"Bana, başka bir gece daha görmeden öleceğini bilen kelebeğin neşesinden bahset; çok yorgunum..."
Cahit Zarifoğlu
Xuebing Du
Peter Solarz
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

@theartofmadeline
KIROKAZE
🪼

blake kathryn
almost home
styofa doing anything

pixel skylines

Kiana Khansmith
Claire Keane

Love Begins
hello vonnie
Misplaced Lens Cap
we're not kids anymore.

shark vs the universe

No title available
Monterey Bay Aquarium
trying on a metaphor
seen from Romania
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Thailand

seen from Germany
seen from Romania

seen from United States

seen from United States
seen from Philippines
seen from Türkiye
seen from Lithuania
seen from United States
seen from United States
seen from Bulgaria

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Sri Lanka
@viskizm0
"Bana, başka bir gece daha görmeden öleceğini bilen kelebeğin neşesinden bahset; çok yorgunum..."
Cahit Zarifoğlu
canın sıkkın gibi. neden seni tam ortadan bölen şeye teğet geçmiş gibi davranıyorsun?
saat gecenin bilmem kaçı. hiç geçmeyecek adlı bir duvar örülüyor göğsüne. tuğlalar çok tanıdık değil mi?
ucu yanan bir kağıt gibisin. yandığın için değil de kağıt olduğun için kaybetmişsin belki de.
hadi uzan şöyle. buz tutmuş ellerin. ellerini taşın altına koymak değil de koyduğun taşın üstüne daha da taş konulması yormuş seni.
sen de beklemişsin. bazı bekleyişlerin adı beklemek ama dünyanın bir ucundan bir ucuna volta atmak gibi değil mi?
inananlar gözlerini kapatırlar. sen de bir ara inanmıştın.
yerlerde sürünen bir uçma hevesi seninki. şimdi sen karşıya geçsen dahi o trafik içinden gitmez artık.
kalbin sıkışıyor sanki. üstelik yana kay da diyemiyorsun kimseye.
hiç tadın yok. gözlerinin içi gülerdi eskiden. eskiler ne sert bir yumruk değil mi?
şu baktığın boşluğu nelerle dolduruyorsun kim bilir? bir boşluğun altında ezilmenin fizikte belki yeri yok ama sende fazlasıyla var.
kaç gündür hiçbir şey yememişsin. yıkılmadım ama ama'lar diyorsun kendi kendine.
yoruldun da epey. attığın kulaçları görenler seni karaya ulaştıracak sanıyorlar. ama sen boğulmanı biraz daha özümsüyorsun o kadar. bilmiyorlar, hiç bilmediler ki. dimi?
şu köşeye kıvrılsam biraz diye geçiriyorsun içinden. ama biliyorsun, insan nereye kıvrılmak istese oradan da taşarken buluyor kendini.
bir fotoğrafı birkaç parçaya ayırmışsın. tüm dağınıklıkların yerli yerinde. senin de artık düzenin bu.
bir mektup yazmışsın şu tükenmez kalemle ama biliyorsun yazmak tekrar canlandırmaz. üstelik tükenen başka bir şey daha var.
bi yanık kokusu sarmış etrafı, yazıp yazıp yakmışsın bir şeyleri. her şey aksi, küllerinden birkaç defa daha ölmüşsün sanki.
boş boş tavanı izliyorsun kaç gündür. kaybettiğin bir şey mi var? ama biliyorsun; bir yıldız kaybedenler, bir yıldız arayanlardan daha yorgundur.
her şeye sıfırdan başlamak bile eskisi kadar cazip gelmiyor artık. sana ne yaptılar?
Çocukluğumuzu ateşe verdiler, külleri gençliğimize sıçradı...
Az yanan bir çakmakla bütün vücudum şarkılar eşliğinde kül.
Şu kaldırım kenarları bana morarmış gözlere mâl oldu.