*fakat ilk defa sessiz kalamıyorum
ve fakat etimin her bir zerresi ayakta
The Stonewall Inn

Product Placement

if i look back, i am lost
untitled
NASA
YOU ARE THE REASON
Cosimo Galluzzi
Color Me Curious
Claire Keane
todays bird

❣ Chile in a Photography ❣
𓃗
Keni

gracie abrams

Game Changer & Make Some Noise
Monterey Bay Aquarium
The Bowery Presents
hello vonnie
Sade Olutola
cherry valley forever
seen from United States
seen from Colombia
seen from Chile
seen from Ukraine

seen from United States
seen from Nicaragua
seen from South Africa

seen from United States

seen from United States

seen from Italy
seen from Singapore
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Indonesia
seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Azerbaijan

seen from France

seen from Malaysia
@denizkokanesinti
*fakat ilk defa sessiz kalamıyorum
ve fakat etimin her bir zerresi ayakta
Dün en son sayfadan başlayarak bugüne dek yazdığım her şeyi okudum bu blogta. Ergenliğimi burada yaşamışım yahu. Ne kadar değişiyor insan; düşünceleri, tutumu, her şeyiyle.
Fakat çok güldüm, iyi güldüm. Bayağı güldüm :D
24 yaşımdan 15 yaşıma selam olsun !
Gerginlik ve endişe bende aşırılığa sebep oluyor. Her duyguyu uçlarda yaşamaya başlıyorum.
Normalde vermeyeceğim tepkiler verip insanları kırıyorum, normalde kırılmayacağım şeylere saçma sapan alınıp üzülüyorum.
Şu ay bir bitmedi yahu. Ne uzun ekimmiş.
Tanrıyı bu işe karıştırma.
Şizofreni sanılanın aksine, herzaman çoklu konuşulan ve sanrılar görülerek başlayan bir hastalık değildir. Şizofreni tanısı en net şu şikayete konulur
-25 yaşını aşmış bireyler “Sanki kulağıma bir şeyler fısıldıyorlar.”
Fakat sevgilim,
Bu eller ve dudaklar böyle uyumlu raks ederken ben nasıl güçlü kalabilirim?
Koku hafızası oldukça enteresandır.
Anılar öncelikle serebral korteks ve bellek merkezine gelir. Ardından beynin hipomampüs ve entorinal kortekstinde nöronal katmanlarda depolanır ve işlenir. Tam olarak işleyiş çözülemese de bu aktif nöral tabakadaki sinir aktarımı birçok işleyiş gibi bir mucizedir.
Hafıza nöronal katmanlar uyarıldıkça belirli birikmişlikleri gün yüzüne çıkarır. Tıpkı caddede gördüğünüz bir insanı tanıdığınızı düşünüp adını aklınıza getirmeye çalışmanızdan bahsediyorum.
Bir de korteksin koku alıcıları ile birleşmesi durumu vardır.
Yeni yıkanmış çarşafların yumuşatıcısını tanırsınız mesela, ev gibi hissettirir. Uzun yoldan gelip yastık kılıfındaki kokuyu ciğerlerinize doldurduğunuzda bu alıcılar size güven hissi verir.
Ekmek fırınının önünden geçişiniz size çocukluğunuzda elinizdeki bir milyonla ekmek aldığınız zamanları, ucundan kopardığınız lokmaları hatırlatır.
Turunç ağacının kokusu huzur verir. Belki bazıları için dibinde dikiş atılır derecede kesilen dizini de çağrıştırabilir.
Koku hafızası, en güçlü ve en riskli hafızadır. Çünkü sesler ve görüntüler unutulur lakin koku alıcıları ile serebral kortekste işlenen anılar unutulmaz.
-Alıştığınız kokudan uzak kalmak ise yüreği parçalar.
Sonuncusu bilimsel değil, ecesel.
“Canımı asıl acıtan şey; duvarın sertliği değil, tekrar ve tekrar çarpacağımı bilmek.”
Kardeşim T-Rex’ini kimlik bunalımına soktu...
Hissikablelvukudan bildiriyorum, haberler kötü.
İyi akşamlar sevgili denizkokusu severler, Size biraz fotoğrafta gördüğünüz icattan bahsedeceğim. Üniversite hazırlık dönemindeki stresim kafa derimde kocaman yaralar çıkmasına sebep olmuştu yıllar önce. Sürekli kaşınan, kaşıdıkça kanayan ve büyüyen oldukça tatsız yaralardı bunlar. Bir çoğunuz neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur, eminim. Kabuk tutma aşaması daha da tatsızdı zira bu kabuklar beyaz beyaz omuzlarıma dökülüp kepek görünümü veriyordu. Bu konuya inanılmaz takılmıştım, sürekli ağlıyordum o zamanlar. Birçok cildiye uzmanına görünmüştüm velhasıl ama şampuan ama bitkisel ilaçlar bi şekilde hafiflemişti bu egzamalar. Lakin söyledikleri gibi her stres döneminde tekrarlayacaktı nitekim tekrarladı da. Mezuniyet senesi beraberinde betimlenemez bir stres de getirdi ve ne yazık ki yaralarıma tekrardan merhaba dedim. Yeniden cildiye fasılları, konazol ve ducray önerileri falan filan. Bu sefer iyileşmiyordu ama. Gittikçe de kötü bir hal alıyordu. Derken eczacı bi ablam yanına çağırdı saç derisi analizi yaptı ve bana bu markayı önerdi. Bazılarınız biliyor ben kıvırcık saçlıyım ve kıvırcık saçlılar takdir eder ki duş sonrası tarama ritüeli bir nevi azaptır bizim için. “Saç kremi kullanıyor musun?” dedi. “Kullanmamam mümkün değil.” dedim. Sonra işte kendisiyle tanıştım. Ne tanışması yav aşık oldum. Saç kremleri, saç bakım ürünleri saç köklerini tıkar ve inceltir ya hani işte bu tamamen bitkisel formülüyle saç derisine sürüldüğünde rahatlatıyor, kaşıntısını alıyor ve hazır olun: Yaraları iyileştiriyor. Papirüs sütü var içinde, görece kokusu da çok güzel. Fiyat olarak da iyi bir saç kremiyle aynı fiyat zaten. Ben cidden çok çektim, siz çekmeyin minnaklarım.
La casa del papel’in yeni sezonu geliyor.
Bugün bir müddet buna sevineceğim.
Seni üzecek belki incitecek bi dönem var oldum hayatında. Çok uzak ama çok yakında. Sonra zaten belim doğrulmadı. Yüzüm yok affet demeye ama yine de belki bir gün içinden affedersin beni.
Boşver bak gökyüzü hala ışıl ışıl.
Şarkı söyle
Enteresan
En çok da senin dünya kadınlar günün kutlu olsun 🤤
Kadın
Kimi der ki kadın; Uzun kış gecelerinde yatmak içindir. Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde, Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir. Kimi der ki hamur yoğuran, Kimi der ki çocuk doğuran, Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.
Nazım Hikmet RAN.
Ben küçükken keman çalmak istedim, gitar kursuna yolladılar.
Çello çalmak istedim, yan flüt daha samimi diye dayattılar.
Sonra da “vöoo maymun iştahlısın” diye yaftaladılar.
Resmen dayatılmış çaresizliğin canlı örneğiyim. Bak durduk yere sinirlendim yine. Öf.