@dagildim için.
Alisa U Zemlji Chuda

Janaina Medeiros

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

blake kathryn
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

★

Kaledo Art
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
taylor price

Product Placement

Kiana Khansmith
i don't do bad sauce passes
Show & Tell
Jules of Nature
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Sade Olutola

JBB: An Artblog!
h

❣ Chile in a Photography ❣
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Mexico

seen from Singapore
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Argentina

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from Spain

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@dagildim
@dagildim için.
ve çocukluktan kalma sözler gibi her şey yarım kaldı. kimine uzadıkça sessizleşen günler, kimine ise nakış nakış işlenmiş acılar bıraktı.
yıllar sonra bir tiyatro sahnesine gülüşünü sığdırdığını gördüğüm zaman anladım. bir yazarın kendi satırlarında ki hayat dolu sahneye sığmayacak olması ne acı.
Ben, kardelenler arasında sırıtan kimliksiz ot. Sen, ayçiçeklerinin yüzünü döndüğü güneş*
“birden baktım, köşe mahalleden çıktı ve sessizce yürümeye başladı. adımları da bakışları kadar dalgındı. ama gülüşü vardı, bana bakınca birden beliren gülüşünü nasıl unuturum?”
“kim öğretti sana, seveni sevgisizlikle cezalandırmayı. bi' yok oluştan fotoğraf gülümsemesi yaratmayı.”
“sonuçta bir harabeyi onarmak yerine herkes duvarlarının renkli görüntüsüne aldandığı kalplere sığındı. biz hiçbir yere ait olamadık.”
“bu, gül satmak için tramvaya binen, güvenlik tarafından kapı dışarı edilen çocuğun dünyası.” dediği yerde tramvayın sert rüzgarını aramıza katması.
tek isteğim gecenin soğuğunda dizlerine sarılıp öylece kalmak. bu leş dünya bana bunu çok mu görsün.
ne uğruna yaşar insan, ne uğruna oldurmaya çabalar? hangi yollara sapar, hangi çıkmazlarda yarının umuduyla yatar? soruların bitmek bilmediği bir yolda, ellerine baktıkça unutamadığı yangınların baharında olduğunu anımsadıkça, nasıl son verir, bu çıkmaza? ne şarkılar, ne kitaplar, ne de uğruna hayatlar verilmiş hisler eskir. bunları dün gibi yaşatmaya devam eden, hatıraların içinden çıkamadığı bu yolda kaç defa delirir? hüznün yatağına sarılmasaydım kazanır mıydım? sevginin içime dolmasına izin verseydim umudu içimde yaşatabilir miydim? işte, sorular böyle birikir. di'li geçmişin yakanı bırakmadığı bu yolda her şeyin, tüm benliğin böyle yenilir. yenildiğimiz kadar varız, yarınların umuduna sığınamayız. ve yenildiğim yerde kaldım. ne yarınlara, ne bir kalbe, ne de hayat denilen bu filme aldırış etmeden sessizce gözlerimi kapattım.
uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl,
söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?