Yangelmişim dizboyu sulara
Monterey Bay Aquarium

oozey mess
d e v o n
will byers stan first human second
wallacepolsom
Sade Olutola

Discoholic 🪩
NASA
Three Goblin Art

titsay
Lint Roller? I Barely Know Her
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
I'd rather be in outer space 🛸
KIROKAZE
No title available
No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Jules of Nature

No title available
seen from United States

seen from United States
seen from Tunisia
seen from Ireland

seen from South Korea
seen from Paraguay
seen from Paraguay

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Ireland

seen from United Kingdom
@blogkafasesi
Yangelmişim dizboyu sulara
Toprağa basardı, şimdi asfaltta tabanları nasırlaştı...
Gerçekliğinden şüpheye düşmekle başladım, seni var ettiğim her zaman parçasında...
Hayatımı genişleyen halkalar içre yaşarım ben, nesneler üzre açılan birim birim. Sonuncuyu, belki, başarmak gelmez elimden; fakat denemek isterim. Rilke
O da bir insandı, hepimiz gibi öldü. ... Ölüm haberleri öyle kolay verilmezdi, karşımızdakinin sızısını anlardık. Yanında biri olmalıydı.. Bir cümle kuracağı, kaybettiğinin onu yalnız bıraktığı hissini bastıracak…
Cümleler kuruyoruz, daha iyiyi birbirimize empoze edebilmek için. Kim için senin iyi-kötü diye nitelendirdiklerin söylesene. Nerden bileceksin benim gerçeğimi... Gördüklerimiz ile sınırlar çizdiğimiz kümeler var ediyoruz. Haber kanalları, sosyal medya, global devrin, son yansımalarının derin, devrik hezeyanını konuşmaktan korkanken, iyi diye kaçış planları ile göremediklerimizi yansıtıyoruz... Haydi kaçalım öyleyse.. Peki nereye?
Ben aslında… İfade özgürlüğünün sığlığını birbirimize dayatan biz iken; kavgamız, sesimiz, siyasi propaganda destekçisi bir hale nasıl bürünüyor… Bir mana bulamazken başlıyor cümlelerimiz… Ben aslında insan gibi yaşamak istiyorum… Belki bugün öleceğim. Ve beni siz öldüreceksiniz…
Sokağa fırlatıldık hepimiz, atın...
duyarlar mı?
Basamaklardan yüz üstü düşen çocukluğumuz, işledi bilincimize. Terk edilen. Yarasız, sızısız. Terk ettiniz.
Yaşamın boyunca hep saçmalayacaksın, tıpkı bu dünyaya firlatılmış bir saçma olduğun gibi... alışılagelmişlikten ötürü...
Yazdıklarımın kaydını tutamadığım bir zamanda silinen tüm kelimeler gibi. Yaşanan tüm hislerde uzayda bir çöplüğe firlatılıyor. Aldanmışlığımı yazmaya koyulmuşken kayboldu hepsi ve vazgeçtim tekrar sözcükleri yinelemekten.
"derin denizlerin aydınlığı zorlu sabahlar gökyüzü ve lale sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata"
Aldanmak ile başlamıştı ilişkiler, sonra aldatılmıştık. Tek gerçek, birbirimize aldanamamamızdı...
Ben çocukken yolun aydınlık olacağına inanıyordum.
Unut beni! Karanlığım gökyüzünden gelsin…
Kaşı burnunda adamlar memleketi...