Düşün
Ne kadar düşünürsen
O kadar yalnız kalırsın
O zaman anlarsın
Seni tanımlayacak şeyin
İnsanlarda olmadiğını
Olmayacağını

ellievsbear
Phantogram Three
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Sade Olutola
The Bowery Presents
Fai_Ryy

izzy's playlists!
One Nice Bug Per Day
Cosmic Funnies
$LAYYYTER
macklin celebrini has autism
Interview Vampire Daily
No title available
ojovivo

@theartofmadeline
🪼
Cosimo Galluzzi

Jar Jar Binks Fan Club

#extradirty

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Germany
seen from Belgium

seen from Türkiye

seen from Russia
seen from United States

seen from Germany

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from France
seen from Türkiye
seen from Norway

seen from Malaysia
@yesilberelikiz
Düşün
Ne kadar düşünürsen
O kadar yalnız kalırsın
O zaman anlarsın
Seni tanımlayacak şeyin
İnsanlarda olmadiğını
Olmayacağını
+Benim gülüm sıradan bir gülmüymüş yani?
+Ama bana tüm evrende türünün tek örneği olduğunu söylemişti.
-Ama o sıradan bir gül değil ki.
-O senin gülün.
+O benim gülüm.
-Gülü senin için bu kadar önemli kılan şey, ona harcadığın zamandır.
Yanlış otobüse bindiğinizde ilk durakta inin. Zira mesafe arttıkça geri dönmenin maliyeti de artacaktır.
Bir çiçek açmadığında yetiştiği çevreyi düzeltirsin, çiçeği değil.
Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış.
Oyuncağını kaybettiği için ağlayan kıza Kafka çok üzülmüş.
Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş , ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler…
Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış:
“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.”
Bu bir çok mektubun ilkiymiş. Kafka, küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş.
Derken, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız , aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş :
“Yolculuğum beni çok değiştirdi…”
Uzun yıllar sonra , artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız , gözü gibi baktığı bebeğinin , gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulmuş. Kısaca şöyle yazmaktaymış :
“ Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin , ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.” ..
Muazzam bir ihtimalsın. Gökyüzüne dokunmak gibi. Tüm maviliklerin sahibi olmak gibi. Hani nasıl desem 'mutlu olmak' gibi.
-Cahit Zarifoğlu
Küçük Prens yine konuşmaya başladı:
'İnsanlar nerede? Çölde biraz yalnızlık duyuyor kişi...'
'İnsanların arasında da yalnızlık duyulur' dedi yılan.
Söyleyecek çok şey vardı ama söylememeye karar verdim.
Wer liebt kann nicht vergessen. Wer vergisst der hat nie geliebt. (Seven unutmaz. Unutan, hiç sevmemiştir.)
Bir şarkıyı başa sarıp tekrar dinliyorsan o başa sardığın şarkı değil, hayallerindir.
- Pablo Neruda
Yağmur olsan binlerce damla arasından tutardım seni. Çünkü korkarım, toprak aldığını vermiyor geri.
Çok soğuk bir gecede kendime sarılmayı öğrendim. O günden sonra bir daha üşümedim.
-Lütfen bana gerekli özeni gösterir misiniz?
Böylece biraz daha kendini beğenmişliğiyle Küçük Prens'e hayatı zehir etmeye başladı.
-Herhalde beni güneşten koruyabilirsin. Geceleyin de üstümü cam bir famusla örtmelisiniz. Cam famus.
+Şimdi mi?
-Susadım.
+Ama bir dakika-
-Çok esinti var burada. Güzelliğim. İhtiyaçlarım...
İşin aslı birbirlerini seviyorlardı da ama ikisi de sevmeyi bilemeyecek kadar gençti.
Bu ayrılmamız hem kalış, hem gidiştir ikimiz için. Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle, ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.
Yetmiş kilo derdim var
Anne bana simit al
Neden burda değilsin, rahat bir yerde misin?
Yetmiş kilo derdim var
Baba bana kavun al
Kavunu da hiç sevmem, sen bunu bilir misin?
Oysa ne çok ağladım ben bir damla göz yaşı dökmeden.
Otobüsün sol camından etrafı izlerken sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir bazen hayat. -Özdemir Asaf