gelebilir ama kanlı canlısına sahibim. İnsan buna alışınca eksiklikleri yadırgar hale geliyor, bu da tabi insan ilişkilerini zorluyor. Daha önce yaşadıklarım hayatımdaki insan sayısını üçe dörde indirgememe sebep olmuştu, ben bu insanlarla değiştim geliştim onlar da benimle, hal böyle olunca karşımdaki tarafından anlaşılmak ve geri dönüşüm almak kaçınılmaz oluyor. Ve insan alışıyor, açıklama yapmaksızın, geçmişten örnek vermek zorunda kalmaksızın anlatmaya, yargılanmayacağını bilerek konuşmaya. Şimdi en başa dönüyoruz... Bir insanı kısa sürede tanıyamazsınız, tanıyamam, alışamam, anlayamam. Anlayamazlar. Sadece bunu kabul etmek, çok yakın arkadaş olunmadığını görmek ve zamana bırakmak gerekir.
Yalandan hiç hoşlanmam, yalan söylemez miyim peki, söylerim. Ama mümkünse dürüstlükten yanayım. İşin ilginç yanı bazı insanlar dürüstlükten hoşlanmıyormuş, gerçekten doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlarmış. Yani kızsan da davranışları hoşuna gitmese de gülmen gerek yüzüne. Hayatımın hiçbir evresinde böyle sinsice politik olmadım olmam da.. Bi de şey muhabbeti var ya işte neymiş efendim nasıl söylediğin önemliymiş karşındakini kırmaman gerekliymiş. O beni sözleriyle değil ama davranışlarıyla kırıyor, ben ona iki kelime demişim çok mu? Hem yumuşak yumuşak laf oyunlarıyla tavrını nasıl belli edebilirsin ki? "Ah tatlım, kalbimi kırdın ama canın sağ olsun" demem bekleniyorsa boşuna, yalnız kalacağımı bile bilsem sakınmam lafımı. Çünkü biliyorum görüyorum, dışardan pamuk gibi narin masum görünen insanlar gerçekte öyle değil, sevimlilikleri bencilliklerinin paravanı, bu insanlar kendilerine bile dürüst değil çoğu zaman. Samimiyetsizlikle harmanlanmış nezaket dolu içleri.. Kaba ama samimi olmayı tercih ederim, teşekkürler.
Anladım ki korkular öyle ha deyince yenilmiyormuş, ben kişisel gelişimimi tamamladım raadım, yalanmış. Hiç ummadığın bir zamanda dan diye karşına çıkarmış. Tabii bunda en önemli tetikleyici hayal kırıklığıymış. Etraf toz pembeyken griye boyayan bi hayal kırıklığı.. Başından belli olan ama kabullenilmeyen.
İnat etmiştim halbuki; bir daha aynı şey olmayacak. Hep yalan olur zaten. Ne zaman kararlı ve bilmiş konuşsam hemen lafı ağzıma geri sokarlar boğulayım diye. Her şey yolunda olmamalı çünkü, bi sorun olmalı ki içimdeki ukdeler bir yere gidemesin, dağ olsun kalbimde.
Mutlu ve neşeli olmak anlaşılan o ki bana göre değil. Sürekli göğüs kafesimin üstünde bir fille gezmeliyim. Beceremiyorum olmuyor yakışmıyor. Bi arkadaşım hep kötüyü beklerdi, ben de kızardım neden bu karamsarlık diye. Salakmışım ki ben, oysa o çok haklıymış optimistliğimle kaybeden ben oldum. Herkes ben değil, beklentilerimle mutsuzluğumu kendim yarattım, yani yaratmışım..
İhtiyacım var dilek dilemeye, umut etmeye. Sanki her şey bitmiş gibiyim, daha yapılacak bir şeyim kalmamış gibi.. Eskiden hayal eder, gerçekleşsin diye uğraşırdım. Şimdiyse her şeyi yaşamış bitirmiş bi elini çekmişlik var üstümde. Sevmiyorum bu halimi, bi amaç istiyorum ulaşmak için çabalamak. Öyle üniversiteyi bitirmek gibi değil, daha farklı bir şey. Mesela şu Ağaoğlu tribinden kurtulmak ilk amacım olsun.
Belki lanetlenmişimdir, risk almayıp hayallerimin peşinden gitmediğim için, bilemiyorum. Dünyamı kendim küçülttüm, kendi kabuğumda sesimi çıkarmadan yaşıyorum. Hır gürün eksik olmadığı bi sessizlik. Yarattığım dar alanda bunalıp boğazım parçalana kadar bağırıyorum. İçimde kurtulamadığım bi ejderha var sanki mağarasından çıkıp önüne gelene ateş püskürtmeye her daim hazır. Kendimden, ne zaman ne yapacağımın belirsizliğinden korkuyorum. Ya biri bi gün benim elimde kalacak ya da ben birinin. Tabi kimse böyle olsun istemez ama işsizliğimin sonu bence böyle olacak.
Yine konu amaç arayışlarıma dönüyor. Belki gerçek bi amacım olsa, aklımı enerjimi tam anlamıyla verebileceğim, farklı olurdum. Sakin olmak istiyorum ama monoton değil.
Dilek dilemek istiyorum, kuru kuruya mutluluk değil, gelip geçici şeyler değil, hayatımı değiştirecek beni değiştirecek şeyler...