Münevver Karabulut olayını hatırlıyor musunuz? İnfial yaratmıştı ülkede,herkes şok olmuş inanamamıştı olanlara. Günlerce, aylarca hatta yıllarca konuşulmuştu bu konu. Sonra ne oldu? Peşisıra bir sürü genç kızımız aynı teknikle, kolları bacakları kesilerek öldürüldü. Bir sürü kadın cinayeti işlendi bu ülkede normalleştirilerek. Her gün haberlerde gördüğümüz boşanma aşamasında öldürülen kadınlar artık normal, sıradan, rutin haline gelmeye başladı.
Peki Anadolu’nun icra köşelerinde eşini aldatan kadınları hatırlıyor musunuz? Üstü örtülür, kapatılır, duyurulmazdı. Sonra ne oldu?
Esra Erollar, Müge Anlılar çıktı ortaya. Hepsi bir bir ifşalanır oldu. Kocasını ve çocuklarını bırakıp başka birine kaçan kadın bir hafta sonra kocasına geri dönmeye niyetlenir oldu. Bizler de ekran başından güzel güzel izledik bunları. Şimdi, şimdi ne durumdayız? Okullardan her gün bir haber geliyor. Eline silahını almış arkadaşlarının üstüne ateş saçan çocukların videoları çarşaf çarşaf sosyal medyada sergileniyor. Kendi akranları arasında kahraman ilan ediliyorlar. Peki üç-beş öğretmenin iş bırakmasıyla düzelecek mi bu kanayan yara. Günü kurtarmak adına iş bırakmak mı mesele? Sosyal medyada, dizilerde, oyunlarda yüceltilen şiddet gelir bizi bulmaz mı sanmışlardı?
Öğretmen olanlar zaten biliyor ama bilmeyenler için işin arka planı o kadar çetrefilli ki, öğrencilerin öğretmenleri ‘sizi CİMER‘e şikayet ederiz’ tehditleriyle işledikleri dersler, kaldıklarında her türlü o dersten geçirileceklerine olan inançları, AVM kapilarinda bile olupta okulların girişlerinde olmayan o güvenlikler ve daha nicesi
Artık tepkisizliğin de tepki olduğu bir çağdayız usulca kabuğuumuza çekilip olanları izlemekle yetinenlerdiniz..















