LOUI JOVER- SIMPLE PLAN
Beynimin duvarını kemirip aşmaya çalışan iki fare biri siyah öteki beyaz. Siyah olan öfkeli beyaz ise korkak. Öfke de korku da kendilerine. Kemirmeleri benim zihnimde.
DÖKÜNTÜ 1
Beyaz fare:
Şu fare saçmalığını kes! Ben beyaz. Özür dilerim bu kadar kaba bir çıkış yapmak istememiştim. Gerçekten kusura bakma. Kalbini kırmadım değil mi? üzmedim seni? Dayanamıyorum işte bazen.. Sen de biliyorsun kontrol edemiyorum korkuyorum.. Korkum öyle somut şeylere değil. Kıytırık bir örümcek ya da lokiş bir yılana değil hayır. Korku duygusu da değerlidir, kullanılamayacak kadar. Evet korku güzeldir. İptila değil. Kontrol mekanizmasıdır. Kedini kontrol edersin, check & balance sistemidir. Bir işi yapmaktan vazgeçiren korkudur. Bırak şimdi yapmak istemediğim için yapmadım ayaklarını. Yapamadın çünkü korktun, ihtimaller geldi gözünün önüne yığınla, çekindin insanlardan, yapacağın işten hatta kendinden evet kendinden çekindin. Sonunda ne hale geleceğini gördün bir fare gibi kaçtın. Hayır hayır sen değil ben kaçtım ve bu zihne sıkışıp kaldım.
Kemir kemir.
Olabileceğim yaratık..
Kemir kemir kemir.
Siyah fare:
Sana kaç kere söyledim onun fare gibi kaçması beni de fare yapmıyor. İlla bir hayvana benzeteceksen beni aslan olsun. Daha asil! onun korkusunu bana yıkma. Sen evet evet sen. Sen de bırak artık okumayı kime diyorum! Hey klavye üzerinde hareket eden el! yazma yeter artık kimse bizi okumak zorunda değil. Zaten sen de okusunlar diye yazmıyorsun. Sen de delirmek üzeresin. Kendi acizliğini bir de şu farenin korkaklığını benim dilimden anlatıp durma!
Kemir kemir kemir.
Nefret et kendinden umurumda değil.
Kemir.
Sen daha kötüsünü yaşamalısın çünkü korktun. Kıytırık örümcekten ya da lokiş yılandan korksaydın daha iyiydi.
Hoş sen gelecekten de korkmadın, sen insandan korktun. Belki senden daha aciz...
Kemir.
En az senin kadar aciz bir insandan korkmak seni ne yapar biliyor musun?
Yo delirtmez, delilik seni korkusuz kılar, seni özgürleştirir.. Delirmek kurtuluştur. Korku iptiladır. Hapseder seni kendi düşüncelerine, başkalarının düşüncelerine, hatta sözlerine. Bir insana olan korku, senin ruhunun ve düşüncelerinin, onun iki dudağı arasından çıkacak olan sözlerle, senin aleyhinde imzaladığı bir sözleşmedir.
Kemir kemir kemir.
Öfke güzeldir. Öfke iyidir. Çünkü doğaldır. Korku tecrübelerle oluşur. Çayın sıcak olduğunu bilmeyen bir çocuk korkusuz, anne ise korkaktır. Çocuk çaya uzandığı anda korkar, çocuğun korkusu ise çaydanlığa dokunduğunda başlar acır. Acı çocuk için kötüdür, şoktur. Tekrar yaşamamak için bu korkuyu unutmaz.
Beyaz fare:
Yanılıyorsun! Korku sonradan kazanılmaz. Korku insanlık tarihinin başından beri vardı, var olacak. Küçük bir bebeğe bir ses kaynağından, yüksek bir ses aralığında ses gönderirsen çocuk korkacaktır. Büyüdüğünde bu sesten korkmaması muhtemeldir. Farklı bir örnek olarak küçük bir çocuğun karanlıktan korkmasını ele alabiliriz. Karanlık çocuğa bir şey yapmamıştır. Daha önce çocuğun başına karanlıkta bir şey gelmemiştir ama her çocuk karanlıktan korkar..
Kemir kemir
–hayır benim korkum bir insana değil-
Siyah fare:
Evet senin korkun binlerce insana köle! Bilinmezlik korkuyu doğurur. Bebek ilk defa duyduğu her sesten korkar aniden gelen yüksek ses herkesi korkutabilir. Yıl 2014 yer Varşova/Polonya, Gregor Golebiowich (gjegoj golebioviç) 65 yaşında Starae Miasto’da bir Metallica konserinin başlangıç şarkısında aniden duyduğu bateri sesinden korktuğu için konser alanında hayatını kaybetti.
Kemir, kemir, kemir
Karanlık başlı başına bir hikaye.. Karanlık insanların büyüdüklerinde korkmamayı öğrendiği, görememe durumudur..















