Sen neden hep beni endisede birakiyosun ortaliktan kayboluyosun ben seni sabaha kadar biyerde cevrimici olmani beklemek zorundamiyim ya kendimi avuttumgum tek sey hayatta olman sende beni buna mahkum ediyosun lanet olsun haberin bile yok
Claire Keane
Keni

PR's Tumblrdome
$LAYYYTER
YOU ARE THE REASON
KIROKAZE
No title available

❣ Chile in a Photography ❣

@theartofmadeline
Stranger Things
we're not kids anymore.
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
cherry valley forever
dirt enthusiast
AnasAbdin

Origami Around

#extradirty
🪼
noise dept.
tumblr dot com
seen from Netherlands

seen from Türkiye
seen from France
seen from France
seen from Japan

seen from United States
seen from France
seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia
seen from Türkiye
seen from Lithuania
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Paraguay
seen from Paraguay
seen from Paraguay
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
@bekleyenbiri
Sen neden hep beni endisede birakiyosun ortaliktan kayboluyosun ben seni sabaha kadar biyerde cevrimici olmani beklemek zorundamiyim ya kendimi avuttumgum tek sey hayatta olman sende beni buna mahkum ediyosun lanet olsun haberin bile yok
Tuhaf olanı da, bu kadar canımı yakmana rağmen, hiçbir zaman yanlış insan olduğunu düşünmedim.
Un Ete Brülant
(via icimizdekiyalnizlik)
Hiçbir zaman ...
Sol yanım sancıyor hissediyor musun ?
Insanin kalbiyle akli tartisir mi hic ? Konu sen olunca tartisiyolar iste
"Gidipte bir daha dönmeyeceksen al ömrümü koy ömrünün üstüne senden gelsin ölüm başım üstüne"
En saf duyguları hiçe sayılınca insan tekrar birine masum olmak istemiyor.
(via icimizdekiyalnizlik)
Lan deli gibi koru korune sevdim ben seni bunu bile bile nasil nasil ?
Buz gibi havada gozlerimden suzulen sicacik gozyasisin.
Eden bulur ne yasattiysa onlar da yasar diyolar da ben onun bana yasattiklarini yasamasina bile kiyamam
Sen beni seni beklemeye hapsettin ben serbet kalmak istemiyorum .S.B
Benim günahım neydi ?
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak…
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
Sokağa fırlayacaksınız…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz…
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
“Önemli olan sağlık”
“Yaşamak güzel”
“Boş ver, her şey unutulur”
Siz hiçbirini duymayacaksınız…
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hâle geleceksiniz.
O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz…
“Ölüme çare bulundu” ya da “Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp “Ne dedin?” diye sormayacaksınız…
Yalnız kalmak isteyeceksiniz…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksiniz… Neredeyse dakika dakika… Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz… Gittiğiniz yerlere gitmek…
Bu size hiç iyi gelmeyecek… Ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız… Aslında kurtulmak istediğiniz hâlde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.
Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz…
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz…
Herkesi ona benzetip, kimseyi onun yerine koyamayacaksınız…
Hiçbir şey oyalamayacak sizi…
İlaçlara sığınacaksınız… Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan… Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceksiniz… Bazen de ‘‘Hiç güneş doğmasa’’ diyeceksiniz.
Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler…
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz…
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz… Nafile… Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz… Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz…
Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz… Aramayacağını bile bile… Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek… Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla…
Yüreğiniz burkulacak…
Canınız yanacak…
Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden…
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız… Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz…
Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz… Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut… Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu… Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak…
Gelgitler içinde yaşayacaksınız…
Buna yaşamak denirse…
Razı mısınız bütün bunlara?
O zaman aşık olabilirsiniz…
Bu duygulari hic anlayamayacaklara ... bunlari yasayana saygi duymayanlara ...
Hic sordu mu acaba kendine " o bana ne yapti da ben ona bunlari yasatiyorum " diye
Ona ates lazimmis o da beni yakti iste .
Once ona olan askimin kullerini harladi alevlendirince de cekip gitti iste ates lazimmis heralde .
Niye ?
Biliyorum bigun tekrar geliceksin yada ben cok bekliycem