kitaplarla büyümüş bir kadını en çok kelimeler yaralar, bu yüzden kelimeler önemlidir
Monterey Bay Aquarium
Claire Keane
One Nice Bug Per Day

祝日 / Permanent Vacation
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
AnasAbdin
we're not kids anymore.
taylor price

titsay
DEAR READER
todays bird

⁂
Cosmic Funnies
cherry valley forever

Origami Around

Product Placement

#extradirty
tumblr dot com
wallacepolsom

seen from Italy

seen from Malaysia

seen from Canada
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Greece

seen from United States

seen from United States

seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Russia
@al0nelyg1rl
kitaplarla büyümüş bir kadını en çok kelimeler yaralar, bu yüzden kelimeler önemlidir
Doğru olanı yapmakta bu kadar geciktiğim için özür dilerim
"Kötü şeyler oluyor diye kendine dair her şeyden vazgeçemezsin."
İnsan bir şeyi istiyorsa onun için savaşmalı. Peşinden koşmalı, gerekirse gururunu bir kenara bırakmalı. Hepimiz bir şeyler istiyoruz ama kalkıp onlar için bir şey yapmıyoruz. Sonra ne olmasını bekliyoruz ki?
Çok isterdim.
Son zamanlarda eski hobilerimi geri kazanmaya çalışıyorum. Bunlardan birisi de kitap okumak. Fark ettim ki şu sıralar psikolojik gerilim okumayı çok seviyorum. Hala okumakta olduğum bir kitap var: "Kocamın karısı." Ondan önce de "Kusursuz Yabancı" kitabını okumuştum. Bence şu an okuduğum bir öncekinden daha iyi ilerliyor. Niye bilmiyorum kendimi bildim bileli hep korku ve gerilim türleri beni cezbetmiştir. Kitaplar ya da filmler hiç fark etmez. Mesela en son "Obsession" filmine gittim. Ve bence MÜKEMMELDİ. Gerilimi o kadar iyi vermişlerdi ki oturduğum yerde her yerimin kasılmaktan ağrıdığını hissetmiştim. Sevdiğim şeyleri yapmak bana çok iyi hissettiriyor. Hâlâ sevdiğim şeylerin olduğunu bilmek de.
Hayat, bana gönderdiği insanlarla bir şeyler öğretmeye çalışıyor ama ben hep ana fikri kaçırıyorum
Doğru ve yanlışın çok kolay olmasını istiyorum. Birinin bir hatasında evet bu yanlış diyebilmek, onunla empati yapıp araya griyi sokmamak istiyorum. Kendimi, kendime olan saygımla karşımdaki insana duyduğum vicdan arasında bulmak istemiyorum. Insanlar hiç düşünmüyor, belki de beni bu hale getiren; size olan sevgim yüzünden sizin hatalarınızı haklı çıkarmaya çalışmamdır. Belki de bu yüzden kendime kızıyorumdur, kendimden uzaklaşıyorumdur. Belki de bu yüzden zamanla öfkeli bi insana dönüşmüşümdür. Hiç düşündünüz mü bunu? Ben istiyor muydum böyle birine dönüşmek? En ufak hataya tahammül edemeyen, sürekli bi şeylerden tedirgin olan, bir şeyleri sürekli yanlış yapıyormuş gibi hisseden, normalde olsa yapmayacağı şeyleri anormal bir durum içinde olduğundan yapan ama kendini bu yüzden daha da kötü ve kaybolmuş hisseden birine? Benim hatam neydi peki siz biliyor musunuz, söyleyeyim; kendinden fazla sevmek.
Kaybettiğim hislerimi geri istiyorum.
Gerçekten merak ediyorum, birilerini hafıza sorunları yaşayacak kadar üzen insanlar hayatlarına nasıl devam edebiliyor?
dünyanin en igrenç hissi tek basina sessizce iyilesmeye çalismaktir
"Bazı aşklar aşktan da fazla, bazı aşklar ölümcül hatta."
Bir gün birisi gelir ve seni o kadar kırıcı bi yerden sever ki paramparça olursun. Ve gün gelir o parçalardan bazılarını sırf ilerleyebilmek için, sana ağırlık yaptığı için geride bırakman gerekir. Ama bi yerden sonra o eksik parçalar yüzünden bir daha kendin olamazsın, mutluluk bi türlü sende tutunmaz. İşte bendeki de öyle bir şey. Daimi olmayabilecek bir mutluluk için o kadar yolu geri dönüp parçalarımı mı arasam yoksa eksik bir şekilde, bir gün tamamlanırım umuduyla yola devam mı etsem bilemiyorum.
Onların hayatına hiç yaşamadıkları bir sevgiyi göstermek için girdin, sonra onlar sana neden hiç böyle bir sevgiye sahip olmadıklarını gösterdiler.
"Beni incitmemek için içinde seni durduracak en ufak bir şefkat yok mu?"
İyi niyetimi sürekli suistimal ettikleri için artık insanlardan hiç haz etmiyorum. Kimseye karşı en ufak bir toleransım kalmadı. Geçinmesi zor bi insan oldum. Sırf bu yüzden bile artık kimseyi görmek istemiyorum. Yoruldum. Yalnızım ve bu yalnızlık beni çok üzüyor, bir türlü alışamıyorum. Sevgiye, konuşmaya, anı biriktirmeye bu kadar ihtiyacım olduğundan mı bilmiyorum. Yine de diyorum ki, samimiyetsiz insanlarla uğraşacağına yalnız kalman daha iyi, en azından sana zarar veremezler... Öyle değil mi? İnsanların yokluğu bile bi şekilde insana nasıl zarar verir ki...