Yaralarım benden önce de vardı. Ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum.

★
Misplaced Lens Cap
One Nice Bug Per Day
Game of Thrones Daily
AnasAbdin
Monterey Bay Aquarium

izzy's playlists!

titsay

No title available
Jules of Nature

pixel skylines

❣ Chile in a Photography ❣
we're not kids anymore.
🪼
occasionally subtle
YOU ARE THE REASON
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
wallacepolsom

Andulka

Love Begins

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Finland

seen from South Africa
seen from Germany
seen from Slovenia

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from Netherlands

seen from South Korea

seen from United States

seen from United States

seen from Finland
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from South Africa
@birkucukumay
Yaralarım benden önce de vardı. Ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum.
Aslını unutma; Aslını Aslı -nı.
allahım bu “bakalım bunu da aşabilecek mi?” felsefen beni yoruyor..
Sessizce durdum gürültünün içinde. Varlığının anlamlandırdığı her hücrem, büyük bir savaş içerisinde insanlığa karşı. Dışım gülünç gözükecek derecede dingin, içim ölümümü ilan edecek bir din. Sessizce durdum gürültünün içinde. Varlığını anlamlandırabilmekti gayem, yokluğunun içinde. Ve her dokunuşunda yüzlerce hücremi nefessiz bırakacak kadar yakındı gölgen, beynimin içinde. -Umay
Yürüyorum, Adım Umay, Adım adım; Yürüyorum. Doğrusal uzanan, engellerle dolu, bomboş kaldırımlarda. Gökyüzüne paralel, Kendime dik, Yürüyorum. Delik deşik zihinlerin en derin tabiatlarında, Sayamadım kaç adım. Sayamadım kaç kez adım geçti bir boşluk anında. Su aktı, Kaç kez ıslandık Tanrım? Daha kaç kez kopkoyu bilinmezliklerde sırılsıklam gezecek bu beden? Sallanan beton yığınları üzerinde dimdik durmaya çalışan ruhlar, Kaybederek kaybolacaklar. Tanrım bitiyoruz. Yeniden nefes alıp, durmadan kesiyoruz. Gidecek yerimiz çok, Müzik kutusu diyaframımı çevirip kurarken, Sesler boğazıma yapışıyor da, gülüyorum. Sen yağmurlar yağdırıyorsun, ben bir damla yaş akıtamadığımdan, Gülüyorum. Mırıldanarak. -Umay
I need sleep.
Evrenin gerçeküstücülüğünün baş yapıtı.
Ensemde taşıdığım gözleri kokluyorum. Soluksuz beyaz yüzeylere dokunuyor parmak uçlarım.
Durmadan beni takip edip duran bu, Bu neyin nesi?
Gök uçlarında parmak uçlarımda yürürken, ses çıkarmak istemeyişimi anlıyor musun Tanrım? Anlıyor musun tamdım. Tam ve bir adım geride. -eksi eksiklerdeyim.
Kuruntulu tavrım bundan. Kuruntulu tavrım, Kurum dolu, nefes borumdan içeriye çektiğim katran gibi soluklarda, Kavruldum Tanrım.
Ses etme sus- Sus ve in. Beline bağladığın güvencen; ipin. Kopmasın sakın; Beni kuyunun en dibinde oturmuş ararken. Yoksa bir daha varamayız Gökyüzüne. Gök yüzüne Ve gök yüzüme Değemez bir daha.
-Umay
Evvela şu ellerinizdekileri bırakıp el izlerinizle tanışın önce. Neler yaşandı, tüketmekten öte nereye vardı? Bir sorun önce sonsuz doymaz tavrınız arkasındaki korkunç gerçeği. Neydi sahiden sorun?
Çok da mühim değil, bu evrede ellerinizle müdahale ettiğiniz çarpıcı unsur zannedilen gereksiz detayların zihninizi kurcalıyor oluşu. Çok da mümkün değil, idrak edebilme ihtimaliniz. Çünkü yoksunuz, Çünkü yoksun'uz.
Turgut Uyar
Dip.
U: Beni yukarı çekmen için elimi uzatmıştım. Tutmadın.
*: Dipteyken, seni nasıl yukarı çekebilirim?
U: Farklı diplerdeki insanlar, birbirlerini yukarı çekebilirler; isterlerse eğer.
"Oh, no never come back to me. Oh no, never come back to me." Dön demenin en hüzünlü ve zor hali.