Mücadele devam ettikçe, yarınlar da vardır...
Jules of Nature

ellievsbear
KIROKAZE
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Noah Kahan

blake kathryn
we're not kids anymore.

#extradirty
Keni
The Bowery Presents
The Stonewall Inn
untitled
wallacepolsom
art blog(derogatory)
Lint Roller? I Barely Know Her
d e v o n
Sweet Seals For You, Always
he wasn't even looking at me and he found me
No title available

Love Begins

seen from United States
seen from Guatemala

seen from Hungary
seen from United States
seen from Canada
seen from Mexico
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from France
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Russia

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Argentina
@bozuk-plak
Mücadele devam ettikçe, yarınlar da vardır...
Zihnimde bir an beliriverdi öylece.
Sanki ben, ıslak bir zeminde yürüyormuşum.
Dalgın bir şekilde atarken adımlarımı,
Kayıp da düşmemek için gözlerimi birden kocaman açmışım.
Meğerse ben, bir düş görüyormuşum.
Düşense, gözlerimin kenarındaki bir damla gözyaşıymış...
Ne zaman beyefendi bir amca görsem, geleceğe yönelik umutlarım yeşeriyor. Hala böyle adamların nefes aldığına tanık olmak beni mutlu ediyor. Ayrıca bu amcaların ne hikmetse ses tonları da pek bir güzel oluyor. Dinledikçe, kendilerini dinlettiriyorlar. Bazen yanlarında eşleri hanımefendi teyzelerle beraber oluyorlar. İster istemez, düşünmeden edemiyorum gençlik hallerini. Sevgi var ortada o çok belli ama saygı da çokça var aralarında. Ne güzel böyle uyumlu geçen bir ömre. Sonuna kadar imrenilmeyi hak ediyorlar...
Bir sandelyenin varlığı kadar yalnızlığımı paylaşıyorum sizlerle ve yine bir sandelyenin boşluğu kadar varım kalabalığın içinde...
Kendinize küçük mutluluklar yaratın...
Yaşam denilen, basit düşünüldüğünde anlam kazanandır...
Nefes almayı unuttuğum oluyor bazen yanında, nasıl yaşadığımı o anlarda fark ediyorum...
Kahveni alıp, şarkını mırıldanarak gel...
İki harf anlamsızca yan yana geldi ve ben, derine gömdüğüm bir geçmişin tadını tekrar anımsadım. Ah şu kelimelerin tadı, bir başka türlü yoruyor insanın kalbini...
Sen ona olan hislerine karşı duyarsızlaşırsın, o ise onu affettin sanar. Hayat işte, çoğu zaman tersten seyreder. Aslında olan, tekrar hata yapmak için bir sebebinin kalmamış olmasıdır...
Seni özlemek, çocukluğumu özlemek gibi: gerçek ama tekrarı mümkün olmayan bir iz...
Gözlerin kenarında beliren neşeyi söndürmemek lazım. Zira sonradan atılan hiçbir kahkaha onun yerini tutamaz...
Özleyince, sesine sarılmak diye bir şey var. Lakin özlemi dindirir mi, yoksa çoğaltır mı orası hep meçhul...
Sarılmak belki de tek gerçek ilaçtır...
Bazen tek yaşamak yaratıcılığı arttırabilir... 😉
Birlikte risk almak bir eğlenceye dönüşebilir... 😉
Eski filmlerin samimiyeti diye bir şey var. Bazen böyle kocaman sarılmışlık hissi veriyor insana... 😊