Blow a kiss fire a gun
TVSTRANGERTHINGS
wallacepolsom
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Kiana Khansmith

pixel skylines
Stranger Things
occasionally subtle
Peter Solarz
he wasn't even looking at me and he found me
cherry valley forever
sheepfilms
Xuebing Du

Product Placement

No title available
YOU ARE THE REASON
Show & Tell

roma★
hello vonnie

tannertan36

seen from Bangladesh
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Bangladesh

seen from New Zealand
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from South Africa
seen from Germany
seen from Iraq

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Portugal
@aycabektaas
Blow a kiss fire a gun
MMM MIGROS
bu saatten sonra yediğim darbelere üzülecek değilim. gelirsiniz, gidersiniz, sevmezsiniz. isterseniz yalanlarla karargah da kurabilirsiniz ama sakın düşmeyin, önceki gibi tutarsam şerefsizim.
-Diyelim ki gitmedim. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? + Sevişirdik. - Başka? + Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. Sonra dışarı çıkardık. Dışarda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyarete giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra.. sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık. - Ne dersin bir çay daha içelim mi? + Ben daha fazla çay içmek istemiyorum.
Bir Hiç..
Hala bir umut arıyorum, hala bir ışık, hala bir arayış peşindeyim. İsmimin o rehberde olmasının bile bir önemi olmadığını söylüyor. Bana “Bunun benim için bir önemi yok” diye söylüyor. Söylesenize bu ne derece sevilmemek. Bunu nasıl yapıyorlar. Bir insanı bu derece nasıl bir hiçmiş gibi aynı yerden defalarca kırabiliyorlar. Buna vicdanınız nasıl el veriyor. Bunu nasıl başarabiliyorsunuz. Kırıldım. Defalarca hep aynı yerden bir umut ararken kırıldım. Umudu arıyordum. Aradığım tek şey aslında Bir Hiçmiş..
..
Saklı gerçeklerin gölgesinde ..
Kaan Doğan çok güzel özetlemiş: İnsan sevildiğine çok inanır, en çok inancı boşa çıkınca yaralanır.
(via iyihissedemiyoruz)
Herşeyini en ince ayrıntısına kadar ezberlediğim adama ismimi sorun hatırlamaz işte öyle güzel sevilmedim ..
☠️☠️
“Çünkü hafıza yaşamak içindir.”
“fark etmişsinizdir farkında olmak baya ağır.”