
No title available
Alisa U Zemlji Chuda
Cosimo Galluzzi
noise dept.
art blog(derogatory)

⁂
h
YOU ARE THE REASON

Product Placement
ojovivo
Show & Tell

roma★

JBB: An Artblog!

titsay
wallacepolsom

blake kathryn

No title available
Jules of Nature
Misplaced Lens Cap
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Sweden
seen from Guernsey
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Canada

seen from Netherlands

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Spain
seen from France
@vampirellalardan
Arayıp “çok özlüyorum” demek istiyorum. Ama şimdi senin sesin buz, senin sesin bıçak. Keser beni, dayanamam.
“Kıtalar bile 250 milyon yıl sonra birleşecek ama sen ve ben hiçbir zaman birleşemeyeceğiz.”
Sonra özlüyorsun işte. Onunla çok şey de yaşamış olsan, henüz neredeyse hiçbir şey yaşamamış da olsan, bir gün önce de görsen, hiç görmemiş de olsan, çörekleniyor içine o melun his. Tarifi zor.
Ali Lidar (via sokaktakiyazar)
Sen, seni tüm kusurlarına, hatalarına, her şeyine rağmen sevebilecek birini kaybettin. Sen, benden daha büyük kaybettin.
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo (via siirlerdensecmeler)
Bir eczanede çalışıyorum. İçeri bir çocuk girdi. Güler yüzlü, etrafına neşe saçan,düzgün görünümlü bir gençti. “Regl ağrısı için ilaç alacaktım ne önerirsiniz?” dedi. “Majezik öneririm ben, vereyim mi?” dedim dalgaya alarak. “Olur” dedi, bir paket majezik alıp gitti. Bir daha ki ay yine geldi aynı çocuk “Majezik alabilir miyim ?” diye sordu, yine bir paket majezik alıp gitti. Bu çocuk her ay gelip,bir kutu majezik alıp giderdi.
Bir keresinde merak edip sordum,“Neden her ay gelip,regl sancısı için bir ilaç alıyorsun?” dedim,anlattı. Bir kız arkadaşı varmış,çocukken tecavüze uğramış ve o günden beri psikolojik sorunlar yaşıyormuş. Bu çocukta ona destek olmak için herşeyi yapıyormuş. Her ay regl olduğu zaman,ona “Regl destek paketi” adıyla bir pakette Majezik,sevdiği çikolatalar ve üzerine kendi elleriyle yazdığı, onu ne kadar sevdiğini anlatan bir şiir yazılı sıcak su torbası veriyormuş.
Aylar ayları kovaladı,bir gün yine aynı zamanlarda bu genç girdi içeri. Fakat farklı bir durum vardı. Bu sefer suratı asık,mosmor halkalar vardı gözlerinin altında. “Bir majezik” dedi,ilacı aldı,parayı ödedi ve gitti. Ne olduğunu soramadım bile. Ertesi ay tekrar geldi,daha berbat durumdaydı. “bir maje…” cümlesini bitiremeden bayıldı. Ayıldığında,ne olduğunu soracaktım ki telaşlandı “Saat kaç,gitmem lazım ne zamandır yatıyorum? Sevgilim paketimi bekler,çabuk majezik ver” diye heyecanlı bir şekilde konuşmaya başladı.
Sakinleştirip konuşturdum oğlanı sonunda. İki ay önce paketini götürdüğü gün,kız arkadaşı intihar etmiş. Kızın cenazinden sonra paketi,mezarının yanına bırakmış oğlan. Ertesi gün mezarı ziyarete geldiğinde paket orada yokmuş. “Demek ki hala ihtiyacı var bu pakete,” dedi ve ağlamaya başladı. Gözlerime dolan gözyaşlarımı var gücümle tuttum ve dedim ki,“Hadi kalk,vakit kaybetme. Kız arkadaşın paketini bekler”. Başını salladı,ilacı aldı paketine koydu ve ağlayarak uzaklaştı. O gittikten sonra,dükkanın kapısını kapattığımı ve akşama kadar ağladığımı bilirim ben.
O dükkandan taşınalı seneler oldu,geçen o mahalleye düştü yolum. Sordum soruşturdum buldum o çocuğu. Evine gittim,kocaman adam olmuş. Bir kızı vardı yanında dünyalar tatlısı bir kız. Adı Senem Deniz. Eski günlerden açıldı konu,“Hala gidiyor musun?” dedim. Kızına “Kızım sen biraz içeri git bakalım,büyüklerin bir konuşsun” dedi. Kız,“Tamam babacığım” diyerek odasına gitti. Kızın duymadığından emin olduktan sonra başladı ağlamaya “2-3 sene önce bırakmıştım .
Rüyama girdi abi,acı çekiyorum dedi bana. Artık sevmiyor musun dedi bana abi. Nasıl gitmeyeyim? Demek ki alıyor abi. Demek ki acı çekiyor abi” dedi. Vefat eden kızı arkadaşının ismi Senem. Deniz ise eğer çocukları olursa diye seçtikleri isimmiş. Kızı yetimhaneden almış,o günden beri hiç hayatında bir kadın girmemiş. Kızı da içeri göndermesinin sebebi,babasının ağladığını görmesin,babasını güçsüz bilmesin diyeymiş. “Sevdiğimi koruyamadım,bu kızı koruyacağım abi” dedi bana. “Sen,sen güçsüz değilsin oğlum. Sen bu dünyada tanıdığım en güçlü adamsın. Korursun içini ferah tut” dedim,sarıldım.
Tir tir titriyerek ağladı.Koskoca adam titreye titreye ağladı. Kim bilir kızı görmesin diye ne zamandır içinde tutuyordu.
Saatlerce ağlamıştır belki de ,bilmiyorum. O gece oturdum düşündüm. Yaşadıklarını,o kızın yaşadıklarını düşündüm. Ölüm,ölene kolay,kalana zor be kardeşim. Ölen ölüp gidiyor da,kalan sürünüyor. Hayatınızda, sizin mutluluğunuz için çabalayan insanları,ölümünüzle sınamayın. Hayatta herşeyden umudunuzu kesseniz de,sizi sevenler,sizin sevdikleriniz için tutunun. Hiçbir şey vazgeçmek için sebep değil. Hiçbir şey. -Alıntıdır