Sabır öyle bir iptir ki; sen kopacak sanırsın, o gittikçe güçlenir. Sen bitecek sanırsın, o gittikçe çoğalır 🙏🏻
Xuebing Du

⁂
will byers stan first human second
Keni
TVSTRANGERTHINGS
taylor price
dirt enthusiast
NASA

★
ojovivo

titsay
Not today Justin
occasionally subtle
KIROKAZE
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
cherry valley forever

Product Placement

JBB: An Artblog!
macklin celebrini has autism
noise dept.
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Canada
seen from South Africa
seen from Venezuela
seen from United States
@cerenden-blog1
Sabır öyle bir iptir ki; sen kopacak sanırsın, o gittikçe güçlenir. Sen bitecek sanırsın, o gittikçe çoğalır 🙏🏻
“Küçük şeyleri dert etmeyin. Kendinize dışarıdan bakmayı deneyin.Olanları bir film gibi kabullenin. Bir izleyici olarak baş aktör siz olsaydınız ne yapardınız?Bunu düşünün. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin. Sevgi kapasitenizi geliştirin.Sevgiyi sadece yaşamayın aynı zamanda yaşatın. Kimsenin sözünü kesmeyin ve cümlesini siz bitirmeyin. Herkesin kendisini ifade etmesine olanak tanıyın. Birisine iyilik yapın ve bundan kimseye söz etmeyin. Bırakın ilgiyi başkaları toplasın,siz bilgeliğin ve erdemliğin peşinde olun. İçinde bulunduğunuz anı yaşamayı öğrenin. Geçmiş hatalarınızla barışık olun. O hatalar sizin daha büyük hatalar yapmanızı engelleyecek yaşam zenginlikleridir. Bunu asla unutmayın! Sevgi elini önce siz uzatın. Her gün kendinize biraz zaman ayırın. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı amçalyın. Planlarınızda esnek olun. Suçluluğu değil masumiyeti öğrenin. İç dünyanız için zaman ayırın. Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın/görün. Yüreğinizin sesine kulak verin. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin. Eleştiriye açık olun.Siz de zaman zaman özeleştiri yapın. Ve şunu asla unutmayın yaşam başlı başına bir mucizedir hadi gülümseyin ve bulunduğunuz vaktin keyfiniz çıkarın… Dr. Richard Carlson”
—
ALGI
Her keşif dünyada büyük bir şaşkınlıkla karşılanırmış. Önce inkar edilirmiş sonra şaşkınlıkla kabul edilirmiş. En sonda hayatımızın normalleri arasına sızı verirmiş bu gerçekler :)
300 yıl boyunca kesintisiz bir televizyon showunu hatasız atlamasız kaydedecek bir beyin kapasitemiz var.
Algı zekadan bağımsız bir şey.
Gözden ve kulaktan beyne giden bilgi bir kablo üzerinden veri taşırken oluşan gürültü kadar. Yani imhal edilir hesablara katılmaz. Yani gözden ve kulaktan giren bilgiyi beynin kendisi %99,9′unu kendi oluşturuyor. Olsa olsa teorisi ile.
Beynimizin yarattığı bir dünyada yaşıyoruz.
Algı kişisel ve bireylere ait bir bilgi. Bu kişisel bilgi çocukluktan beri gelen bilgiye bağlı ve zaman içerisinde değişir. Yeni gelen bilgilerle sürekli yenilenir bu algı kavramı beynimizde.
Beynimizi bir kumbara gibi düşünün. Ne kadar çok farklı konuda içeriye bilgi atarsak o kadar çok algı yelpazemizde genişliyor.
Her insanda ayrı bir dünya olduğunu fark edince çok kanallı televizyon dünyasına gelmiş oluyorsunuz :)
Algı hepimizin geçmişinden gelmiş bugüne kadar taşıdığımız bilgi birikimi ile azıcık bilgiden oluşan bir dünya aslında.
Eskiler 40 kere söyleme olur derlerdi nedeni buymuş. Çünkü tekrar tekrar gelen bilgi algı olarak haneye kabul hanesine yazılıyor. Gerçek mi değil mi çok da fazla ilgilenilmiyor aslında. Örneğin bir kişi televizyona çıkıp 40 kere yapmadım ben derse algı kanalları içinde yapmamış olabilir diye sızmaya başlıyor.
Eğer yeterince cesaretimiz yoksa doğrularla mücadele edece halimiz yoksa hap yapıp yutturulmuş o bilgilere kanıp zaten birşeyde değişmez deyip bunların üzerine yatıvermemiz mümkün.
Eğer algıyı biz yönetmezsek birileri yönetiverir o algıyı bizim adımıza. Sosyalmedyada da benzer bir durum var. Doğru yada yanlış bir bilgi üretebiliriz. Ürettiğimiz o bilgiyi, eğer etki alanımızda var ise dalga dalga yayabiliriz. Yaydığımız dalga eko yapıp bize geldiğinde aaa gördün mü bak böyleymiş diyecek hale bile gelebiliriz.
Algı yönetilmesi gereken bir içgüdüdür.
Algımız açık olsun :)