“biriyle savaşın bittiğinde, ona dair umudun da biter.”
untitled

Origami Around
Show & Tell
Mike Driver
h
NASA

Kiana Khansmith
YOU ARE THE REASON
KIROKAZE
Cosimo Galluzzi
Misplaced Lens Cap
hello vonnie
𓃗
One Nice Bug Per Day
No title available

ellievsbear

★
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
todays bird

titsay
seen from Pakistan

seen from Germany

seen from Spain

seen from Saudi Arabia
seen from Russia
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Vietnam
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Germany
seen from United States

seen from Spain

seen from Türkiye
seen from Georgia
seen from Venezuela
@dengesizceymis
“biriyle savaşın bittiğinde, ona dair umudun da biter.”
sen gül , ben öleyim
güle yaklaşan herkes bülbül olur mu
bugün çok mutsuzum lütfen gel
“hayatını mahvetmek için de olsa aklımdasın.”
“Bir gün bu yazdıklarımı okursun. Seni seviyorum. Sana gelemiyorum. Bunu oldurmayı her şeyden çok istiyorum ama sadece benim istememle olmayacağını öğrendim ve artık büyüdüm. Belki bir gün beni görmek istersin. Belki bir gün gerçekten beni görmek istersin.”
Çok beklemişsin. Pencereden yolunu gözlemişsin. Mektup yazmışsın. Gün gelmiş duvarlara dert anlatır olmuşsun. Onun en sevdiği çiçekleri ekmişsin, sevginle büyütmüşsün. İçindeki umudu yitirmemişsin, gelecek demişsin. Sonra gelmemiş. Mektuplarını da okumamış. Bak, sürekli gözlediğin o yol var ya hani oradan hiç geçmemiş. Artık duvarlarla daha sık konuşur olmuşsun. Onun için ektiğin çiçekler de solmuş hem. Ama sen yine de beklemekten vazgeçmemişsin.
Kendi kendini bitirdiğin için teşekkür ederim. Ben seni başka türlü silemezdim.
Senin için yazılmış bir günlüğün son satırları bunlar
Bir günlük ihtimal bile kalmamış bize
Yıkılmak bu kadar kolayken sana tutunmak tek çarem
Kimse kandırmaktan vazgeçmeyecek ve herkes inanmaya devam edecek
yollarımız bir daha kesişmez zannediyordum.
seni, tek özelliği milyonlarca kelimeyi sana geri çarpmakta olan bir odada bıraktığımı zannediyordum. babanın seni hiç götürmediği bir çocuk parkında, kırık cam parçalarıyla dolu ve artık camı olmayan bir salonda, seni hep üşüten ama çocukluğun gibi hissettiren o balkonda, eskişehir’in ıssız sokaklarında, ne zaman üzülsen saatlerce oturduğun o bankta, ellerini parçalayan ve aynı zamanda seni hep dinlemekte olan o duvarların arasında, ölümden başka bir şey anımsatmayan o evde bıraktığımı zannediyordum.
artık o sesleri duymam zannediyordum. kafamın içinde milyonlarca kişi aynı anda konuşmaz, sigara kokusu sinmiş gömlekler bana seni hatırlatmaz, o şarkıyı duyduğumda mimiklerim kıpırdamaz, elim bir daha kaleme ve kağıda dokunmaz, o sokaktan geçerken iki tane göz seni aramaz zannediyordum.
seni görmezden geldikçe yok olup gideceksin zannediyordum. ilk kez karşılaştığımız sokaktan geçmedikçe canım yanmaz, söylediğimiz şarkıları dinlemedikçe aklıma düşmezsin, fotoğrafını görmedikçe yüzünü unuturum zannediyordum. aynı yerdeydik. bana hiç seslenmedin ama başkalarına seslenişini de duymazsam sesin silinip gider zannediyordum.
bu şehirden gidersem kurtulacağımı zannediyordum. beni kimsenin bulamayacağını sandığım sokak aralarında babamla karşılaşmam, o köprüden geçmemek için yolumu uzatmam, hayalet olmak isterken adımı haykıran seslere maruz kalmam, bana nefretle bakan yüzlerle karşı karşıya gelmek zorunda kalmam zannediyordum.
daha başlamamışız
ben bittiğini zannediyordum.
Bir şeyin olmaması için, onu çok istemem yetiyor.