RMH
macklin celebrini has autism

izzy's playlists!
we're not kids anymore.

blake kathryn
🪼
dirt enthusiast
will byers stan first human second
I'd rather be in outer space 🛸
Today's Document
AnasAbdin

#extradirty
Game of Thrones Daily
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

tannertan36

roma★
h

oozey mess
tumblr dot com

titsay

seen from Austria
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Belgium

seen from Germany
seen from Mexico

seen from United Kingdom
@antibiyotiksvn
"O MU?BU MU?"oyunu ;
1-Yaşamak mı ölmek mi? 2-Turuncu mu kırmızı mı? 3-Çok hızlı konuşmak mı yoksa yavaş konuşmak mı? 4-Türkçe rap mi yabancı rap mi? 5-Klasik müzik mi metal mi? 6-Pop mu rock mı? 7-Bulutlar mı yıldızlar mı? 8-Dolunay mı hilâl mi? 9-Çekirdek mi patlamış mısır mı? 10-Rihanna mı Shakira mı? 11-Youtube mu Dailymation mu? 12-Wattpad mi We Heart İt mi? 13-Güneş mi Ay mı? 14-Gece mi gündüz mü? 15-Dünya mı yoksa başka gezegenler mi? 16-Arkadaşlar mı aile mi? 17-Mantı mı lahmacun mu? 18-Çikolata mı lolipop mu? 19-Animasyon film mi aksiyon filmi mi? 20-Aile filmi mi macera filmi mi? 21-Geçmiş mi gelecek mi? 22-Kitap okumak mı müzik dinlemek mi? 23-Sevgili mi karı/koca mı? 24-Hayvan mı insan mı? 25-Yer mi gökyüzü mü? 26-Gürültü mü sessizlik mi? 27-Sohbet etmek mi susmak mı? 28-Hp mi anonim mi? 29-Siyah mı beyaz mı? 30-Basketbol mu voleybol mu? 31-Futbol maçı mı tenis maçı mı? 32-Hopörler mi kulaklık mı? 33-Metro mu otobüs mü? 34-Tren mi uçak mı? 35-Aşk mı nefret mi? 36-Sevgi mi aşk mı? 37-Şiir kitabı mı roman mı? 38-Harry Potter mı Voldemort mu? 39-Rebloglamak mı gönderi paylaşmak mı? 40-Uçağın düşmesi mi otobüsün zincirleme bir kazada kurban gitmesi mi? 41-Gençlik mi yaşlılık mı? 42-Çocuk olmak mı genç olmak mı? 43-Büyümek mi küçülmek mi? 44-Resim yapmak mı dans etmek mi? 45-Legolarla oynamak mı bilgisayar oyunu oynamak mı? 46-Mavi mi lacivert mi? 47-Gri mi siyah mı? 48-Erik mi karpuz mu? 49-Portakal suyu mu kola mı? 50-Pencereden hava almak mı balkondan hava almak mı? 51-Ayakkabı mı terlik mi? 52-Halay mı çiftetelli mi? 53-Altın mı gümüş mü? 54-Alyans mı tek taş mı? 55-Şehir mi köy mü? 56-Çimenlik mi yol mu? 57-Film izlemek mi kitap okumak mı? 58-Sinemay gitmek mi yoksa evde bilgisayarda film izlemek mi? 59-Herkese açık mı anonim mi? 60-Kız kanka mı erkek kanka mı? 61-Okul mu dersane mi? 62-Hastane mi karakol mu? 63-Tahta mı beton mu? 64-Menekşe mi sümbül mü? 65-Renkli mi renksiz mi? 66-Galata Kulesi mi yoksa Kız Kulesi mi? 67-Tavuk mu horoz mu? 68-Papağan mı kedi mi? 69-Evde hayvan beslemek mi bitki beslemek mi? 70-Salıncak mı kaydırak mı? 71-Tahteravalli mi yoksa salıncak mı? 72-Dönme dolap mı kamikaze mi? 73-Sevmek mi sevilmek mi? 74-Soğukkanlı olmak mı sıcakkanlı olmak mı? 75-Sosyallik mi asosyallik mi? 76-Yüzmek mi TV izlemek mi? 77-Bisiklet sürmek mi kaykay sürmek mi? 78-Range Rover mı Porsche mi? 79-Patates kızartması mı hamburger mi? 80-Domates mi salatalık mı? 81-Tatlı mı ekşi mi? 82-Kalp mi beyin mi? 83-Karakter mi dış güzellik mi? 84-Yürümek mi arabaya binmek mi? 85-Etek mi pantolon mu? 86-Pantolon mu kapri mi? 87-Elbise mi pijama mı? 88-Yemek yemek mi tumblr mı? 89-Gökyüzü mü deniz mi? 90-Villa mı konak mı? 91-Makarna mı pilav mı? 92-Ayran mı çay mı? 93-Kahve mi çay mı? 94-Dinlemek mi anlatmak mı? 95-Karanlık mı aydınlık mı? 96-Mahalle mi site mi? 97-AVM mi lunapark mı? 98-Pazar mı market mi? 99-Çorapla dolaşmak mı çıplak ayakla dolaşmak mı? 100-Caillou mu Pepee mi?
(NEDENLERİNİ AÇIKLAYARAK CEVAPLAYINIZ.)
“Mutlu olmakla, mutsuz olmanın arasında bir yerde kaybolup gitmekten korkuyorum.”
#leon#matilla
Neden böyle oldu?
Bir şeyler her zaman yanlış gider. Sen çiçeğe su veriyorsun diye çiçek kurumayacak değil. Belki de fazla su vermişsindir; kurur. Sen birini seviyorsun diye o da seni sevecek değil. Belki de fazla sevmişsindir; gider. Her şey güzel olsun istiyorsun diye her şey güzel olmaz. Çünkü her şey her zaman güzel olursa anlamı kalmaz. Bazı şeyler yolunda gitmiyor ve tanrının bir bildiği var. Belki de sevilmediğin için sevilmenin kıymetini anlar ve çok mutlu olursun. Belki de yeni alacağın çiçek sen ölene kadar solmaz. Belki de son gelen bir daha gitmez.
Belki bir gün gelir. Ne dersin?
Sevgili kuş, uçabildiğin kadar uçabilirsin; gökyüzünü sevdiysen. Fakat yağmur yağarsa ve gökyüzü sonbahar olursa o göğe tekrar çıkmak ister misin? Hayır. Ama bil ki güneş yeniden gelir. Görünür olur. O zaman da koşarak mı gidersin? Yoksa alışmak mı istersin? Giden gelir elbet ama geldiğinde alışana kadar canın ne kadar yanacak bilmez misin…
Sahi, Sevgi neydi?..
Her şeyi kendi içinde görmek ve kendini her şeyde görmenin adıymış sevgi… Sonsuzlukmuş, bencil olmamakmış…
Kayıtsız, şartsız ona güvenmekmiş bir de… Nedensizce ve delicesine özlemekmiş, onun yokluğunda… İliklerine kadar duymak, tırnaklarına kadar hissetmekmiş sevgi…
Hayatın anlamı diyorlar ona; yalnız insanların değil, tüm canlıların yaşama sebebiymiş… Öyle bir etkisi varmış ki sevginin, “sen ordan bir ‘canım’ dersin, benim kalbim kaburgalarımın altına sığmaz burada” sözünü hissettirebiliyormuş…
Kalp mi insana “sev” diyen, yoksa yalnızlık mı körükleyen?.. Sahi nedir sevmek, bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?..
Halil Cibran, “Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka” diyor… Mevlana, “Sevgi karanlık bir tünelde yakılan mum ışığı gibidir; size yolunuzu gösterir ama uzakta ne olduğunu söylemez” diyor.
Şems-i Tebrizi, “Sevmeyene karınca yük, sevene filler karınca / Dağı bile taşır insan aşık olunca, inanınca” diyor… Küçük İskender’e göre ise, birini gerçekten sevdin mi; yaşı, ne kadar uzakta olduğu, boyu, kilosu sadece lanet birer sayıymış… Özdemir Erdoğan şarkısında, “Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir / Bazen küçük bir an için ömür bile verilir” diye anlatıyor sevgiyi…
Fuzuli’ye sormuşlar, “Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi?” diye; “Sevmek” demiş.. “Çünkü, sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın”… Nazım Hikmet, “Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzel de darma duman ediyorsun beni” diyor dizelerinde…
Dostoyevski der ki: “Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil; o kişide bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.” Can Yücel, “Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın, bense hep arkandan ağladım” diyor…
Ağlamak için zamanınızın, ağlayacak kimsenizin olmadığı hayatlarda ise sevmek bu denli arsızca, bu denli çok, bu kadar coşkulu yaşanmıyor. Hayata dişlilerin dokunduğu yerden başlarken, çok şey istemedim ben… Aynı büyüklerden bir şey istememek gerektiğini öğreten çocukluğum gibi, hayat da kendisinden çok şey istemememi fısıldadı kulağıma. Öyle kızarak, emir verir gibi değil. Görmüş geçirmiş bir ağabey gibi kolunu omzuma atıp, elinde tespihini sallayarak söyledi. Yani kızmadım, korkmadım, üzülmedim. Samimi bir haldi hayatla aramdaki muhabbet.
Azın/çoğun ne olduğunu öğrendim zamanla. Neye nasıl bakarsan, azlığı-çokluğu bakışının belirlediğini gördüm. Çok sevginin, sözler, hediyeler, maskeler, yapmacık tavırlar olmadığını; utanan bir çift göz olduğunu gösterdi güzel bir kız. Yanında olmanın değil, yolunu gözlemenin ayrı bir sevgi olduğunu anladım. Çok sevgi istemedim. Çünkü sevginin azı – çoğu olmadığını beni her zaman aynı şekilde seven annem gösterdi. Onu kaybettiğimde hayatımın fonunu belirleyen sevgi lugatını daha iyi okuyabildim. Onun gidişi ile emek- sevgi ilişkisi anladım. Bana çok emeği geçti, önce emek vermeyi, sonra sevmeyi öğrenmişim meğer fark etmeden.
İnsanlardan dürüstlük istedim. Çok değil, biraz. Meğer dürüstlüğün azı daha betermiş; bunun beni taşımayacak bir dala tutunmak olduğunu da defalarca düşerek öğrendim.
Kadınlardan da çok şey öğrendim. Öğrettim mi bilmiyorum. Hayatta ne kadar başarılı olursan ol, kadınların seni tam tersi hale sokmak için hiç zorlanmadıklarını gördüm, izledim, dinledim. Güzellikler de onlardan, çirkinlikler de. Belki de bu yüzden onlara hiç küsemedim. Kızdım ama kovamadım, sarıldım ama tutamadım. Az ve çok kavramı hakkında da çok şey öğrendim onlardan.
Az söz ile çok şey anlatmaya çalıştım. Çok söz ile az şey anlatmaya çalıştım. Gördüm ki söylenen sözün azı çoğu fark etmiyor. Söylemek istediğimi gözlerimden okuyanları gördüm. Hatta söylemeyi akıl edemediklerimi bile okuyanları. Çok şey anlatmak isteyip de tek kelime anlatamadıklarım da oldu, hem de çok.
Çok sevdim, çok kızdım. Az ile olan ilişkim bu noktadan sonra zedelendi. Çok şaşırmadım, çünkü hayatta hiçbir şeyin azının kendini gösteremediğini de gördüm. Çok olmak gerekiyordu. Bazen oldum, bazen olamadım. İki laf ettiğim kadınlarda aklım kaldı. Saatlerce konuştuğum kadınlar karşımdayken, gözlerimden onların kayıp gitmesi belki bundandır. Bazılarını gönlümle sarmaladım, bakışlarımla kucakladım, ama onlar sarılmadığım için küstü. Az çok sevdim kısacası. Az olanlar aklımda, çok olanlar geçmişimde. Biraz da bu yüzden az sevmeye başladım galiba. Geride kalmasınlar, aklımda olsunlar diye.
Beni annem kadar sevecek ve babam kadar merak edecek kimse yoksa eğer, kimse bana sevgiden, aşktan söz etmesin diye düşündüm bazen de…
Şimdi ise şairin dediği gibi, çocuk değilim artık; büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de… Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece…
Sevgisiz olmaz elbet… Ne kadarına yetiyorsa yüreğin, o kadar sevmelisin. Onurlu olmalı gelişler. Bir kadının ana oluşu, bir erkeğin adam oluşu gibi asil ve olgun… Omuzların dik, alnın açık tüm kalbinle gelmelisin. Ne kadarına yetiyorsa yüreğin, yettiği kadar sevmelisin. Aklını başından alacak kadar değil, aklı başında olacak kadar sevmelisin.
Senden çok onun ihtiyacı olan bir şeyi ona vermişsen, bu bir hediyedir. Ondan çok senin ihtiyacın olan bir şeyi ona vermişsen, işte bu sevgidir.
Tıpkı Cengiz Aytmatov’un ünlü eseri Selvi Boylum Al Yazmalım’ın unutulmaz repliğindeki gibi, sevgi ne demekti?.. Sevgi iyilikti, dostluktu…
Sevgi emekti.
Nejat Gümüş
Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi... Deki: "Boğazım kuruyana kadar seveceğim seni...
iyi aksamlar 🤣
#canon #severekcekiyoruz #objektifimden #unutulmayacak #bikare #anıyakala (Değirmendere Seki Tepesi)
Sorular hoşuma gidince çevireyim dedim, bu postu gördüğünüz kişiye aşağıdakilerden birini sorun!
1) Müzik çalarını aç, karıştır tuşuna bas ve karşına çıkan ilk altı şarkıyı buraya yaz.
2) Dünyanın herhangi bir yerinden biriyle tanışabilecek olsaydın, kim olmasını isterdin?
3) En yakınındaki kitabı al, sayfa 23’ü aç ve 17. cümleyi buraya yaz.
4) En çok ne hakkında düşünürsün?
5) Hakkında yazılmış bir şarkı veya şiir var mı?
6) Garip fobilerin var mı?
7) İnancın ne?
8) Eğer dışarıdaysan genellikle ne yapıyor olursun?
9) Kolay ama zor. Favori grubun?
10) En son söylediğin yalan neydi?
11) Karmaya inanıyor musun?
12) URL’n ne anlama geliyor?
13) En büyük zayıflığın ve en kuvvetli yanın neler?
14) Celebrity crush’ın kim?
15) Öfkeni nasıl belli edersin?
16) Herhangi bir şeyin koleksiyonunu yapıyor musun?
17) Bugün olduğun kişiyle mutlu musun?
18) Nefret ettiğin ve sevdiğin birer sesi söyler misin?
19) En büyük keşken nedir?
20) Hayaletlere inanıyor musun? Ya da uzaylılara?
21) Sağ kolunu ileri uzat, ilk neye dokundun? Aynı şeyi sol kolun için de yap.
22) Havayı kokla. Ne kokusu alıyorsun?
23) Gittiğin en kötü yer neresiydi?
24) Karşı cinsten en çekici şarkıcı/şarkıcılar?
25) Sana göre hayatın anlamı nedir?
26) Araba kullanıyor musun? Öyleyse, hiç kaza yaptın mı?
27) İzlediğin en son film neydi?
28) Bugüne kadar yaşadığın en kötü yaralanma neydi?
29) Şu an hiç takıntın var mı?
30) Hakkında dedikodu yayıldığı oldu mu?
31) Sana yanlış davranan insanlara karşı kin besler misin?
32) Burcun nedir?
33) Satın aldığın en son şey neydi?
34) Aşk mı şehvet mi?
35) İlişkin var mı?
36) Bugüne kadar kaç ilişkin oldu?
37) İnsanların senden hoşlanmasını sağlayacak gizli silahın ne?
38) En iyi arkadaşın nerede?
39) Dün gece yarısı ne yapıyordun?
40) Sahip olmak isteyeceğin türden bir arkadaş mısın?
41) Sokakta iş yerine doğru yürüyorsun. Sokağın yan tarafındaki kanalda boğulmak üzere olan bir köpek var. Patronun bir kez daha geç kalırsan kovulacağını söyledi. Ne yaparsın?
42) Doktorun ofisindesin ve sana en fazla bir aylık ömrün kaldığını söyledi. A) Yakında öleceğini insanlara söyler miydin? B) Kalan günlerinde ne yapardın? C) Korkar mıydın?
43) Duyar duymaz seni mutlu eden şarkı nedir?
44) Sana göre bir ilişkiyi harika kılan nedir?
45) Kalbini nasıl kazanabilirim?
46) Delilik daha fazla yaratıcılığa sebep olur mu?
47) Bugüne kadar kendi başına verdiğin en iyi karar neydi?
48) Mezar taşında ne yazmasını isterdin?
49) “Kalp” kelimesini duyduğun anda aklına ilk gelen şeyi yaz.
50) Klasik bir soru; favori rengin/renklerin neler?
51) Masaüstü arka planıda ne var?
52) Bir tuşa bastığın anda dünyadaki herhangi birini patlatabilecek olsaydın, kim olmasını isterdin?
53) Hangi sorunun doğru cevabını vermekten korkardın?
54) Yanlışlıkla radyoaktif bir sebze yedin. Tatları gayet iyiydi, daha da iyi olansa sana senin seçiminle bir süper güç vermesi! Bu güç ne olurdu?
55) Hayatının herhangi bir anını yeniden yaşama şansın var. Ancak bu an yarım saat ile sınırlı. Geçmişinin hangi yarım saatini tekrar yaşamak isterdin?
56) Geçmişindeki korkunç bir tecrübeyi silebilirsin. Hangi tecrübe olmasını isterdin?
57) Bir müzik sanatçısı ile ilişkiye girme şansın var. Kim olurdu?
58) Herhangi bir yere gidebilecek bir uçak biletin var. Hemen şimdi gitmek zorundasın. Nereye gidiyorsun?
59) Hiç uçakta bulundun mu?
60) Favori beş ünlünün adını yaz.
beklerim 🌿
canım sıkkın 😓
Ne zaman çocukluğum düşse aklıma, salçalı ekmek çeker canım.
İsteyen var mı ?
Şiir ve Seslendirme : Yunus Emre URAL
yuregine saglık Yunus Emre URAL
Patronuma; “Yeni arabanız çok güzeI.” dedim. O da bana; “Eğer kendine hedefIer koyar, çok çalışır ve işini iyi yaparsan öbür sene daha iyisini alabilirim.” dedi.
Demliğe yansımış olsaydı hani varlığın,
Yazmazdım ben de böyle deli deli şeyler.
Yoksun ne yapayım ?
Yok’sun..
Şiir ve Seslendirme : Yunus Emre URAL
🙈👏👏👏👏👏👏👏
Gönülden dile naçizane dökülen mısralar.
Kanat çırpmayı öğrettim unutan tüm kuşlara ve farkına vardım ki uçmayı en çok ben arzuluyormuşum.
Hoş geldin ben… Hoş geldin sen…
Söz ve seslendirme : Yunus Emre Ural
muhtesemmm 👏👏👏😓😓😓