– Ümit Yaşar Oğuzcan
Demedi....
Sade Olutola
No title available

roma★
h
untitled
noise dept.

Product Placement
Not today Justin

if i look back, i am lost
No title available
hello vonnie
todays bird
macklin celebrini has autism
Interview Vampire Daily

#extradirty
YOU ARE THE REASON
cherry valley forever
ojovivo
taylor price
Keni

seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Uzbekistan

seen from United States
seen from Chile
seen from Bangladesh

seen from Brazil
seen from United States
seen from Colombia
seen from Vietnam
seen from Australia
seen from Iraq

seen from United States
seen from India
seen from Indonesia
seen from Nepal

seen from Malaysia
seen from Vietnam

seen from Bangladesh
seen from Colombia
@bumevsimgelipgecici
– Ümit Yaşar Oğuzcan
Demedi....
“Sen gelmesende ben beklerim. Ne olacak sanki? Cebimden mi gidiyor, canımdan gidiyor.”
Affetmek ile vazgeçmek arasındaki ince çizgi ;
"Birini hiçbir zaman affedemeyeceğini anladığında ondan vazgeçersin.
Birini ondan hiçbir zaman vazgeçemeyeceğini anladığında affedersin."
Geceyi seyrede seyrede öğrendim ki ışık insanın içinde yanmıyorsa yüzüne vurmuyor.
🌙🌠
“Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!”
Şükrü Erbaş
“Bu kadar fazla açıldığıma, içimi döktüğüme, kitap gibi konuştuğuma pişmandım. Karşımdakinin beni anlayacağından emin olmadan ne diye açılmıştım?”
— Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Beyaz Geceler
“Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte… İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması. Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme; yalnızca gölge vermesi ağaçların. İyiliğin küfre dönmesi ayrılık. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş. İki adımından birisi insanın. Sevincin kundakçısı, hüznün arması. Süreğen korkusu inceliğin. Ayrılık, o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.
Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını? Bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu. Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını. Boşluğa bir boşluk katmadığını. Kar yağdırmadığını yaz ortasında.”
Kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme.
Bazan da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Edip Cansever
Vazgeçtim.
"sabahlardan bir sabah
seni gerçekten,
insanca kucaklasam sımsıkı
ve yüreğimi avuçlarına koysam..
ne dersin?"
Nazım Hikmet Ran
‘‘Umma ki küsmeyesin.’‘
If you love me, I'll make you a star in my universe..
Ahmet Arif - Ferhad Emen - Demdir Bu & Vurgunum Hasretine
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi..