Kim bilir ne yaptı da saklandı buraya canım Mia'cığım. 🤦

izzy's playlists!
I'd rather be in outer space 🛸

PR's Tumblrdome

if i look back, i am lost

roma★

⁂
h
d e v o n
Cosmic Funnies
Misplaced Lens Cap
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

❣ Chile in a Photography ❣

blake kathryn
occasionally subtle

Andulka
Show & Tell
we're not kids anymore.
hello vonnie

ellievsbear
Sade Olutola

seen from Singapore

seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from Kenya
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Indonesia

seen from T1

seen from Malaysia

seen from Malaysia
@yinebireylul
Kim bilir ne yaptı da saklandı buraya canım Mia'cığım. 🤦
Ne eldivene para vericeksin.
YIKILMADIM, YAN YATTIM.
*Corç,
31.temmuz. 2018
Hakan günday'ın da dediği gibi;
"Her bahar, kaybedeceğiniz ya da kazanacağınız yeni bir oyun demekti.Bir diğer gerçek ise kimsenin yeniden doğmaya cesareti yoktu."
📖-🌻
"insanlar büyür"
bence kendi evinde yasamanın en güzel yanı sokaktan kedi çalabilmek shsjsks 💕🐈
EVET
Diyorum ki, okuyun / okutun .
Ulan be,
yirmi yıllık yara
eski ile aramda yalnızca bir adımın, ufacık bir adımın kaldığı an'dayım sabah beşi iki geçe, ekimde, ekimin yirmibeşinde.
yirmi yıl, geçip giden yirmi yıl; içine sığdırılmış yirmi yıllık acılar, tıkış tıkış edilmiş yirmi yıllık sevgiler, sevinçler, hüzünler, kırgınlıklar, kırılan şeyler. yirmi yıllık göz yaşları, tebessümler, kalp çarpıntıları.
yirmi yıllık bir başınalık. sarıldığım şey şehrin ışıkları, sığındığım şey sigaramın dumanı, kendimi kaybettiğim müzikler, içinden çıkamadığım cümleler bulunduran kitaplar...
hüznümün akıp gitmesine sebep ise; bir ağacın tepesine oturtulmuş kendini bilmez bir gülümseyişle kameraya bakan küçük kızın gözleri, ve bir eli her an düşecekmiş gibi oturan o kızı tutmak için yukarıda ve ona bakan bir adam.
baba, ilk göz ağrım diye severdin beni; şimdi hangi kadının yatağındasın?
hangi yoldasın? hangi şehrin tabelasını arkanda bıraktın, hangi tabela kırıldı buna; ben kadar?
ve şimdi, sinirime hakim olmaya çalışıyorken ve dudaklarımı ısırıyorken kanatırcasına, eski'ye dönmek için yalnızca bir adım.
sevmediğim adamlarla seviştim, adını kirletmek için, sevmediğim adamlar için inledim bilmediğim odalarda, sevmediğim adamlar dokunurken bana aktı yaşım gözümden. aktı acım içimden.
kahkahalarından tut, en küçük hüznüne kadar bir orospu yarattın, yirmi yıllık, baba, hiç mi düşüp kırılmadı içinden bir şeyler?
ben ki ve sen ki adam olamamışken ve sen ki baba olamamışken, "bana bir masal anlat baba..." şarkısında hala körkütük sarhoş olurum daha ilk dublede. ben ki deli olurum. ben ki deliririm, sen duymazsın, baba.
denedim inan, ki denedim yaşam denen o yolu yürümeyi bir başınalığımla. martılardan nefret ettim, bataklık dedim bu şehre nefes almaya çalıştım ve dibe battım ciğerlerim her nefesle dolduğunda. karanlığım ben, karanlık bulaştı ellerime. ama biz. biz baba, seninle resimler yapardık ben küçük bir kızken, boyardık bembeyaz sayfaları seninle. kirlenirdi yine ellerimiz, ama böyle değildi o zamanlar tabi. uzun zamandır boyadığımız, o beyaz sayfalar değil, hiç değil üçnokta.
ah, evet. bir adım diyordum. beni alıkoyan ne, bilmiyorum, sordum içimdeki kadın'da bilmiyor, kimse bilmiyor amına koyduğumuz dünyada.
içimde yaşayan bir cesetsin, evet. öldürdüm seni ve gömdüm içime. uykusuzluklarım bundan hep, nefes aldırmıyorsun bana. cehennem ediyorsun, rüyaları. ve cehennem oluyorsun, oradan çıkmak için her çabanda. günahsın ba(n)ba.
çok sigara söndürdüm göğsümde, çok kestim bileklerimi, çok içtim barlarda ve çok kustum sokaklarda. seni kustum bu şehrin her sokağına. şimdi, her yabancı tanır seni burada.
ama adın,
yara.
*Mel
25ekim2014'istanbul