YouTube'da "Aynı Göğün Ezgisi - Büyüdün Bebeğim" videosunu izleyin
The Bright Sessions
noise dept.
Keni
Mike Driver
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available

if i look back, i am lost
art blog(derogatory)
YOU ARE THE REASON
Cosmic Funnies

Origami Around

Product Placement
One Nice Bug Per Day
Fieri Frames

Love Begins
ojovivo
Monterey Bay Aquarium

Jar Jar Binks Fan Club
Cookie Run:Kingdom Official!
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Argentina
seen from Nepal

seen from Albania

seen from United States
seen from Iraq

seen from Indonesia

seen from China
seen from Colombia
seen from Japan
seen from United States
seen from Belgium
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Poland

seen from Jamaica
seen from Colombia
seen from Malaysia
@blog-hicsizlige
YouTube'da "Aynı Göğün Ezgisi - Büyüdün Bebeğim" videosunu izleyin
Giriş kısmının mükemmelliği, genel konsepti ise amy winehouse gibi ama değil
“bana ikimiz aynı insanmışız gibi baktı. ben onun devamıymışım gibi.”
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını.. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında.. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde.. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine.. Gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kaküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti.. Ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken. Bütün öksüzlerin kederiyle baktım yüzüne, ne zaman geleceği düşündüysem. Bir haksızlığı haykıran herkese senin soluğunu verdim. Bütün hapislerin penceresi yaptım seni. Sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterdim, bir özür, bir bağışlanma umuduyla.. Kirpiklerinin ömrüme açtığı yolda yaptım bütün kavgalarımı. Söze inandım, gövdene ondan çok.. Dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu. Alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca.. Çocuklar dünya karşısında yenik büyüyordu.. Babalarından başka doğru bilmeden yaşlanıyordu erkekler. Çarşılar evleri çoktan teslim almıştı. Kızlar şarkısını kimseye söyleyemiyordu. Sokaklardan esen güneş değil, geri çekilme duygusuydu. Annelerin sütünde ışık yoktu. Kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi. Güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. Kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes.. Koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. İncelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti. Şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu.. Gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi.. Seni korumak için karşı durdum tüm bunlara. Dünyayı senden geçirerek sevdim. Geri çekilmem yakışmazdı seni sevmeme.. Günlerdir yoksun. Öfkeni bile özledim. Nasıl bir uzaklıktan geleceksin bilemiyorum. Ayrılıktan medet umar oldum. Kaşlarının işaret ettiği yerde duracağım. Kararan gümüşler gibi duracağım. Bir ülkenin acılarına tutunarak özür dileyeceğim.. Işıklı bir korunak arayacağım sesinin kıvrımlarında.. 'Gelmen iyiliktir' diyeceğim.. Yüreğimden başka yanıtım olmayacak.. Bir sorudan bir soruya vuracağım seni yine.. Dünyanın bütün yağmurları yağacak iki söz arasında.. Ellerimi geçmişe mi geleceğe mi koyacağımı şaşıracağım.. Küller altındaki köz için bir yudum soluk isteyeceğim.. 'Aşk iki kişiliktir' sözünü düşüneceğim uzun uzun.. Kalkıp pencereden hayata bakacağım.. Alnından öptüğüm yerde ülkemsin, ağzından öptüğüm yerde kadınım, diyeceğim.. Bir gülüşünle çıkıp caddeleri dolduracağım.. Ömrümden öteye taşıdığım çocuk.. Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim..
aciyla geçtigim yoldan geçiyorsun izlerime rastliyorsun, biraktiklarima, orada o yolda çekmistim ruhumu patlatan fitili benden savrulan parçalar kurusa da, izleri var hala yolun kenarinda. izini sür yolun, acinin ormani büyütür insani vakit genistir, ufuk sandigindan daha yakin aciyla geçtigim yoldan geçiyorsun, ustasi olacaksin içine gerdigin tellerin hangi siziyla titrer içinde, hangi sesle büyük bir ask, hangi sesle ölür, bileceksin. ne zamandi bilmiyorum. yasadiklarindan sana kalan tortu, seni oldugun yere çakan, oldugun yerde firtina koparan korku. kendi sarmalinda döndün, döndün, sanma ki daha dönmeyeceksin kalsan da bir yer için, aslinda hep gidiyorsun. simdi, acinin ormanindan geçiyorsun her sey bir daha kanasa da ne geçtigin yola ne sana dokunabilirim ben geç melegim, senin de sarkilarin olsun içindeki telleri titreten.
#BirhanKeskin#İz
-Kafa dediğin eskir,ihtiyarlar,ölür bile insan ölmeden,dedi. Sonra kalbini gösterdi: -Eskimeyen,eksilmeyen sey burdadir. Sustu. Koca adam,barut gibi adam,köyde kimsenin sevmediği ,hoslanmadigi adam. -Ölüsünü burada bulunca agladim,dedi... -Bu yürek,bizim yüreğimiz,bir tahtası eksiklerin yüreğidir..
ah çeker..
Seni yalnızlığından tanıdım Kirpikleri kırık çocuk Çiğneyip durduğun dudaklarından. Gözlerin küllenmiş yangın yeriydi Bir eylül göğünün bulut kümeleri Donuk bakışlarında; Hüznün nasıl da benziyordu Benim ilkgençliğime Ellerinden tanıdım seni Yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. Bir uzak boşloğa yağmur yağıyordu -Anılardan anılara ince çizikler…- Yüzün bir türkü sonrasının Kederli dalgınlığında; Güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum Ağıt gibi bir alay dudak uçlarında Gücenik duruşundan tanıdım seni. Seni kendimden tanıdım çocuk; Yüreği sürekli çiğnenen bir yol Gövdesi acılardan acılara köprü… Biraz öfke, biraz umut, çokça onur Olan kendimden. Eğildim öptüm yıkık alnından Uzaktın, kıyamadım sessizliğine Biraz daha dedim içimden, biraz daha; Gün olur, onuru güzel çocuk Acı da yakışır insanın yüreğine.
"Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim.."
elimde kus ölüsü..
...bugün de ince, bugün de kırıldı kırılacak bugün de tam nerede kalmışsam.
#edip cansever
Unutulan şarkıların son söylendiği Geceler vardır hani Bir daha söylense de Ne ses, o ses Ne gece, o gece… Hani keder zehir gibi akar gece boyu Uyumak en güzelidir zamanların Hani bazen üşümek yanmaya eştir Sevmek en güzel şarkıdır Seni özlemek en kötü zamandır.
#ahmettelli
Zaman akişta..
Böyle olması gerekiyormuş demek ki dedim. İnsan götünü de yırtsa değiştiremeyeceği şeyleri değiştiremiyormuş dedim. Yine çok ağladım. Sabır dedim, sabrettim. Bir gün bütün bunlar bitecek elbet. Öyle veya böyle. Bitecek. Sözüm olsun, o zaman radikal bir karar alıp içkiyi bırakacağım.
Ali Lidar (via denizmavisine)
Sen yıkıldın altinda göğün, yandin kucuk bir pervane gibi.ahh kücük bir pervane gibi..
#SabahattinAli #kurkmantolumadonna
Tuncel Kurtiz ve Dostları - Nejat İşler Ne yapalım paramız yoksa Şarabımız bitince yağmura çıkarız Kim güzelleşmiyor öpüşünce
kim güzelleşmiyor sizin gibi güzel insanlarla.. e be Tuncel abi erken erken orada da mı ağırlayacaksın Nejat’ı.
"Günün ‘her şey’lerini geçiyorum şimdi, kendime iyilikler söyleyerek Tane tane başkalıklar bırakarak arkamdaBirinde bir umulmazlık olan, birinde bir kargaşalık sallananBaşkalıklar bırakıyorumVe yürürlükten kalkmış bir sözü tekrarlıyorum: Sevin ki her şey olurSevin ki her şey olurOlmuyor, biliyorum."
Edip Cansever