“Ruhumun söyleyeceği birşey varsa, onu dinlemem gerekir, karşılıklı konuşacağım hiç kimse yok.”
Beşinci Dağ, Paulo Coelho
he wasn't even looking at me and he found me

roma★

Origami Around
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Kaledo Art

tannertan36
Cosmic Funnies

Product Placement
Claire Keane
Alisa U Zemlji Chuda
Peter Solarz

pixel skylines
todays bird
No title available
almost home

Discoholic 🪩
d e v o n
art blog(derogatory)
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Saudi Arabia

seen from Canada

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Japan
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
@bayandengesiz
“Ruhumun söyleyeceği birşey varsa, onu dinlemem gerekir, karşılıklı konuşacağım hiç kimse yok.”
Beşinci Dağ, Paulo Coelho
İki ucu keskin bir bıçak gibi, onun gibi işte, neresinden tutsan pişman eder seni...
“Nerede olduğunu, bunca yıl ne yaptığını, niye beni hiç aramadığını sormayacağım. Çok sevineceğim dönüşüne, kalbim dayanırsa. Bir de ‘Artık gitme!’ diyeceğim fısıltıyla. Sensiz gecelerde çok korktum.”
“Derdimi kendime saklamak beni hasta ediyor ve hasta insanların nasıl ahmak olduklarını ya da sağlıklı insanlara nasıl aptal göründüklerini bilirsiniz."
-Stefan Zweig, Amok Koşucusu
“Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben. Biz artık geçmiş zamanız. Bir anlık öfke, binlerce sahne.”
— John Steinbeck - Gazap Üzümleri
“Ben deriyle kaplı bir acı yığınıyım.”
John Steinbeck / Gazap Üzümleri (s.268)
“Bilmiyorum. Birden bir şey oldu bana.
Dayanamam gibi geldi.
Parçalanırım gibi.”
Kendini yetmiş yedinci kattan bile isteye atıp kimi suçlayabilirsin
Sormaktan korktuğunu sorup, o korktuğun cevabı alana dek içindeki cehennem ateşi sönmeyecek.
kalabalığı yararak geçerken nasıl kimseye dokunmamak mümkün değilse insanlar beklentileriyle, yorumlarıyla, gözleriyse, sözleriyle yorarken kalplerini kırmadan aralarından sıyrılmam mümkün değil. birine olmasa diğerine, birinin olmasa diğerinin.
öfkelisin. hissettiğin devasa eksiklik, hayatın sana verdikleri ve vermedikleri seni böyle biri yaptı. kolay değildi, kolay olmayacak ama nolur artık kızma.
her şeyin farkındayım. bu dünyadaki her şeyin geçici olduğunun. insanları ne kadar tanırsak tanıyalım yine de bir gün çıkıp hiç beklemediğimiz bir şey yapabileceklerinin ya da söyleyebileceklerinin. bugün zır zır ağladığım şeye birkaç zaman sonra gülüp geçeceğimin. aslında baktığın zaman çok küçük şeyleri büyüttüğümün. gerçekte yaşanan hiçbir şeyin hayal ettiğim kadar güzel olamayacağının. kalbimizi en çok en sevdiklerimizin kıracağının. her şeyin farkındayım her şeyin ama yine de
Herkes üç yaşam sürer. İlki saflığın yitirilmesiyle, ikincisi masumiyetin yitirilmesiyle, üçüncüsü ise bizzat hayatın yitirilmesiyle sonuçlanır. Bu üç aşamanın yaşanması kaçınılmazdır. Önce yaşını alacaksın, sonra dönüştüğün kişi, karşında duran adam olup çıkacak.
Dark
-niye huzursuzsun sen?
+çünkü… kafamın içindeki bitmek bilmeyen kavgalarda hep ben haklı çıkıyorum. vıdı vıdı vıdı vıdı vıdı vıdı, kulaklarım uğulduyor düşüncelerimden. kafamın içindeki kavgalarda herkesin ağzının payını veriyorum, kimsenin gözünün yaşına bakmıyorum! neden? demek kendimi en büyük kavgaya hazırlıyorum. bıçaklar bilendi demek.
sultan makamı
“Bir yerde okumuştum, Mösyö Boustouler, tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altında yatarken neresi aşağısı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz. İşte kendimi aynen böyle hissediyordum, yönünü şaşırmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum.”
— Ve Dağlar Yankılandı (via sevgiliplath)
“aynı anda iki yerde olabilseydim, şuan iki kez yanındaydım.”