içimden en son gülmek geliyor
I'd rather be in outer space 🛸
h
trying on a metaphor
$LAYYYTER
occasionally subtle

if i look back, i am lost
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

titsay
wallacepolsom
Stranger Things

roma★
art blog(derogatory)
Cosmic Funnies
KIROKAZE
cherry valley forever

blake kathryn
DEAR READER
ojovivo

❣ Chile in a Photography ❣

oozey mess
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Belarus

seen from Belarus
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from Colombia
seen from Argentina
@cenazegibibiri
içimden en son gülmek geliyor
evet, kazanmanın fayda etmediği zamanlar oldu elbet, ancak vazgeçmek söyle dursun, daha yoğun bir hırsla tüm vücuduma kezzap dökerek haykıra haykıra temizlenmesini bekledim. şimdi karşıma geçmiş, vücuduma bakıyorsun. utanma. görüyorum, acıdığın her halinden belli olan bakışlarını.
annemin yüzümü seven parmaklarını hatırlıyorum. babamın eziyetlerini de. kızıyorum, dişlerim sımsıkı. yüreğini düşünüyorum annemin. iyice yamuluyorum. yangını sönen kibrit nasıl yamuluyorsa işte öyle.
sen durmadan gidersin ben tutar döndürürüm kalbini
aklımdan türlü düşünceler geçiyor ve yine bir girdaba gireceğimi fark ettiğim o an tavanıma bakıyorum. kaçıncı kez bilmiyorum ama kalbimin ve aklımın yollarını ayırdığı günden beri, kafamı çevirip bakmadığım her şeye karşın bu tavana bakıyorum.
"tek başıma birkaç kişi olabilmeyi, bu şehre arkamı dönüp giderken kulağımdaki seslere tokatlar atışımdan öğrendim. bir çift sözün bir çift yalana dönüştüğü ve bir benim tek olduğum zamanlarda sıkışıyorum içimdeki saatin çarkına."
seni kimse sevmiyor da ben seviyorum demiyorum. ben seni o kadar çok seviyorum ki seni hiçkimse sevmiyor. yani nasıl anlatsam, ben seni öyle çok sevdim ki seni hiçkimse sevmemiş oldu anlıyor musun.
kendime gülüyorum ve o an kirpiklerimden yanaklarıma doğru bir ıslaklık hissediyorum. işte o an kendimden kaçmak istiyorum sadece. şu tavandan, bu odadan, yalanlardan, heveslerden, tek günlük mutluluklardan, her şeyden kaçmak istiyorum. ama sonra kaçmak kurtulmak değildir diyorum. en iyisi burda durmak, her şeyin ortasında, bu tahammül edemediğim kaosun karşısında öylece yapayalnız ama tüm benligimle durmak.
dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.
son sürat sana doğru koşarken beni vurdular
sen vurdun demiyorum ama beni vurdular
"hiç düşündünüz mü? ölen bir insanı gerçekten bir kez daha görebilir misiniz? ölen bir okula gidebilir misiniz? ölen bir evde uyuyabilir misiniz? o yıllar öldü. o yılları bize öldürecek biçimde yaşattılar."
bana, "seni seviyorum" demesini isterdim, eğer bu çılgın umut gerçekleşmeyecekse.. isteyecek başka neyim var? kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanında olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. ondan ötesini bilmiyorum! ondan kaçabilir miyim hiç?
-dostoyevski/ kumarbaz
"ağlayacak bir şey varsa söyle, birlikte ağlayalım. bir huzur bulmayalım mı ya şu hayatta Ruhiye? babam "huzur mezarda" derdi. öyleyse sıçayım ben böyle hayatın içine.."