seen from Canada
seen from South Korea

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Russia

seen from Russia
seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from Russia
seen from Ukraine
seen from Ukraine
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
Yar, yardan yara almış.. Hangisini kurtaralım?
Her acı zamanla geçmez.
Her giden mutlaka dönmez.
Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi.
"Yaralarımı saklamanın yolu, bir başkasının yarasını kanatmaktan mı geçiyor?"
Yaralasar - Maral Atmaca
Dolunayın karanlık tarafında oturup aydınlık tarafın ürkütücülüğüne dalmışken, içinde kambur bir cümle filizlendi. Şu an kamburdu belki ama sesli dile getirince bir omurga oluşturmaya başlıyor, sertçe kendi bedenine toslamasına sebep oluyordu.
Gece, umutsuzluklardan doğan zırhını kuşanmış; hiç olmadığı kadar karanlıktı. Gözlerinin içine doğuyordu geceler, ruhunun içinde batıyordu günler. Masanın üstünde bıraktığı kitapları düşündü; hangi sayfayı nereden bükmüştü? Şu an aynı izi boynunda hissetti. Tekrar düşündü; bu seferki görüntü, bir yere yetişecekmiş gibi hızla çevirdiği sayfalardı. Saçında aynı tutuşu hissetti; çeken çekeneydi, onun da nereye sürüklendiği belli değildi.
Kitabı kapattı, ağzında da aynı darbeyi hissetti. Ket vurulmuştu bir kere. Sessizce fısıldadı: "Yeterince darbe aldık, ötesi ihtilal olur." Ona göre sessiz bir fısıltıydı bu; tabii o an yedi kat yerin dibi ve göğün üstü şahit olmasaydı...
İlaç ol yaralarıma,ben rotası şaşırmış bir gemi