Son olarak alıntı yapmak istiyorum. Bundan yaklaşık olarak 2100 yıl önce hayata köle olarak başlayan fakat sonradan felsefe üzerine başarısı ile sahibinin dikkatini çekerek özgür bırakılan bir insandan bu alıntı. Roma Stoacılarının en büyük filozoflarından birisi olan ve kurduğu felsefe okulunda büyük acıları bilgece karşılamayı öğreten: Epiktetos. Epiktetos söylevlerinde başarı ve disiplin üzerinde şunları anlattı. #hareketegeçmekgerek💃👋💃🙌💃😉 #başarı “ Demek olimpiyat oyunlarına zafer kazanmak istiyorsun, öyle mi dostum? Tanrılar tanığımdır ki bunu bence çok istiyorum. Ama önce durumunu ve koşulları belirleyecek, sonra çalışmaya başlayacaksın. Kendini sıkı bir düzene sokman gerekecek, yemeğini belirli kurallara göre yiyecek, tatlılara, şekerlemelere elini sürmeyeceksin. Canın istese de, istemese de havanın sıcak ya da soğuk olduğuna aldırmadan belirlenen saatte idmana çıkacaksın. Soğuk sulardan uzak duracaksın, canın çekse de şarap içmeyeceksin. Sözün kısası, kendini bir hekimin ellerine bırakır gibi çalıştırıcının emrine gireceksin. Ama bunca uğraştan sonra belki kolun çıkacak ya da bileğin burkulacak, belki gözlerine toz dolacak, belki de rüzgârı kamçı gibi suratına yiyeceksin ve sonunda yenik düşeceksin. Asla cesaretini kaybetme! Güreşte sırtı yere getirilen bir delikanlıya, ayağa kalkıp mücadeleye devam etmesini söyleyen hocasını taklit et! Sende ruhuna öyle seslen. İnsan ruhu kadar kolay idare edilen bir şey yoktur. Sadece istemek gerekir. O zaman her şey olur. Eğer kendini bırakırsan her şey seni bırakır. Mahvolmak ya da kurtulmak senin elinde… Hatırla Agrippinus’un güzel bir sözünü: ‘ Kendi kendime asla engel olmayacağım’” (Çayyolu, Ankara, Turkey)