…
Cosimo Galluzzi
Cosmic Funnies
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
One Nice Bug Per Day
d e v o n
🩵 avery cochrane 🩵
Keni

blake kathryn
noise dept.
KIROKAZE
No title available

Discoholic 🪩
Today's Document
Lint Roller? I Barely Know Her

No title available

if i look back, i am lost
Xuebing Du
h
Show & Tell
Stranger Things

seen from T1
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Indonesia

seen from United States

seen from Ecuador

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Canada
seen from Mexico
seen from United States
seen from United States

seen from Italy
seen from Malaysia
@zeynebsahn
…
Çok iyi çalışmaların olduğu insanlar tarafından çok sevilen faaliyetlerin olduğu bir işin içinde size iyi gelmesede başka insanlara faydalı olduğu için bulunur muydunuz. Kafanızdaki düşünceler iyi değil yani insanların size yaklaşımını sevmiyorsunuz ama yapılan iş güzel katlanır mıydınız. Ben bazen kendimi kandırıyorum galiba başımın ağrısı hiç dinmese de güzel olucak güzel diye yapılan şeyler güzel ama ben iyi değilim.
Katlanmazdım diyebiliyorum rahatlıkla çünkü katlanmadım. Burası bana zamanında çok iyi geliyordu. Fenomenlik kavramı yoktu. İnsanların bildiği, takip ettiği bir mecra değildi. Biri beni takip etmişse gerçekten ilgisini çektiği, kendisine bir şeyler katacağımdan emin olduğu için yapıyordu bunu. Sorular geldiğinde içtenlikle zaman ayırıp adını bile göremediğim birine uzun uzun yanıtlar veriyordum. Sonra bir şey oldu. Burası bana iyi gelmeyeye başladı. İnsanlar ‘fenomenlik’ kavramıyla tanıştı. Haksız kazançlar, tepeden konuşmalar, kibirli tavırlar zamanla sosyal medyada bulunan herkese karşı bir önyargıya sebep oldu. Bundan bizlerde nasibimizi aldık bence. Verdiğim her yanıtta bir kibir bulanlar, daha evvel yol göstermek için kullandığım cümleleri dahi cımbızlayanlar gün geçtikçe arttı ve ben anladım ki burası artık bana iyi gelmeyeye başladı. Takipçi kitlem kontrolümden çıktı.
Uzaklaştım bende. Çünkü insanın kendini yok sayması, kendini bazı durumlarda konfor alanının dışına çıkmaya zorlaması da bence bir kul hakkıdır. Arka planda ne savaşlar verdiğini bilmediğimiz birine küstahça yorumlar yapmayı hak sayıyoruz bir zaman sonra kendimize. “O zaman sende göstermeseydin hayatını, sende paylaşmasaydın özelini, sende kamuya açık alanda akıl vermeseydin kardeşim” oluyor bahanesi de.
Ezcümle, kendinizi koruyun kardeşim. Zira kimse sizi, sizin kendinizi düşündüğünüz gibi düşünmeyecek. Siz yoran, üzen, yıpratan ortamlardan uzaklaşın. Gündüz yaptığınız hayır işleri gece döktüğünüz gözyaşlarının telafisi olamıyor maalesef. Bunu söylüyorum çünkü bilmenizi istiyorum ki bazen yanlış topraklara tutunmaya çalışıyoruz. Çiçek açmak istiyorsak belki de toprağımızı değiştirmemiz gerekiyordur 🥰
sevgiler.
Bir anlık sinirle Hz. Bilal'e
siyah kadının oğlu" diyen
Ebu Zer'in,
Üzüntüden gece
boyunca
Hz. Bilal'in kapısında
yatmasını bizim
kalplerimiz
asla anlayamayacak...
İçimde adını koyamadığım bir kırgınlık var. Dağa, taşa, börtü böceğe küsesim geliyor.
Münevver Karabulut olayını hatırlıyor musunuz? İnfial yaratmıştı ülkede,herkes şok olmuş inanamamıştı olanlara. Günlerce, aylarca hatta yıllarca konuşulmuştu bu konu. Sonra ne oldu? Peşisıra bir sürü genç kızımız aynı teknikle, kolları bacakları kesilerek öldürüldü. Bir sürü kadın cinayeti işlendi bu ülkede normalleştirilerek. Her gün haberlerde gördüğümüz boşanma aşamasında öldürülen kadınlar artık normal, sıradan, rutin haline gelmeye başladı.
Peki Anadolu’nun icra köşelerinde eşini aldatan kadınları hatırlıyor musunuz? Üstü örtülür, kapatılır, duyurulmazdı. Sonra ne oldu?
Esra Erollar, Müge Anlılar çıktı ortaya. Hepsi bir bir ifşalanır oldu. Kocasını ve çocuklarını bırakıp başka birine kaçan kadın bir hafta sonra kocasına geri dönmeye niyetlenir oldu. Bizler de ekran başından güzel güzel izledik bunları. Şimdi, şimdi ne durumdayız? Okullardan her gün bir haber geliyor. Eline silahını almış arkadaşlarının üstüne ateş saçan çocukların videoları çarşaf çarşaf sosyal medyada sergileniyor. Kendi akranları arasında kahraman ilan ediliyorlar. Peki üç-beş öğretmenin iş bırakmasıyla düzelecek mi bu kanayan yara. Günü kurtarmak adına iş bırakmak mı mesele? Sosyal medyada, dizilerde, oyunlarda yüceltilen şiddet gelir bizi bulmaz mı sanmışlardı?
Öğretmen olanlar zaten biliyor ama bilmeyenler için işin arka planı o kadar çetrefilli ki, öğrencilerin öğretmenleri ‘sizi CİMER‘e şikayet ederiz’ tehditleriyle işledikleri dersler, kaldıklarında her türlü o dersten geçirileceklerine olan inançları, AVM kapilarinda bile olupta okulların girişlerinde olmayan o güvenlikler ve daha nicesi
Artık tepkisizliğin de tepki olduğu bir çağdayız usulca kabuğuumuza çekilip olanları izlemekle yetinenlerdiniz..
Kelimeler arasındaki boşlukta hissediyorum kendimi…
“Ben biraz ertesi gün gibiyim, eksiğim, unutkanım, öyleyim.” Edip Cansever
Maşallah yine ülkemizde her şeye seyirci kaldığımız, turistlerin tüm güzellikleri sonuna kadar kullanabildiği muazzam bir tatil oldu.. Müzelere girmek için bile para istiyorlar. Üstelik Euro?! Şu memleketin şu hali inanılır gibi değil. 7 yıl önce eşimle yine buraya gelmiş her yeri gezmiş, balona dahi binmiştik. Şimdi yollara iki tahta çakmışlar giriş ücretlerini 20 Euro yapmışlar.
Tumblr'da 13. yılımı dolduruyorum 🥳
Bir çay, birde çaya iyi gelen dostlar…
Allah sizi ve sevdiklerinizi, canını mü'min olarak teslim edenlerden eylesin. Akşama bir dua bırakmak istedim :) sizden de dua beklerim
2009 yılıydı sanırım bu bloğu açtığımda. O zamanlar ne fenomen tabiri vardı, ne de ortalık bu kadar kalabalıktı. Sahici bir kalabalık ama. Gürültülü, gösterişli bir kalabalık şimdilerdeki…
Çok şey yaşadım, çok sular aktı. Duruldu. Bazen kurudu fakat bir kitle var ki, kemik bir kitle. Onlar hiç kaybolmadılar. Toprağın altında sürgün vermeyi bekler gibi beklediler. Zaman zaman kendilerini hatırlattılar. Dua ettiler. Dua istediler. Bu uygulamayı hiç silmeden bende bu sebepten. Aile gibi dedikleri o abartılı duyguları hissettim bazen. Ailem gibi oldu bazıları. Ailem oldu bazıları..
Bugün ardıma dönüp baktığımda güzellikle andığım ne varsa hep bu bloğa ait. Burada bambaşka bir dünyam vardı benim. Kopamayışımın sebebi de bundan. Yaklaşık 16 yıl önce açılan bir sosyal medya hesabı, hiç tanımadığım belki tanımayacağım birinden aldığım bir duaya vesile oluyor ve ben onun kim olduğunu, nerede olduğunu, şuan var olup olmadığını bile bilmeden dua ediyorum. Muazzam bir duygu bu.