Picture 210 on Flickr.
Sweet Seals For You, Always
Game of Thrones Daily
RMH

bliss lane

Product Placement
Xuebing Du
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Monterey Bay Aquarium
h

Andulka
art blog(derogatory)
The Stonewall Inn
d e v o n
Interview Vampire Daily

Origami Around
official daine visual archive
No title available
𓃗
occasionally subtle
ojovivo

seen from Italy
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from South Korea
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Colombia

seen from Colombia

seen from Türkiye

seen from Austria
seen from United States

seen from South Korea

seen from Colombia

seen from United States

seen from China

seen from United States
seen from Ireland
seen from France
seen from Portugal
@cennetkiz-blog
Picture 210 on Flickr.
Yanımda nefes alıp aynı zamanda nasıl bu kadar uzak kalıyorsun, kalabiliyorsun?
"Var mısın, yok musun anlamıyorum ben. Söylesene derdin ne senin? Bi insanın hayatına ya girersin ya da def edip gidersin. Tarafın olmalı; ya aşktan yanasındır ya da ayrılıktan. Oysa kalışların ürkek senin, gitmelerin çekingen. Ne yaklaşacak kadar cesur ne de uzaklaşacak kadar gözü karasın. Yol göster bana. Sana ulaştığımı sandığım an aslında hiç bulamamış olduğumu fark ediyorum. Yanında olmak güzel ama inan bana yerimde olmak istemezdin. Bu yüzden ertelenmiş bir son beklemeyeceğim. Ya git benden ya da beni kendime getir artık."
Baba tut kanatlarımdan, bıraktı ellerimi.
Ben düştüm. Kanadı dizim, öptün ilk önce sonra kaldırdın. Şimdi uçurumun dibindeyim. Dizim değil kanatlarım kanıyor. Ölüyorum. Öpmüyorsun.
Eğer bir gün onu affetmek istersem bana onun şu an çektirdiği acıyı hatırlat. Unutturma. Nolur unutturma! Dayanamam, dayanamıyorum. Bir daha yanmasın. YANMASIN CANIM NOLUR!
Bir oturuşta bir paket sigara içersen için sökülür ama o sökülmez içinden.
Kırılmıştım. Yani anlayacağın o gün "kızma bana" dediğinde, gülümseyip "kızmadım" derken yalan soylemedim. Kızmamıştım. Hiç kızmamıştım inan. Ama öyle çok kırılmıştım ki gözlerine baktığımda doluyordu gözlerim, öpsen bile geçmedi. Öyle kırıldım ki bir insan ancak bu kadar çok kırılabilirdi. Ve sen görmedin. Anlamadın bile. Bu yüzden hep kırık kaldı kalbim, hiç tamir olmadı.
Ölü biriyle dans etmekti benimkisi.
"Sev beni" dedi kadın.
"Kalbim daha fazlasını almıyor" dedi adam.
Tüm bir yaz boyunca onun için ölüydüm. Yerim yoktu kalbinde. Başkaları vardı. Bir sürü başkaları. Aklına bile gelmediğim geceler vardı. Mutluydu.
Tüm bir yaz boyunca kendimi yaşatmaya çalıştım. Aradım onu. Saatlerce ağlayıp, kendimi toparlayım arardım. Sonra sesini duyduğum an her şeyi unutup "nolur beni bırakma" diye yalvarmaya devam ederdim. Bu güçsüzleştirdi beni. Bu gurursuzlaştırdı. Yıllar önce sevgililerine böyle yalvaranlara acımama rağmen, yalvardım. Öyle çok yalvardım ki, öyle içten dualar ettim ki. Eğer Tanrı duyuyor olsaydı dayanamaz verirdi onu bana. Vermedi.
Normal bir insan hiç canının yanmasını sever mi? Seni sever mi?
Ben seni sana sarılmışken bile özlerdim. Beni sensiz bırakmamalıydın.
-Delisin sen. Neden seviyim ki seni. Dön bir haline bak. Bak. Diğer kızlar gibi neden olmuyorsun? Neden biraz normal bir insan gibi hareket etmiyorsun?
+Çünkü siz normal insanlar kalp kırıyorsunuz. Şu an bile.