
Product Placement
No title available
Mike Driver

Jimmy Eat World
Show & Tell
sheepfilms
hello vonnie
Cosimo Galluzzi
I'd rather be in outer space 🛸
Sweet Seals For You, Always
h

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
NASA

if i look back, i am lost
YOU ARE THE REASON
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
𓃗
ojovivo
seen from United States
seen from Vietnam

seen from Italy

seen from United States

seen from Ukraine
seen from Brazil

seen from United States
seen from China
seen from Brazil
seen from United States
seen from South Africa

seen from United States
seen from United States

seen from Lithuania
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh
@ciceksenfonileri
Sana ait olanı bu kadar önemli yapan onun için harcadığın zamandır...
Ne denmeli bilemiyorum ama hiç daha önceden bu kadar uzun süre sessiz kaldığımı ve sustuğumu hatırlamıyorum. Halimi açıklayabileceğim tek bir kelime bile yok. Birazcık olsun anlaşılmak için bunca üzüntüye, yıpranmaya, hırpalanmaya gerek var mıydı sahiden?
slow kissing
“İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır?” diyordu. Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur..”
Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgârları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!
-Cahit Külebi
“beraber güldük,
tek başıma ağladım.”
nasıl bi his biliyor musun?
oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun.
Dostoyevski "İnsancıklar" adlı kitabında ne güzel söylüyor: "Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu.
kırgınlıklarımı ve kızgınlıklarımı içimde yaşıyorum. Çünkü dile getirmem bir şeyi düzeltmiyor.
zayıflıkların en büyüğü zor zamanlarda güçlü olanı oynamaktır.
““Doğum günün için hiç de hazırlıklı değilim… Hiç uyuyamadım, başım ateş gibi, gözlerim yanıyor, şakaklarım zonkluyor, üstelik öksürüyorum da. Uzunca bir dilekte bulunamayacağım öksürmeden. Dileğim de pek yok, ama şu yeryüzünde sen varsın, şükrediyorum, sevinçliyim; şu koca yeryüzünde seni bulacağımı hiç ummamıştım - görüyorsun ya, benim de yaşam bilgim önemli değil, yalnız aramızda küçük bir ayrım var; sen kabul etmiyorsun, ben ediyorum - seni bulduğum için teşekkür etmek istiyorum sana (yeter mi sanki?). Öpmek istiyorum seni: hoşlanmayacaksın gene, istasyonda öptüğüm zaman da hoşlanmamıştın, biliyorum. (Bugün tuhaf bir direnmem var nedense.)””
— Franz Kafka/Milena’ya Mektuplar
Sevdiklerimle savaşıp kendimden büyük kayıplar verdim. Bu saatten sonra gitmek isteyen gidebilir, daha fazla mücadele edemem.
Kitabımdaki en güzel satırsın, dönüp dolaşıp baştan okuyorum.
Yüzün gülsün diye uğraşırken kendimden bir şeyler feda ettim.