Bir şeyin kendini kanıtlaması için ne kadar beklersin?
-Kanıtlayıp tekrar yanılgıya düşürene kadar....
Sade Olutola
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
The Stonewall Inn
Game of Thrones Daily
untitled
Lint Roller? I Barely Know Her
will byers stan first human second
taylor price
official daine visual archive

tannertan36
🩵 avery cochrane 🩵
hello vonnie
Show & Tell
Cosmic Funnies
No title available
No title available
almost home

Kiana Khansmith
we're not kids anymore.
NASA
seen from United Kingdom

seen from South Africa
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from China

seen from Latvia

seen from Philippines

seen from United States
seen from Egypt

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Ukraine

seen from Malaysia

seen from Jordan

seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from Bangladesh
seen from Philippines

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
@topra-k
Bir şeyin kendini kanıtlaması için ne kadar beklersin?
-Kanıtlayıp tekrar yanılgıya düşürene kadar....
Çok ortaklı bir işletmemiz var. Uzun zamandır ben o işletmenin cıvarında ve kışın da içeride çok sayıda kedi bakıyorum. Ortaklarımızdan ikisi bu kedilerden rahatsız oluyor ve ben yokken onlara kötü muamele yapılmış. Ben o sinirle iş yerini terkettim ve çok üzüldüm. Hayvana hayrı olmayan insanın işi rast gitmez ve insana da hayrı olmaz diye düşünüp onlarla kopma noktasına geldim. İki yakın arkadaşım rahatsız olanların hissesini satın almayı teklif ettiler. Bu şekilde problemi çözmek istediler.
Böyle arkadaş olabilir mi ya. Bu çok şaşırtıcı değil mi?
Odamızın duvarında Ahmet Telli ‘Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider’ şiiri asılıydı. Eser abim henüz lise çağındaydı. Babadan gelen bir edebiyat sevgisi vardı hepimizde. Abilerim zamanla kocaman bir kütüphane oluşturdular. En az okuyan bendim. Şimdi bu şiiri duydum ve gözüm o evin o duvarına takıldı.
Zihnin seni seneler öncesine götürür ve görmek istediğin her şeyi gösterir.
Ağlamak gelmiyor içimden, içimizden ölmek geliyor Ahmet abi…
Bazen hepinizi tanımak istiyorum :)
Rota; İstanbul-Kıbrıs-Ankara-Batman…
İnsan; kanaatkâr olduğunda ve emeği ekmeğe dönüştürdüğünde, bencillikten uzak; doyduğundan fazlasını bir cana bölüştüğünde insandır.
Ve hissettiğinde, fark ettiğinde, vicdanının zekâtını vermekle yükümlüdür…
Öğrenci işleri diye bir şey yoktur. Öğrenci işleri hayaldir. Yazıyorum işte buraya
@bicaykoyayimbari
yıl oldu 2026 benim yine öğrenci işleriyle muhatap olmam gereken konular var... yine aynı anksiyete...
Arayalım 😅
Düşünüp durdukça kalbinizden geçenlerin anlamını kaçırıyorsunuz Bayım.
Hayat sizi, sizden alıyor ve üzerine para veriyorsa kaybetmişsiniz demektir..
Bu manzara arkamda kalıyor, karşımdakini tercih ediyorum.
Zehra, doğum günün kutlu olsun canım. Dilerim hayatında görmek ve yaşamak istediğin nice güzellikler yaşarsın. Benim için her zaman değerlisin ve öyle kalacaksın.
Kelimelerini içinde gizleyen ve bazen de farkında olmayan çok insan vardır; hissettikleri şeyler bir birini tutmuyor, derinlik hissedip sığ yaşıyor. Bir gün derinliğini yaşayabilecek bir yer bulduğunda o yer ona dünyanın en güzel yeri gibi geliyor. Bu yer bir bir kişi olabilir, bir ev, bir ağaç olabilir… İnsanın kendini bulduğu her yer, onun esrarengiz yanını bozuyor, kelimelerini açığa çıkarıyor. Kelimeler döküldükçe derinlik büyüyor ve insanın içi dışına sirayet ediyor. Kendini bulmak da denebilir.
İnsan içinde büyüttüğü şeylerin her tarafa yayıldığını düşünür ama bu doğru değil. İnsan kendine mukabil olmayan her yerde her şeyi tek yaşıyor. Ve o “yer” sanrıdan ibaret kalıyor.
Vicdanlı anne babanın yetiştirdiği evlatların her biri etkileşimle çevresindeki hiç değilse birkaç kişinin içinde vicdan duygusu uyandırır. Evet, maalesef vicdan uyuyan bir şeydir, uyandırmak gerekir. Ne olur çocuklarınızı hayvana, bitkiye, suya, toprağa, insana değer verecek bireyler olarak yetiştirin. Zorbalık, hayvanlara yapılan eziyetler, doğaya zarar verme hepsini daha çocukken yapmaya başlıyorlar. Eve gidene kadar çöpünü cebinde taşıyan çocuklar yetiştirin, aç ve susuz bir hayvan gördüğünde kendini ondan sorumlu hisseden çocuklar yetiştirin. Savunmasız ve yaşam alanı kısıtlı o kadar canlı var ki, onlara yaşayabilecekleri bir köşede her gün biraz mama, bir tas su yapılabilecek en büyük iyiliktir. Bir canlının yaşamasına vesile olmak.. Düşünsenize…
Durakta otobüs beklerken kucağıma geldi. Hamile sanırım. İnşallah güvenli bir yer bulursun güzel kız.
Bitmenin demine geldin, son demine.. ağlayan kuşların göz yaşlarıyla ıslanıyorsun. Buz gibi çarpıyor insanların kalbi. Zeze’nin sıcacık kucağında uyuyorsun. Yalnızlıktan Oluyorsun, yalnızlıktan Ölmüyorsun.
‘’Bazı son konuşmalar, yüzleşmeler karşılıklı olarak gerçekleşmez’’
Hepsini yaptık Portuga, kimseye söyleyecek sözümüz kalmadı.
Bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa, orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.”
Freud
dost sohbetlerinin insan gönlünü genişletici, kalbe iyi gelen bir yanı var.
Dağınık çalıştık biraz ama :) ama canıma değdi 🥹