Sevmemiş hiç...
Misplaced Lens Cap
ojovivo
almost home
🪼
Stranger Things
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
NASA
YOU ARE THE REASON

ellievsbear

if i look back, i am lost
Sade Olutola

No title available
🩵 avery cochrane 🩵
tumblr dot com
he wasn't even looking at me and he found me
macklin celebrini has autism
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
we're not kids anymore.

seen from Malaysia
seen from Portugal
seen from United States
seen from T1

seen from Argentina

seen from China
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Germany

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Malaysia

seen from United States
@yalancisi
Sevmemiş hiç...
"ne yüzünü görmek istiyorum artik ne de sesini, adini duymak istiyorum; ben seni unutmak istiyorum"
-yalancisi
"Geçen yılın başında da seviyordum seni, yıl sonu geldiğinde bu yıl için dilemiştim ‘unutacağım’ diye. Her zamanki gibi tutmamıştı dileğim, bu yıl da es geçtiler beni. Görünüşe göre seni bana bir ömür hapsetmişler sevgilim..."
-yalancısı
Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi, bunu fark ettim seninle. Önemli olan yaşadığın hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti ki ben bu hissimi bile yitirdim sen ile…
yalancısı
Eğer bir gün birini seversen, ve o seni üzerse; işte o zaman asla affetmeyeceğim seni.
yalancısı
'Seni çok özledim' e sığdıramıyorum hiç bir duygumu. 'Seni çok özledim' den biraz fazla, ölümden biraz uzak...
yalancısı
ama dönme, ne olursun orda kal
yalancısı
yer eski okulumun bahçesi, kasımın en soğuk en yağmurlu günlerinden, etraf kalabalık. ilk bakış, ilk gülüş, ilk aşk, ilk kalp sancısı ve ilk ayrılık… ilkler unutulmazmış, söylesene bu kalp seni unutur mu?
yalancısı
Sanmıyorum acı çektiğini, üzülmezsin sen vazgeçtiğin şeyler için; uğramazsın artık bizim olan yerlere de eğer bir gün olur da merak edersen seni çok özlüyorum...
yalancısı
her yere seni yazıyorum, sana yazamam; öylesine numaralar çevirip arıyorum insanları, ben seni arayamam; sokakta çıkanlara anlatıyorum seni de sana bizi anlatamam...
yalancısı
Keşke yanımda olsaydın kolay olurdu o zaman
yalancısı (ben seni arayamam)
sen giderken
Telefonda hıçkıra hıçkıra ağlarken elimle tutmuştum ağzımı. ‘Ağlıyor musun’ diye sormuştun, ‘Hayır tabikide, neden ağlayayım ki’ demiştim sen giderken. Kapatmadan önce de gitme demiştim, ve sen her zamanki gibi duymadın sesimi…
-yalancısı
lazimmissin meger
Hala hissetmiyorum sana karşı bir şeyler. Unuttum da sayılır ki bir insan nasıl olur da unutulur; aklım almıyor. Bazen yine de, her şeye inat sen oluyorsun aklıma gelen böyle hüzünlü şarkılar duyduğumda. Sahi, girsene tekrardan hayatıma suretinin aklıma girdiği gibi… En baştan ve en güzel şekilde. Bana sen lazımsın, sen lazımsın, sen lazımsın, sen…
-yalancısı
gecenin olmasını bekleyip uyumak isteyen, ama gecenin uyutmadığı biri var orada
yalancısı
Öğrendim, yokmuşsun artık sevdiğim yerlerde seni, başka yerler alıp götürmüş seni. Öğrendim, sevmiyormuşsun bazı şeyleri daha önce sevdiğin gibi. İzlemiyormuşsun artık eskisi gibi maçları, etmiyormuşsun takip takım küme düştü düşeli, sövmüyormuşsun ben gittim gideli; içmeye başlamışsın. Hem de öyle bir içiyormuşsun ki, bir daha ayılmamasına diye başlıyormuşsun cümlelerine. Takmıyormuşsun kafanı her gün taktığın şeylere ve demiyormuşsun artık ‘güçsüzüm’ diye...
Mesela bağırmıyormuşsun önüne gelene, sinirlenmiyormuşsun. Futbolu bırakmış, mutluymuşsun oralarda. Oysaki en büyük hayalindi bir gün büyük bir takımda oynamak, vazgeçmişsin. Artık ayağına top bile değmiyormuş, ve işte sen o derece vazgeçmişsin tüm her şeyden. Küçük şeylerden korkardın, yılandan mesela. Okul gezisinde görmüştük bir kez, korkudan başlamışsın ağlamaya. Çadırdan çıkmamıştın 2 gün boyunca. Alıngandın çok, çabuk küser darılırdın. 5 yaşındaki çocuklar gibi değil de, kırgın gibi küserdin; konuşmamazlık gibi değil de, yangın çıkarır gibi küserdin. Onu bile yapmıyormuşsun artık, susuyormuşsun ve sonrası büyük sessizlik... ‘Neden’ diye soruyorlarmış sana. Gözlerinin içi gülerdi önceden bir şey anlatırken, arada söz alırdın derste, çok sık değil. Çok güzel konuşurdun konuşunca, hani derler ya, ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun. İşte öyleydi seninkiler. Artık neden diye soruyorlarmış sana, ‘neden oldun böyle’ ve sadece diyormuşsun ‘öyle işte’.. Ayık olduğun zamanlarda söylüyormuşsun bizimkilere arada bir ‘içim değişti ve kalbim gitti’. Ah be hancı, sokakta bile görsem, tanımazmışım artık seni. Gözlerinin yokmuş eski rengi, uzatmışsın saçlarını; artık gözlerinin morluklarını bile kapatıyormuş soğuktan değişen rengi saçının. Her şeyin değişmiş de, bir sevgin değişememiş. Çok denemişsin gitmesi için, bitmesi için de yaptığın her şey daha da çok bağlamış seni bana. ‘Affetsin’ diyormuşsun beni nadiren, yurttaki arkadaşların söyledi; çok perişanmışsın, uykunda sayıklıyormuşsun ben diye.. Yitiyormuşsun, bitiyormuşsun, gittikçe de benim elimden bir şey gelmez olmuş. Beni unut; ben senin beni hiç bulamayacağın bir yerde, kalbimi başka birine teslim ederken unut beni. Söylediklerimi unutma, beni unut...
-yalancısı
bir gün kör olsaydin da severdim seni, ellerin olmasaydi da mesela. ellerin olmasa sen bile kendini sevmezdin oysa...
-yalancısı