Seneler boyunca birbirine uğramayan iki bulut birleşti tekrar, birbirlerine dokundular. Elleri birbirine değdi. Tenlerinde hissettiler dokunuşlarını.
Hissetmeye çalıştılar. Ta ki iki bulut birbirine değdiği anda yayılan ışık akımı onları tekrardan ayırana dek. İlk görüntü belirdi daha sonra ışık. Bazılarını korkutan bazılarının çok sevdiği o görüntü ayırmıştı yine onları. Ne fark ederdi ki? Hep böyle olurdu. Gökyüzünde kim kavuşmak isterse ilk önce hızlı bir görüntü ve ardından gürültülü bir ses onları ayırırdı.
Bir umut demişti aşık bulut. Belki bir umut başka bir ülke de, başka bir şehirde birbirimize dokunmadan da izleyebiliriz. Belki bir umut ayrılmayız.
Bir umut dedi hırslı bulut. Belki bir gün ona dokunduğumda ayrılmamayı başarırız. Ama biliyordu ki bu mümkün değildi.
Aradan seneler geçti. İki bulut tekrar birbirlerini hissetti. Aşık bulut ayrılmamak için onu dokunmadan izlemek için çabaladı, hırslı bulut onu izlemeden dokunmaya.
Yine ayrılmışlardı. Evren onları tekrar ayırmıştı. Biri aşkını içinde sakladı, diğeri hırsının onu ele geçirmesine izin verdi.















