Ne okuyorum ve Kütüphanem!
Son zamanlarda ne yaptım?
Meraba, bunca zamandır ne yaptım ondan bahsedeceğim biraz… Uzun uzun bu konuya değinmek istesem de zaten ziyadesiyle uzun bir kitaplı post olacağından sadece belli başlı şeylere değineceğim.
İlk sınavlara kadar düzenli olan çalışma maratonum yüksek notların verdiği özgüvenle sekteye uğradı… İşleyen demir ışıldar arkadaşlar, birinci sınav notlarımda ikincileri karşılaştırınca bunu gayet iyi idrak ettim. Evvet, bütün bunlara rağmen teşekkür belgesi almayı başarabilerek dönemi sonlandırdım.
Ve ilk dönemin son haftasına, bir aylık bir planla giriyorum, dua edin ki bu planı aksatmadan kazasız belasız bir şekilde gerçek hayata da geçirebileyim.
Bu plan benim ygs çalışmalarımın sanırım ilk adımı! Matematik ve biyolojiyle başlıyorum, aynı zamanda on birinci sınıf derslerini de unutmayalım. Planda olmamasına rağmen on birinci sınıf derslerine de vakit ayıracağım, kesinlikle! İlk dönemi bir şekilde atlattım ama, tamamen ygs’ye yönelerek ikinci dönemi çöpe atamam.
Postun devamını böyle getirmek istedim. Kendi yaş gruplarıma bakarak söylüyorum ki biraz farklı, yani çevremdeki arkadaşlarıma göre, biraz sıkıcı bir kitap zevkim var. Yine de sizinle paylaşmak istedim.
Son zamanlarda elime geçen kitaplardan bunlar. Çok geniş bir kütüphanem yok ama amacım, kütüphanemi olabildiğince genişletmek. Bundan dolayı başkalarından ödünç kitap almaktan hoşlanmıyorum, kitaplarım bana ait olmalı, cümlelerin altını özgürce çizebilmeliyim.
Son zamanlarda eski ya da ikinci el kitaplar almaya başladım. Aldığım kitabın ilk basımlardan olması o kitabı daha değerli yapıyor gözümde, ilk basım olmasa da ucuza geliyor, tek bir kitap alabileceğim fiyatla dört beş tane kitap alabiliyorum. Kitap fiyaları size yüksek geliyorsa –ki bana geliyor- kendinize birkaç tane sahaf bulsanız iyi olur, istediğiniz kitabı biraz ararsınız ama bence bu çok eğlenceli!
Onun dışında takıntılı olduğum yazarlar var, bu yazarların tüm kitaplarını biriktirmeye çalışıyorum.
Tahmin edersiniz ki Ahmet Ümit’e bir dönem çok popüler olan Beyoğlu’nun En Güzel Abi’si ile başladım. Normalde böyle çok popüler olan kitaplara başlarken çok düşünürüm çünkü çoğunda abartılanın aksine kitapları beğenmem. Okuduğum üç polisiye roman var ve üçü de Ahmet Ümit… Bu arada bu tür çok hoşuma gitti, varsa önerileriniz bekliyorum.
Kullanılan dil, olaylar hepsi çok güzel bana göre bu okuduğum üç Ahmet Ümit eserinde ama şöyleki kitaplar tarihle iç içe ve verilen tarihi bilgilerdeki doğruluk payı da çok önemli.
İstek eser; Beyoğlu Rapsodisi… Ahmet Ümit’e daha devam eder miyim bilmiyorum, çünkü bir yazarın üç kitabını ard arda okuyunca artık yazarın tarzını çözümlüyorsunuz ve işin sürprizi kaçıyor.
Cengiz Aytmatov… Gün Olur Asra Bedel ile başlamıştım Cengiz Aytmatov okumaya, Cengiz Han’a Küsen Bulut da onun devamı ya da içinden bir parça olarak nitelendirildiğinden okumaya devam ettim. Şuan Beyaz Gemi’yi okuyorum. Sanırım bütün eserlerini almak istediğim yazarlar arasında ilk sırada.
İstek eser; Elveda Gülsarı, Selvi Boylum Al Yazmalım…
Son olarak; Unutamadıklarım...
İnanın bazılarını anlatmaktan ezberledim … Hiç unutamadığım ve bana bir çok şey katan kitaplar bunlarla sınırlı değil. Khaled Hosseini ile bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Ben onu keşfettiğimde henüz iki kitabı vardı ve ikisini de almıştım. İkisi de muhteşem! Eğer gerçek bir şeyler okumak istiyorsanız, Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş okumanızı tavsiye ederim…
İstek eser; Khaled Hosseini - Ve Dağlar Yankılandı
Immm. Ve şey, evet bunların hepsi bence harika kitaplar. Herkese hitap etmeyebilir. Bu post da blogun bir köşesinde dursun istedim. Hazırlarken çok eğlendim, uzun süreden sonra hazırladığım bir posttu. Çalışma bloguma geri dönüşüm şerefine yazdım da yazdım. Umarım, postu gören herkes kendince bir şeyler bulabilmiştir!
Bu arada varsa, kitap önerilerinizi bekliyorum :D Sağlıklı kalın!