“Çay apayrı bir hâl verir insana…
Ya deminden,
ya şekerinden,
ya içme nedeninden,
ya da içirenden…”
Vahap Osmanlı

pixel skylines

No title available
he wasn't even looking at me and he found me
Mike Driver

Love Begins
tumblr dot com
Claire Keane

Andulka
Cosimo Galluzzi
Xuebing Du
Stranger Things
wallacepolsom

Janaina Medeiros

tannertan36
macklin celebrini has autism

ellievsbear
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
TVSTRANGERTHINGS
Show & Tell
d e v o n
seen from United States
seen from United States
seen from Colombia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Bangladesh
seen from T1

seen from Canada
@umayvahap
“Çay apayrı bir hâl verir insana…
Ya deminden,
ya şekerinden,
ya içme nedeninden,
ya da içirenden…”
Vahap Osmanlı
“Fakat, bir şeyi daha bilmeni isterim;
ben hayata senin ellerinle tutunuyorum..
ellerini benden alma...”
-Vahap Osmanlı
İ N Ş İ R Â H
Kararıyor içimiz...
Ve “Allah!” diyoruz... “Allaaah!”
Bütün genişliğine rağmen bizi sıkan o koskoca yeryüzüne bir meydan okuyuşla...
Muhammedî bir nidâyla, İbrâhimî bir sadâyla ve Yusûfî bir edâyla “Allâh!” diyoruz dört koldan hücum edenlere; putlara, zevklere ve çağa...
“Allâh!” diyoruz...
Tüm karanlıklara, kararmışlıklara, karanlıklarımıza ve kararmışlıklarımıza.. çıkmazlarımıza, darda kalmışlıklarımıza ve daralmışlıklarımıza...
“Allâh!” diyoruz tüm fenâlıklara, fâniliklere ve bütün ümitsizliklere... yekpâre âhlarımıza, günâhlarımıza...
“Allâh!” diyoruz.. ne güzel bir umman...
“Allâh!” diyoruz.. hafifliyor zaman...
“Allâh!” diyoruz.. gönlümüzün kuytularına, imtihânlarımızın koyuluklarına...
“Allah!” diyoruz en yürekten, en hisli şekilde kalpten...
ve umuda, inşirâha, beyazlıklara “bismillâh” diyoruz...
Ve “Allâh!” diyoruz, “Allâh!”
Dilimiz söylüyor;
duygularımız ferâhlıyor, beyazlıyor içimiz . . .
Beyaza, umuda ve inşirâha b i s m i l l â h . . .
-Vahap Osmanlı
Rahat bırak bizi ey dünya.. biz sana ait değiliz…
-Vahap Osmanlı
kâinat, bir gönüle denk değil üstâdım. Asıl sonsuzluk, gönüllerdedir …
-Vahap Osmanlı
Yoluma çıkanlar kısmetimdir, payıma düşenler, nasîbim.. Ve Sahibim Allâh’tır.. Yolumu o çizdi, yönümü de elbet gösterecektir.
-Vahap Osmanlı
Baharın gelişi illa çiçeklerin açmasına bağlı değil. Gözlerini bana aç, içini içime.. dört mevsim baharı yaşarım.
O, semâlar ötesi yolculuk yapan bir Peygamber idi.. Fakat, sadece Peygamber değildi.. O, Aişesi'nin dizlerine uzanıp, ona güzel iltifatlar eden romantik ve duygusal bir koca.. Fâtımâsı'nı omzuna alıp gezdiren ve bulunduğu odaya Fâtımâsı girince ayağa kalkan centilmen bir baba.. Karnına taş bağlayan birine, kendi karnındaki daha büyük taşı gösterip, “bende açım” diyecek kadar muhteşem bir kul.. Uhud'da ümmetine, “zırhını üstüne giymiş bir peygamber, geri çıkarmaz!” diyecek kadar cesur bir kumandan.. Alisi'yle espirili sohbetler yapacak kadar nâif bir akraba.. Ebû Bekiri ile dertleşen samîmi bir dost.. Torunlarını güreştirirken onlardan birine tezahüratlarda bulunacak kadar sevgi dolu bir dede.. Ümmetinin herbiri ile ayrı ayrı ilişki kuracak ve sıkıntılarını dinleyecek kadar mütevâzi bir ferd.. Ve “bana selâm yollayanın selâmı mutlaka bana iletilir” diyecek kadar da, bize yakın.. idi… O, peygamber değildi sadece.. O babaydı, kocaydı, dosttu, akrabaydı, dedeydi, kuldu, içimizdendi, bizdendi, bizden biriydi.. O her konuda rehberdi, kılavuzdu, önderdi.. Selâm olsun O'na.. selâm olsun âline ve ashâbına… Aleyhissalâtuvesselâm … -Vahap Osmanlı
(via hildeiazam)
Hiçbir psikoloji ilacı ve hiçbir psikolog; “Hâsbunallâhu ve ni'mel vekil” Âyeti'nden daha etkili değildir …
Vahap Osmanlı (via demirsoy1905)
Allah’ım… Oradan oraya savrulup duran bî çâre gönlümüzde Sana emânet . .
Allâh'ım… Sen, terör belâsından canı ziyâdesiyle yanmış bu milletin ve şehitlerin acısıyla inleyen bu vatanın da Rabbisin… Ne olur, elini çekme üstümüzden…
#VahapOsmanlı
#duâ #vatanaduâ #bayrak #millet #terörülanetliyoruz
Hayâli Hikâye/Hayâldeki Yuva
Hayâli bir zât, hayâldeki yuvanın sırrını, zâhir bir kişiye anlattı… Başladı kelâma:
-“Mutlu, huzur kokan bir yuvam oldu. Hanımım ile birbirimizi kırmadan, güzel yıllar geçirdik. Nasıl oldu diye soracaksın, kısaca sana anlatayım…”
…“Ben işten eve gelirdim. Sinirli olduğumda kapıyı üç kere vururdum, sâkin olduğumda iki kere… Karım, kapıyı üç kere vurduğumda benim sinirli olduğumu anlar, kapıyı açar ve bana gülümser; ben içeriye geçene kadar kapıda bekler ve bana o gün çok iyi davranırdı…”
…“O da sinirli olurdu, onunda canı sıkkın olurdu bazen. O sinirli iken kapıyı açar; ama beklemezdi, direk içeriye giderdi. Bende o gün onun sinirli olduğunu anlar idim ve o gün ona sâkin davranıp, moralini düzeltirdim…” dedi.
Ve beklenen, herkesin sormak istediği soruyu, dinleyici sordu: -“Peki ya ikiniz de sinirli iseniz, sen kapıya üç kere vurdun, kapıyı hanımın açtı ve direk içeriye gitti, o zaman ne olurdu?” dedi…
Bunun üzerine hayâli zât, o umur görmüş ihtiyar, dudaklarını gülümsetti ve o zâhir kişiye dedi ki: -“Ne olacak dost… Kapıyı kapatıp dışarıya çıkar, tekrar iki kere tıklatırdım… ”
-‘Vahap Osmanlı’ Hayâli Hikâye/Hayâldeki Yuva