Salamanca | Spain (by Nacho Coca)
Follow me on Instagram
I'd rather be in outer space 🛸

Game Changer & Make Some Noise
Show & Tell
Not today Justin
noise dept.
Claire Keane
tumblr dot com
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
almost home
Cookie Run:Kingdom Official!

bliss lane
🪼
art blog(derogatory)
No title available
macklin celebrini has autism
The Bowery Presents
Lint Roller? I Barely Know Her
h

❣ Chile in a Photography ❣

titsay
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Kazakhstan
seen from India

seen from France

seen from United States
seen from Argentina

seen from Poland
seen from Mexico
seen from Argentina

seen from France

seen from Germany

seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Bangladesh

seen from China
seen from Japan
@bendenizhatice
Salamanca | Spain (by Nacho Coca)
Follow me on Instagram
What if we lived in a world where giant cats and dogs roamed the earth?
What I wouldn’t give for a docile bear the size of a house
The gentleman and the chickadee are perfect.
Ben hayatımda bir insanı, bir işi ya da herhangi bir şeyi gerçekten benimsemişsem onun için elimden gelen her şeyi yaparım. Gerçekten en güvendiğim yönlerimden biridir bu.
Gece hafif esen balkonda üzerinde hırkayla oturup saatlerce müzik dinleme zamanları geldi. Her şeyi enine boyuna düşünüp güzel kararlar alma havaları bunlar.
Dilerim hayatınıza egolarından arınmış, düşünerek konuşan, aranızda kilometrelerce mesafe olmasına rağmen yanınızdaymış hissi veren, kaybetmemek, incitmemek için itinalı davranan, ne kadar teşekkür etseniz de az geleceği insanlar girer. Çünkü yaşamın en kolay yanı bu güzel insanlar.
“O tarla çoktan yanıp küle dönmüş ama sen ısrarla çiçeklerin açmasını bekliyorsun, bu umuttur.”
kendinizi insanların sığınıp yerleşebileceği bir eve çevirirseniz, başta bir mucize kadar mükemmel saydıkları evin, zamanla çatlaklarını incelemeye başlarlar. kırık camlarından yakınırlar. ve artık dışarısı eskisi kadar korkunç görünmediği zaman, giderler. açık kapılara kimse minnet duymaz.
asdfghjk
Dile getirmek istediklerimi kelimelere dökmüş arkadaş*
Ben hiç kimseye kızamıyorum. Bana kızdıklarında onları kızdırdım diye kendime kızıyorum, bana güldüklerinde kendimi elaleme güldürdüm diye kendime kızıyorum, beni dinlemediklerinde beni dinlemeyecek olanlara derdimi anlatıyorum diye yine kendime kızıyorum, otobüste kırık koltuğa oturdum diye, cümleyi yanlış kurdum diye, gereksiz para harcadım diye, kendime verdiğim sözleri tutamıyorum diye sadece kendime kızıyorum. Sadece kendimden mesulüm. Dedim ya daha önce, eve bir tek ben dönüyorum tek başıma.
“bir insanın bir insana duyduğu şu aşka bakın. sanki bir halkın tüm özgürlük umutları filizlenir.”
Feminist değilim. Sadece, kız çocuklarının diri diri gömüldüğü bir bataklığın içinde kızını omuzlarına alıp o bataklığın sokaklarında gezdiren Peygamber(ﷺ)‘in ümmetiyim.
yusuf öldüğünde iki selâ verildi diyorlar. birincisi yusuf, ikincisi züleyha için.
Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar.
l Ernesto Che Guevara
İnsanların değişmesi kaçınılmaz olmasının yanı sıra gereklidir de. Düşünsene, başından bir sürü olay geçiyor; seviniyorsun, üzülüyorsun, heyecanlanıyorsun… Ama tüm bunlara hep aynı tepkiyi verip ortalama yetmiş yıllık ömrünü hep aynı düzlükte yaşaman isteniyor. Madem farklı olaylar yaşıyorum, farklı duygulara kapılıyorum o zaman yaşadıklarım beni ben izin vermesem de değiştirir. Önemli olansa değişsem bile yanımda kalan bir avuç insandır.