YKS DUASI
Allah'ım sen attığımı tuttur.Salladığımı puan,yanlış olanı aklımdan çıkar.Doğruyu işaretlettir Yarabbilalemin 📿

seen from United States
seen from China
seen from Russia

seen from Australia
seen from France

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Singapore

seen from Singapore
seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
YKS DUASI
Allah'ım sen attığımı tuttur.Salladığımı puan,yanlış olanı aklımdan çıkar.Doğruyu işaretlettir Yarabbilalemin 📿
Ownskbsjdqnxıehj üzgünüm ama buna katılıyorum😂
Geçenlerde büyük bir karar aldım. Başta kariyerim ve yaşam tarzım olmak üzere birçok şeyi etkileyebilecek bir karar. Bol şans bana.
"Bazen bir karar vermem gerekir, doğru bir karar olup olmadığından emin olmam ama bir şekilde kendimi rahatlatmak için kendimi ikna ederim. Bu öyle bir karar değil."
-Günlük Parçaları – 2
Şöyle Bir Alıntı Okudum,
" İnsanlar, Tercihleri ile Kaderlerini İmzalar."
Derdimin Çiçeği
Beni rahatsız etmeyen ama aynı zamanda “böyle olmamalı” gibi hissettiren bir yaşam içindeyim. Yalnızım. Bunu büyük ölçüde sorun etmiyorum. Çok çalışıyorum. Ayaklarım sızlarken ve ekseriyetle stresten midem bulanırken hiç şikayet etmiyorum. Benim kafayı taktığım başka konular var.
Yalnızım. Bunun sebebi muhtemelen zor biri oluşum. ama beni rahatsız etmeyen seçimlerim ve aslında memnun olduğum bir karakterim var. Olduğum kişiyi seviyorum. Bu narsistce bir yüceltme değil, sonuçlarını kabul ettiğim bir his.
Ben, sevdiğim birinden ayrıldım
Ben, sırf rahat bir hayatım olsun diye beni seven birine öylesine koşmadım.
Ben, sevdiğimden ayrılırken, aklımdan geçen annem gibi gözü yaşlı geceler ve geçkin bir yaşın verdiği çaresizliğe sahip olmak istemediğimdi. Ben, beni seven, bana dünyaları vereceğini söyleyen, belki de gerçekten dünyaları verebilecek birine koşmadım. Aklımdan geçen, benim de sevmem gerektiğiydi. Ben, bana sunulan rahatlık ve güveni, sevgiyle karşılamak istediğimden beklemeyi tercih ettim. Ve tüm bunlar bana yalnız bir hayat getirdi. ama pişman değilim.
Ben mutlu bir ilişki isterim. Çünkü mutlu bir anne olmak isterim.
Ben, diğer ailelere nazaran mutlu; ama yine de mutsuz bir ailede her sıkıntıdan bir parça göğüslemiş bir çocuğum. Büyürken zihnime, kalbime bir şeyler işlendi ve 25 yaşındaki Elvan bu şekilde kurmak istediği aile hakkında kararlar verdi.Çocukları, “anne ve babam keşke birlikte olmasalardı, daha mutlu olurlardı” diye bir kere bile geçirmeyecek aklından.
Ben karar verdim ki, kocamdan gizli ağlayıp gençliğim ziyan oldu diye düşünmeyeceğim. Ve bu kararların getirdiği bir sorumluluk var. Bu sorumluluk beni bir başıma bırakıyor. Birini gerçekten sevmek istiyorum, tüm hayatımı sarmadan önce.Oysa o kadar zamanı yok kimsenin. İnsanlar katlanabildikleri insanlarla aile kurmanın makul olduğunu düşünüyorlar.Ve birine katlanıp katlanamadığını kısa sürede anlarsın. Birini sevmekse zaman alır. O yüzden, ben birini sevmeyi beklerken birileri beni beklemeden katlandığı hayatı seçerek yol alabilir.
Sevsem ve sevilsem de yetmiyor bazen.
Yüreğimin bir parçasını koparıp geride bıraktım. Sırf, aşkın ruhu kanser eden hastalıklı hücreleri kalbime bulaştı diye. Anlaşılmamak, ithamlar aasında benliğini yitirmek, sürekli haksız ve suçlu hissettirilirken kendini kanıtlamak için güçlü durmaya uğraşmak, artık sevdiğim insana yetememek. Eğer hayatımı sonu gelmeyen bir mutsuzluk ele geçirdiyse, bu sevgi beni büyütmeyi bırakmış, ömrümden yemeye başlamıştır. Çok yakında gömecektir beni. Öyleyse toprak altına umutlarımı gömmeden, veda ederim.
Çünkü ben mutlu olmayı isterim.
Ben; sevdam beni korusun, sevdam şefkatle yoğrulsun. Sevdam beni büyütsün, sevdam beni güldürsün. Bu zor hayatta, sevdam sığındığım limanım olsun isterim.
Bu istekler beni yalnız kılar.
Dedim ya, rahatsız olmuyorum bu yalnızlıktan. Çünkü saydığım bu nedenler doğru geliyor bana. Çektiğim her zorluğa rağmen geri dönmüyorum.
Kabus gördüğümde sarılacak kimsem olmamasından, evde günümün nasıl geçtiğini anlatacak kimsenin olmamasından derin bir burukluk duyuyorum. Hastayken tek başıma geçmesini beklemekten, sinemada tek kişilik bilet almaktan, eve erken geldiğimde sıkıldığım için tekrar çalışmaya başlamaktan memnun değilim. ama bu koşulları değiştireceksem, öyle bir değiştireceğim ki, yarım olmayacak hiçbir şey. Ben, yarım kalmaya tahammül etmeyeceğim.
İki kişilik bir mutsuzluk ve yarım kalma hikayesi, tek başına bir hayattan daha cazip gelmiyor hala.Bu burukluğa alıştım. en büyük korkumu yendim. Yalnızlığımla geçinmenin yollarını buldum.
“Böyle olmamalı” diyorum yine de, bir gün beni gerçekten tanıyacak ve olduğumgibi sevecek biriyle olacağım. Ben de o’nu çok seveceğim. Ne kadar zor bir insan olursamolayım. Katlanılmaz yönlerimi de sevip bensiz yaşlanmak istemediğine karar verecek biri yaşıyor bunu dünyada. anlattıklarımı önemsiz bulmak yerine beni dinleyecek. Yemek yaptığımda, kahvaltı hazırladığımda her lokmasına sevgimi katık ettiğimi bilecek. Yanında ağladığımda bilecek ki, ben başka kimsenin yanında böyle korunmasız kalmadım. Ben ondan başka kimsenin merhametine muhtaç olmadım. Ve neyi güzel görsem, ilk o’na anlatmak isteceğim. O’na göstermek, o’nunla gülmek, yaşamak, yaşlanmak.
Mutlu bir kadın olacağım ben. Hem de sadece gençken değil. Bir ömür.
Mutlu bir anne, mutlu bir tonton nine. Mutlu bir kadın.
Eğer bunun bedeli yalnızlığı göğüslemekse, ben varım. Tek başıma ağlamaya, karalıktan ne kadar korkarsam korkayım atan sigortanın peşine tek başıma düşmeye, serumun bitmesini tek başıma beklemeye, ağır çantaları omuzlarım kızarana kadar taşıyıp bomboş eve girmeye. Ben hazırım. Dönüp dönüp değer mi diye soruyorum kendime. Ama bir kere bile boşuna olduğunu kendimi ikna edemedim. Her seferinde, olduğum kişiye kin gütmeden “peki” diyorum. “Haklısın.”
Gerçekten değerli ve mutlu bir ömre sahip olmak fedakarlık ister. Kendini garantiye almayı düşünmezsin. Zaman hesabı yapmaz, kimseyi cepte tutmaz, öylesine hikayeler yazmazsın. Bir yokuşun tepesinden aşağıya, frenleri patlamış bir kamyonla iner, önüne ne çıkacağını - yolculuğun ne kadar süreceğini bilmeden sadece yaşarsın.
Gün gelir bir yere toslayıp duracağını umarak.
Acaba hangi üniversite gelicek çok heyecanlı bir bekleyiş süreci değil mi yaaa
Tercihlerimiz bizi ya batırır ya da çıkarır. Yanlış tercih; çırpınarak batırır.
#bilemiyorumaltan
Insanlar niye konusmak yerine dedikodu yapmayi tercih ederler?