Sana anlatmak istediğin o kadar çok şey var ki aslında. Hiçbirini bilmeyeceksin ama hiçbir zaman. İşte bu insanın canını çok yakıyor. Bir sürü hayalim vardı mesela. Evet, çok ama çok fazla sayıda hayalim vardı. Onları da bilmeyeceksin işte. Eminim hepsinden çok zevk alırdın. Birlikte bir pasta yapma hayalim vardı mesela. Keklerini ben hazırlardım, kremasını sen yapardın. Belki saçma sapan bir şey çıkardı ortaya ama ben bozmazdım çünkü senin elin değmiş olurdu ve ben kıyamazdım onu çöpe atmaya. Okula gitmeden önce en son seni öpme gibi de bir hayalim vardı. Bak bu da hiç gerçek olmayacak işte. Arada bir beni okula bırakırdın belki. Birlikte yerdik yemeklerimizi, sonra arkasından bir çay-sigara yapardık. Ben her akşam senin sevdiğin yemekleri yapmak için uğraşıyor, yeni yeni tarifler öğreniyor olurdum ama her birini de daha önce de yapmışım gibi ustalıkla yapardım çünkü bütün yemeklerimi sana yaptığımı bilmek her zaman beni motive ederdi. En çok ne yapma isterdim biliyor musun? Pazar kahvaltısı! Ben Pazar kahvaltısı yapmayı çok severim bilir misin? Bilmezsin. Nerden bileceksin hiç beni tanımaya çalışmadın ki. Ben sana bin bir çeşit bir sofra hazırlardım mesela. Yumurta yapardım birkaç çeşit, istersen sucuklu bile yapardım. Sonra çay demlerdim en tavşankanı, krep yapardım, patates, patlıcan, kabak falan kızartırdım, peynirler alırdım sana çeşit çeşit, reçeller olurdu soframızda her yöreden, her meyveden, portakal suyu da sıkardım sana. Her şeyi hazırlardım sonra uyandırırdım seni. Bazen öperek bazen uğraşarak uyandırırdım. Ama her nasıl uyandırırsam uyandırayım her gün gülümseyen bir yüz görürdün karşında çünkü ben seni sonsuza kadar sevebilirdim.