Dağılan ev değildi, dağıtan evimdi..
KIROKAZE

No title available
untitled
𓃗

@theartofmadeline
$LAYYYTER
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
macklin celebrini has autism
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
Sweet Seals For You, Always
I'd rather be in outer space 🛸
art blog(derogatory)
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
todays bird

❣ Chile in a Photography ❣

titsay

if i look back, i am lost

Jar Jar Binks Fan Club

seen from United States
seen from Poland
seen from Brazil

seen from Maldives
seen from Colombia
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
@busukoo
Dağılan ev değildi, dağıtan evimdi..
Bana vadettiğin güzelliklerle tanıştım bir bir. Yaşamakla tanıştım. Çok güzelsin dedim, çok güzelsin yaşamak.
Ne zaman kafam bozulsa giriyorum buraya ve kusarcasına yazıyorum. Hiç arkadaşım olmadığından mıdır, kimselere derdimi anlatamadığımdan mıdır bilmiyorum.. Benim galiba kimsem yok. İdrakı pekte zor olmadı gerçi bunun. Ağlamaktan gözlerimi açamaz hale geldiğimde bile etrafımda 'yeter, haydi sil gözyaşını' diyebilecek birisi olmadığında anladım. Kimseye ihtiyacım yok, biliyorum, ama bu yalnızlık canımı yakıyor. Bir el..sadece bir el istiyorum tutabilmek için. Bir tebessüm..kalbim endişeyle ürperiyor. Başım okşansın istiyorum. Ne olur birileri herşeyin geçeceğini söylesin.
Sevgilim otobüsle 16 saat yol gelirken bana memleketinden salça, zeytin, pekmez gibi şeyler getirmiş. Hiç üşenmeden. Doldurmuş hepsini koskoca bir çıkına, almış gelmiş. Hemde hepsi el yapımı. Bu onun dilinde seni seviyorum, seni önemsiyorum demekle eşdeğer. Bir buçuk yıl öncede annem yapmıştı bunu elleri titreye titreye. Ben başka şehre atanırken sanki gittiğim yerde hiç bulgur yokmuşçasına poşete bulgur koymuştu, erişte koymuş getirmişti. Hemde hepsi el yapımı. Annemde seviyorum diyemezdi, böyle belli ederdi işte. Fakat ben aylar geçmesine rağmen hala o bulguru yiyemedim, kıyamıyorum mu desem, biterse ne yaparım diye mi düşünüyorum desem bilmiyorum. Canım sevgilim, canım annem. Benim hem faillerimsiniz, hemde yaşama sebeplerimsiniz. Bana yine salçalar getirin, yinr makarnalar getirin olur mu. Ben kıyıp yiyemiyorum ama, onlarla avunuyorum. Ne olur beni yalnız bırakmayın..
"Şu gözünün yaşını görmeye tahammülüm kalmadı, Ruhiye."
Sesim kurudu, sözüm kurudu, gözümdeki yaşlar kurudu. Sen bana bir kez olsun böyle demedin.
"Şu gözünün yaşını görmeye tahammülüm kalmadı, Ruhiye."
"İntikamda ve aşkta, kadın erkekten barbardır."
Ben, göğsünün ortasındaki sahrada kaybolmuş bir bedevi.
Yaralarını sarmama izin verir misin?
Hayvanlar yaralarını yalayarak iyileştirir. Bende öyle,
Nerelisiniz?
Sivaslıyım.
Sen göğsümün orta yerinde yanan cehennem ateşiyle sigaranı tutuşturuyorsun. Bense cayır cayır yanıyorum. Yine de kızamıyorum sana. Ellerin tıpkı kavuşmak gibi..
Sana, tamamiyle veda ettiğim o günden beri elim kaleme gitmeye çekiniyor. Vahşi bi hayvan içgüdüsüyle hareket ediyorum, gözlerim kağıtları görmek istemiyor. Sanki yazmaya yeniden başlarsam, yine senin kapanına kısılacağım yine adınla başlayıp adınla bitireceğim bütün şiirlerimi. Yine sana tutulacağım. Sanki şimdi öyle değilmiş gibi..
Değil tabi!
Seni içimden söküp alınca, kalbimin duvarında öylece yetim kalan boşluğu nefretle doldurdum, irinle, kinle!
Parmaklarımı teker teker kırarım, yine de uzatacağın o eli bir daha tutmam.
Artık herşey için çok geç.
Geceleri özledim,
Sıcacık tebessümün bedenimi sarıp sarmaladığı yaz gecelerini.
En çokta seni..
Ben, yaralarını yalayarak iyileştirebilecek bir hayvankende sana sığındım..
Yalan değil, bir damla günah katmadan sevmiştim seni.
Her kötü, kendi karanlığında boğulacak.
Ateşinde cayır cayır yandığım bu öfke, bir gün sonum olacak.