En çok o sevdi beni diyebilecek misin?
todays bird
Show & Tell

Origami Around

Product Placement
RMH
d e v o n

Love Begins
trying on a metaphor

No title available

shark vs the universe
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Lint Roller? I Barely Know Her
macklin celebrini has autism

No title available
I'd rather be in outer space 🛸
noise dept.

gracie abrams
Sweet Seals For You, Always

PR's Tumblrdome
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Netherlands
seen from T1

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from T1

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States

seen from T1
seen from Portugal

seen from Malaysia

seen from Malaysia
@berlin-nin-delisi
En çok o sevdi beni diyebilecek misin?
Özgürlük, mutlu olduğun yerde olmaktır!!!
"Hiç sevmedi diyemedim, korktu dedim, kaçtı dedim, nedenleri vardı dedim, sevmedin diyemedim. Beni yine haksız çıkardın. Sevmedin, hiç.."
''Mutluluğunun kaybettiğin yerde arama''
Güçsüz değilsin, sadece insansın. Her şeyle savaşamazsın. Her konuda en iyisini yapamazsın. Her zaman mantıklı davranamazsın.
Bazen akışına bırakmak gerekir. Bazen savaşmak ve kazanmak yerine yenilgiyi kabul etmek gerekir. Çünkü dünya, yapmak istediklerimizden, kontrol edebileceklerimizden ve gücümüzün yetebileceğinden daha fazlasını içerir.
Sonuç değişmese de birçok insan hep aynı yöntemi denemeye devam eder. Sen de bunu yaparsan her seferinde kendini daha öfkeli, daha mutsuz hissedeceksin.
Bu kitapta, mutluluğunun kaybettiğin yerde olmadığını anlatmaya çalıştım. Eğer yeterince uğraştığını düşünüyorsan ve sonuç alamıyorsan, artık yola çıkma zamanı gelmiştir.
İşte bu yola çıkma sürecine kabullenme diyorum.
Zayıflıklarını, insanları, dünyayı ve duygularını kabullendikçe güçleneceksin. Hafifledikçe ağırlaşacaksın.
Bu kitabın anlatmaya çalıştıklarını tek cümleyle özetle deselerdi şöyle cevap verirdim: "Olan oldu şimdi ne yapabilirim?"
Kabullenerek nasıl güçleneceğini keşfedeceğin bir yolculuğa var mısın?
Bugünkü aklım olsaydı dün yaptıklarımı yapmazdım, ama dün yaptıklarımı yapmasaydım bugünkü aklım olmazdı.
Seni bana yazan kader...
yazdığını bozan kader...
Bende seni…
Biliyorum ‘‘bende seni özledim‘‘ dediğine hiç bir zaman duymayacağım!
Oysa ben seni öyle özlüyorum ki…
Öfke ile kalkan, zarar ile oturur!
19 yıl önce öfke ile hareket ettim ve 19 yıldır zararını çekiyorum! Tek tesselim, canımdan çok sevdiğim o üç kişi, işte bu yüzden ne pahsına olursa olsun, alıp başını gitmiyorsun..
GELECEĞİNİ BİLİYORDUM
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutmayacak ateş yağmuru altındaydılar.Tam cepheden dışarı doğru bir hale yaptığı sırada başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, Delirdin mi? gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Artık onun için yapacak hiçbir şey yok. Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma sakın! Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini cepheden dışarı attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker, yaralı arkadaşını kurtaramamıştı siperde kalan arkadaşı dedi ki: Sana deymez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın. Değdi, dedi, gözleri dolarak asker,DeğdiNasıl değdi? Bu adam ölmüş, görmüyor musun? Yinede deydi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için.Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
Geleceğini biliyordum Geleceğini biliyordum
Mutluluğun Peşinden Gitmek
500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı. Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…mutluluğun peşinden gitmek.
”Tiffany Moore