No title available

No title available
Game of Thrones Daily
🪼

tannertan36
𓃗
hello vonnie

EXPECTATIONS
Sade Olutola

#extradirty
I'd rather be in outer space 🛸

@theartofmadeline

titsay

gracie abrams
Color Me Curious

izzy's playlists!
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Cosmic Funnies
occasionally subtle
Fai_Ryy
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Philippines
seen from United Kingdom
seen from Canada
seen from Russia
seen from Russia
seen from Australia
seen from France

seen from Jordan
seen from Brazil
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Spain

seen from United States
seen from Portugal
seen from India

seen from Bangladesh
seen from Algeria
seen from India
@dersteyim-blog
Bugün bir işitmeci olarak meslekte 4. yılıma girdiğime göre...bir bardak çayı hakettim. Bana bölüm seçerken eğitim fakültesi yazdıran sebepleri hatırlamak bile istemiyorum ama düzenli olarak her sabah niye öğretmen oldum lan ben istifa edecem diye işe gidip iyiki bu işi yapıyorum bu iş tam benlik diyerek akşam ediyorum ben de bu halimden bişey anlamıyorum ama hala alışmaya çalışıyorum. Yinede acaba şöyle olsaydıda böyle olsaydıda şöyle olurmuyduki demeden de edemiyorum. Tabiki bu düşünceleri kafamın içinde yaşayıp öğrencilere belli etmiyorum ve birkere daha kendime şans tanıyıp bir üniversite daha okumak istiyorum..öyle işte..çayım soğudu lan.
Burada İşitme engeli olan öğrencilerimizin kelime bilgisini arttırma amaçlı olarak çizdiğim eylemler yer almaktadır. Aslında kelimeler diyoruz ama başlığı 3 e ayırsak daha doğru olur. Eylemler, kavramlar ve kelimeler. Bu şekilde ayrım yapılınca çocuğumuzdaki\öğrencimizdeki eksiği daha çabuk tespit edip materyali daha doğru hazırlayabiliriz. Burada 5 adet kağıt var her seferinde 5 er 5 er koymaya çalışıcam kullanışlı olması dileğiyle :)
Merhabalar bloğu hala kullanıyor musunuz? Birkaç sorum olucaktı da
merhaba mesajınızı yeni gördüm çok sık kullanmıyorum buyrun sorabilirsiniz
PARAGRAF BAŞI YOK! SİTEM VAR!
İşitme özürlü bir bireyin ailesiyseniz yandınız. Herşey ilk aylarda ilk senelerde başlar, belki çocuğunuz ameliyat olmalıdır ama yok ameliyat olmamalı çünkü onlara göre ölebilir ölmesindense böyle yaşaması yani hayat boyu başkalarına muhtaç olması hiçkimse için önemli değildir.ailenin fikri alınmaz bile..Çocuk yavaş yavaş büyür ve o çok konuşan çevreden yada akrabalardan eser kalmamıştır..Aile sessizlikle başbaşadır.Aile doktora koşar "geç kaldınız" sesleri yükselir ve beraberinde pişmanlıklar sitemler..Daha fazla geç kalmamalı tabi hemen cihaz almalı dimi..daha bitmedi çevre ve akrabadan sonra sıra 2. perdede..Cihaz merkezleri.Sahte cihazı dünyanın en iyi cihazı gibi satan mı dersin işitme eşiklerinin yanından geçmeyen cihazlarmı dersin ellerinden gelse hesap makinesini cihaz diye satarlar üstüne de para alırlar öyle iyidirler profesyoneldirler kendileri..Ha bir de pil meselesi var sanki uzaydan gelir ya o piller ya ne istersiniz şu ailelerden tabi cihazı sattınız nasılsa pili de alırlar demi evet alırlar hemde 2-3 katı fiyatına..O ailede mecal mi kaldı çocukla ilgilensin zaten yeterince sömürüldü..Sonra aile biyerlerden duyar çocuk okula başlamadan rehabilitasyona başlamalıki arada kaybedilen zaman kaybolan dil yeniden gelebilsin..Kim var rehabilitasyonda peki hu hu kimse varmı orada..Şu çocuğun dilinden anlayan varmı.."a bu çocukta cihaz var ama konuşuyo" diyen mi "bu çocuklar da konuşabiliyor muymuş" diyen mi "bu cihaz ne işe yarar" diyen mi "şimdi işaret diliylemi konuşcaz ama ben bilmemki" diyen mi buyrun hangisini tercih edersiniz...Başlarsın işin felsesini anlatmaya işaret dili evet popülerdir ama işitme engelliler için iletişim yönteminin "ta kendisi" değil sadece "içlerinden biridir" ..Bunun dudak okuma yöntemi vardır, çok dil yöntemi vardır, doğal işitsel sözeli vardır yöntemler çoktur yani..ama biz "ağaç yaşken eğilir", "dil gelişimi küçük yaşta oluşur" mantığıyla işitsel-sözel yöntemi kullanmaya çalışırız yani çocuğa kulağında cihazın ona boşuna verilmediğini, kullanması gerektiğini öğretiriz, sesleri "dinlemeyi sevdiririz", sesleri onun bizzat kendisinin üretmesini bekleriz..Bizimde öğretmenleri olarak bunu beklemek en doğal hakkımız yoksa milyarlık cihazlar işaret dili için üretilmedi yani.Felsefeden başımızı kaldrıp bir de bu çocuğun devlet okulundaki mücadelesine bakacak olursak..Durum orada da karışık..Seçmece öğrenci tekniğini kullarak öğrencilerimizi safdışı bırakanlar da vardır otizm zihin down işitme Allah ne verdiyse toplama sınıflarda vardır "özel alt sınıf" mantığıyla tabi..Kaynaştırmaya giden ama "nedense" öğrencisiyle bitürlü kaynaşmak istemeyen bir öğretmen kitleside vardır.. Ben onlara "kötü huylu kitle" diyorum ki öğrencilerimizin ister zihin ister işitme ne olursa olsun okul motivasyonlarını sıfıra indiren cinsten..Ama yok dünya engelliler gününde herkes naralar atar herkes birbirine destek olur oy ne güzel hepimiz kardeşiz hepimizde empati almış başını gitmiştir..Bu çocuklar yılın bir günü mutlu olup geri kalan 364 gün boyunca sistemin içinde yine çırpınacaklarsa olmaz olsun böyle önemli günler gösteriş istemiyoruz gerçeklik anlayış fedakarlık iyiye dair herşey işte..
İşitme cihazı takmak utanılacak birşey değil ve yurtdışında sanırım bu mesele çoktan aşılmış.
Cihazı sevmek lazım..
Cihazı sevdirmek lazım..
Şöyle bir kurumda çalışsaydık öğrencilerimize de hoş gelmez miydi ??? =)
TEKNİK
Tecrübeler biriktikçe kafamda bişeyler oturmaya başlıyor. Dersin gidişatı için sıralamalar ve yöntemler geliyor hemen aklıma. Şu sıralar oturttuğum bi düzen var ondan bahsetmek istiyorum.
Eğer rehabilitasyondaysanız öğrenci size haftada 2 kere geliyordur. Ve siz bir konuyu çalışıyorsanız arada da başka konulara değiniyorsanız eski konuyu tekrar etmek için aradan 2 ay kadar bir süre geçebiliyor. Bu çok oluyor. Haftada 2 ayda 8 ders eder. 8 derste ne yapılabilirki neye yeterki. Aynı zamanda da öğrenciye öğretilecek o kadar çok şey varki.
O yüzden o bir dersin çok etkili olması lazım herşeye değinmek lazım. Bende dersimi beşe bölüyorum.dersin başında kelime çalışıyorum. Sırayla herseferinde organ giysi ve eşyaları tekrar ediyoruz. Bu tekrardan sonra ses problemii olana değiniyor ve böylece ses de çalışmış oluyoruz bu ikisinden sonra defterden, sıralama kartlarından veya oyunlardan esinlenerek cümleler kuruyoruz. Dördüncü olarak soruya geçiyoruz. Çalışmamız gereken soruya göre materyal hazırlayıp bu aşamayı da geçiyoruz.en son olarak komut çalışıyoruz. Bu çalışma çoğu kez o cezbedici oyuncaklar aracılığıyla yada hareketli oyunlarla olabiliyor.
Sırasıyla bir ders boyunca kelime, ses, cümle, soru, komut çalışmış oluyoruz. Dersin başında ve sonunda selamlaşma ve vedalaşma sözcüklerini unutmuyoruz.
Aslında bizim amacımız öğretim olmamalı biz aileye örnek oluruz ve aile evde gerekeni yapar. Bu çeşitlilik ailenin bi derste biçok şeyi görmesini sağlayacak. Öğretim yapmak istemiyoruz ama bazı çocukların çok ilgisiz aileleri olabiliyor ve çocuğu olması gereken seviyeye ulaştırmada başarısız olabiliyor. Mecburen ve de çoğu kez öğretim yapmak zorunda kalıyoruz. Bence bu sayede çocuğun beyni sürekli aktif kalıcaktır.
İYİ DERSLER =)
MATERYAL LİSTESİ
Buraya bir işitme engelliler öğretmeninde bulunması gereken araç-gereç materyalleri yazmak istedim.
Laminasyon makinesi ve dosyası (arkadaşlar bu makine eğitim fakültelerinin etrafındaki kırtasiylerde vardır ve bi resim için bir lira alırlardı da içim giderdi. bu makinadan aldınızmı allah ne verirse elinize geçen herşeyi kaplarsınız hatta bi süre sonra okulun camına ""kimlik kaplanır" yazısı bile yapıştırırsınız :D neyse =) )
Bu makineyi kullanarak oluşturacağınız kategoriler (hayvanlar, meslekler, meyveler, sebzeler, spor dalları, eşyalar, giysiler, elektronikler, mekanlar, taşıtlar, her renkten şekiller, yüz ifadeler, duygular, organlar..bunlar ilk akla gelenler..daha da türetebilirsiniz)
Ling seslerinin resimleri ve bunları en iyi ifade edebilecek oyuncaklar
Müzik aletleri (davul, tef, ksilafon, marakas, üçgen tel ve türevleri)
Mutfak eşyaları
Oturma odası, bonyo, mutfak oluşturma oyuncakları
İnsan figürleri (anne, baba, bebek, erkek kardeş, kız kardeş, dede, nine olacak şekilde)
Ayrıca kullanılacak olan büyük bir bebek
Bu büyük bebeğe göre olan giysiler, yatak
4 renkten 4 tür taşıt (araba, gemi, uçak, tren.helikopter, bisiklet de olabilir..)
Ahşap oyuncaklar (halkalar, legolar, şekiller..)
Doktorculuk malzemeleri
Ütü masası, ütü, çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi, bebek arabası, alışveriş arabası...
Çanta içine konabilecek eşyalar (cüzdan, para, ayna, peçete, sakız..)
Lobutlar ve top
Tamir malzemeleri
İç içe geçen kaplar
Kurmalı oyuncaklar (özellikler bu bahsettiklerim bim de çok var =) kasaların hemen yanında fiyatı da 1 lira =) )
Atlas
Dünyanın küre halindeki versiyonu
Türkçe ingilizce sözlükler
Deyimler, atasözleri, imla ve yazım kılavuzu kitapları
Biten piller için pil kutusu
Derste bitmesi durumuna karşı her boyuttan yedek piller
Üniversitede hazırladığınız sıralama kartları
Ortaokul ve liseler için konu anlatımlı tüm dersler soru bankası kitapları
Okul öncesi seviyesinde olanlar için okul öncesi eğitim seti
İlk okuma seviyesinde olanlar için ilk okuma seti
Bu seviyeyi takip eden görsel açıdan zengin hikaye kitapları
Aylık dergiler ve ekleri (ben özellikler meraklı minik ve bilim çocuk dergilerini takip ediyorum. Bu dergilerden çıkan ekler ders sonunda öğrenciyle eğlenceli vakit geçirmek için veya bizzat ders işlemek için çok iyi oluyor. Kesinlikle dergi takip etmenizi tavsiye ediyorum. Ayrıca cochlear firmasının çıkardığı salyangoz dergiside var. Firmadan bu dergiyi çok sayıda isteyip her ay velilerinize de dağıtabilirsiniz.)
Saklama kapları (eğer laminasyon makinanız var ise yaptığınız kategoriler hiçbiyere sığmıycak ve habire ayıklaması da zor olucak. o yüzden mutlaka edinmeniz gerekiyor bence.)
Evcil hayvanlar, çiftlik hayvanları, vahşi hayvanlar, böcekler, deniz canlıları seti ve bunların yaşam ortamlarını canlandıracak ek malzemeler (mesela mukavva üzerine bir çiftlik, ahır, orman, göl.. gibi ortamlar yapabilirsiniz)
Hoparlör ve mp3 (çok küçük öğrencileriniz varsa sese dikkati yöneltmesi için çok işinize yarayacaktır. Burada amaç şarkı türkü yüklemek değil.eğitim amaçlı sesler yüklemek. Mesela ling sesleri,yansımalar, hayvan sesleri, çocuk şarkıları.. olabilir)
Ve en cezbedici kısma geldik. Çocukların o oyunlar uğruna usluca ders dinledikleri oyuncaklara :D büyük oyuncakçılarda satılan ve özellikle de çizgifilm kanallarında da gördüklerimiz. grup derslerinde de zaten çok işe yarıyorlar sıra almayı öğreniyorlar. (tonbul aşçı oyunu, patates kafa oyunu,balık tutma oyunu, kurmalı tren, yumurta kafa oyunu, bil bakalım kim, bil bakalım nerde, ameliyat, diş çekme, kunduz... ve çok küçük öğrencileriniz için ışıklı sesli olaraka çalışan hareketli rengarek oyuncaklar..)
Hepsini temin edebilmeniz dileğiyle =)
İŞARET DİLİ
Neredeyse 2 yıldır öğretmenim ve henüz karşıma işret dilini tam manasıyla bilen bir öğrenci çıkmadı. Tabi bazı öğrencilerim (20 li yaşlara kadar hiç cihazlandırılmamış olan) kullanıyor ama kendi oluşturdukları işaretleri. Bu durumda mecburen bende kullanmak zorunda kalıyorum. Ama artık işitme engelli öğrencilerin eğitiminde işaret dilinin kullanılmasını doğru bulmuyorum. Artık bu engelin teşhisi bebekliğe kadar düştü. Zamanında teşhis ve zamanında cihazlandırılırsa, rehabilitasyonun rehberliği de yeterli olursa bu çocuk doğal olan iletişim dilini neden kullanmasınki. Evet işaret dili hala var ve kullananlarda var ama bunun kullanılmasının sebebi bu dili kullanmayı istemek değil, bu dili kullanmaya mecbur kalmak..Yıllar önce iyi cihazlarda yoktu ne doktorlar nede öğretmenler ne yapacağını bilmiyordu..Ve işaret dili bu insanların yardımına yetişti.Artık çok yol katedildi. insanlar işaret diline mecbur bırakılmamalı.
Staj zamanında gördüm ne implantlı okul öncesi çağındaki öğrenciler o cihazın nimetlerinden faydalanamıyor ve okulun o yönde eğitim vermesinden dolayı işaret diline yöneliyor. İmplant çok zahmetli bir cihaz yani süreç zahmetli. Aile uzun uzun düşünüp ameliyata karar veriyor. Doktor da aile de risk alıyor. Devlet bütçesinden bütün masrafları karşılıyor nerdeyse. 40 milyar civarı. Bütün bunlar çocuk işaret dili kullansın diyemi. Bu olmamalı. Yani bu durum organik pazardan satın alınan bir kilo domatesin eve gelince çöpe atılması gibi bişey.
Benim kasdettiğim aslında küçük çocuklar. Büyükler için zaten bu saatten sonra oturmuş bir dili değiştirmemiz biraz zor. Ama küçükler için daha yolun başı neden böyle yapılıyor anlamıyorum.İşaret dilinin yaygın kullanınldığı şehirler işitme engelliler ilköğretim okullarının olduğu yerlerdir. Bu okulların bulunduğu şehirde de çalıştım, bu okulların bulunmadığı şehirde de çalıştım. Ve rehabilitasyonda bana gelen öğrencilerin durumunda çok fark var. Bi kere böyle bir okula giden öğrenci işitme ve konuşmada zorlanınca derse devamsızlık bile yapmaya başılıyor. Nasıl olsa bir seçeneği daha var. O da işaret dili ve ona yöneliyor. Böyle okulların olmadığı yerlerde çocukların aklına bu dili kullanmak gelmiyor.
Çocuğa sözel dili benimsetmek evet zordur çok emek ister ama bunun üstesinden biz gelmessek başka kim gelicek. Ülkemizde hala şu kafa yapısı var "aa sen onların öğretmenimizin elini kolunumu şöyle şöyle mi kullanıyosun" insanların aklında işitme engelli öğrenciye işaret dili öğretilir algısı. Değiştirmek yılları alıcak ama değişmek zorunda. İşitme engeli demek işaret dili demek değil. Bu çocukların konuşabildiğini, bu çocukların ses tellerinde, ağız yapısında, zihinsel gelişimlerinde bir sorun olmadığını anlatmamız lazım. Başına gelmeden anlayamazsın mantığındaki gibi bunu yanlızca aileler ve öğretmenler anlayabiliyor. H alk hala bu konuda bilinçsiz. İşitme engeli olan çocukların konuşma yetilerinin olmadığını zannedenler az değil bu ülkede.
Bu mesele derin bir mesele. Üniversitede işaret dilini öğretmemeye dayalı bir mantıkla yetiştiriliyoruz. Ama mezun olunca her öğretmen kendine bir metod belirliyor. Bunlar benim kendi görüşümdür. Tabi yazdıklarımın tam tersi yönünde ders işleyen öğretmenler de var. Onlara göre de kendi yaptıkları en doğru. Aynı zamanda ailelerde yönteme karar verebiliyorlar. Büyüyünce de çocuk.
Zaten var olan iletişim unsurlarını kullanmak dileğiyle =)
Burada yonerge verme amacima uygun olsun diye aldigim keceden terlikler naylon ipler ve plastik igneler var. 5 er adet 5 farkli renk. Uygulama yaparken renk uyumunu dikkate alarak ip igne ve terlikleri diziyorum. Once ornek olduktan sonra yonerge veriyorum. or: mavi ipi al, sari igneye gecir, pembe terligi dik..bu uygulama sayesinde nesne(ip/igne/terlik) renk(sari/pembe/yesil/mavi/turuncu)ve eylem(al/gecir/dik) calisabiliyoruz..
Yonerge esnasinda ogrencinin bizzat ipi igneden gecirmesini iki saat terligi dikmesini beklemiyorum tabi :)) baya vakit alabiliyo cunku :)) sadece hafif el hareketleriyle geciriyomus gibi ve dikiyomus gibi yapiyoruz. Dersin sonunda istedigi ipi igneyi terligi alip dikmesini istiyorum o kadar :)) boyle terlikler bulamasaniz bile 10 lu kece setlerinden alip modelini siz de olusturabilirsiniz. İgne bulamasaniz bile ayakkabi bagciklari yeterli olacaktir. Ha unutmadan herzaman yaptigimiz calismayi tersine ceviriyoruz. Ogrenci bize yonerge vericek ve biz istenileni yapicaz.mutlaka yaptiklarimiz karsilikli olmali..bu arada ogrencinin yasina gore renk ve sayi duzenlemesi yapabilirsiniz. 1 ip 2igne 3 terlik - 3 igne 3 ip 1 terlik gibi… Size kalmis..iyi dersler :))
Cok hoslar ya.. Alip da saklamalik yada ogrencilere okutmalik.. :)) D&R dan aldimm millet :))
Napolyon para dedi ben he dedim
Bazi ailelerimizin evlatlari oldugu malesef engelli maasini duyduklari andan sonra akillarina gelebiliyor.Durum boyle olunca bizim de karsimiza yasitimiz olan ve malesef hayatinda hic okul ve cihaz yuzu gormeyen ogrenciler de cikabiliyor.Ailelerin umrunda degil cocuklari isitiyo mu gelisme var mii pilleri pitmis mi hortum tikanmis mi..Bu durumda da butun suc ailede degil tabi sistemin eksikliklerinin bir sonucu iste bu.Bizim karsimiza birer birer cikmaya basliyor. Ulkede normal egitimle ozel egitim arasinda zaten bir gelismislik farki var ama bu fark ozel egitimin icine inince batidaki ve dogudaki olarak yine ikiye ayriliyo..