Tenhalığı seviyorum. Sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı.
EXPECTATIONS
KIROKAZE
todays bird
Mike Driver
Not today Justin
tumblr dot com
🪼

Love Begins
Game of Thrones Daily
No title available
h
occasionally subtle
RMH
The Stonewall Inn

❣ Chile in a Photography ❣

izzy's playlists!
Keni

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
I'd rather be in outer space 🛸

seen from Türkiye
seen from Puerto Rico
seen from United States
seen from Germany
seen from Russia
seen from T1
seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Pakistan
seen from Kazakhstan

seen from Dominican Republic
seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Türkiye

seen from Singapore
@dilbaz
Tenhalığı seviyorum. Sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı.
Yeter ki o nâzenin kalbin emir buyursun, kâinat yıkılsa da yüreğimde uyursun...
Kuş kendi evini kendisi yapınca buna "kuş yuvası" diyoruz. Kuşun evini insan yapınca "kuş evi"...
İnsanın evine ne zaman ev, ne zaman yuva diyoruz?
İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım.
“Benim içimi rahatlatacak bir ameliyata ihtiyacım var. Öyle konuşmakla falan olmaz yani böyle birinin hakikaten beni ikiye yarıp içimden huzursuzluğu alması lazım.”
Mesele kış olsaydı. Bir gün,bir anı, bir hatıra... Anlatabilirdim bir alfabeyle. Mesele bir insan..
Üç kere yutkundum. Yazdım. Yazmasam ağlayacaktım.
Değer vaktinde bilinmeli, mezar ne anlar çiçekten..
Kirpiklerinin arasında Atilla İlhan'ın PİA'sı, Özdemir Asaf'ın Lavinia'sı, Karakoç'un Mona Roza'sı var..
Gözlerinde Göğe Bakma Durağı var..
bak bir ormandan çok, sana yakışıyor gözlerindeki o yeşil. mavi, gökyüzünden daha muhteşem duruyorsa birinin üstünde o da sen giydiğinde.. ben, daha başka nasıl tarif edilir, bilmiyorum.
O gece herkes Çocukluk anılarını anlatıp İnsanları güldürürken , Ben, Sessizce ve buruk buruk gülümseyip, İçimden defalarca babama kızıyordum .
En fazla iki üç gün üzülürüm dediğim her yıkıcı olayda bir iç organımı kaybettim
İpi kesmeye kıyamadık diye,ömür verdik bir düğüme.
Ben şimdi bir kitap okumaya kalksam, sonunda şair ölür. Hatta belki de sana gelmek için yola çıksam, yol biter, uçurumlar başlar
herkese çiçekler açarken, bana dikenlerini inatla batırmana kırgınım.
Bazen seveceksin ilk günkü gibi. Bazen dua edeceksin. Bazen de küfür edeceksin salaklıklarına. Bazen gururla ve kibirle kabartıp göğsünü, pişman değilim, diyeceksin. Bazen pişmanlıktan ölüp ölüp dirileceksin. Bazen keşke şöyle olmasaydı da böyle olsaydı, diye ağlayacaksın. Bazen bir şarkı çalacak, şarkı bitmeden sen biteceksin. Bazen kılını bile kıpırdatamayacaksın. Bazen bir eksiklik hissedeceksin kendinde, bazen bir eksiklik bile hissedemeyeceksin. Bazen kanayacak yaran ama hiç kapanmayacak. Hep bir şeyler yapmak zorunda oluşumuza küfür edeceksin bazen, ama hiçbir zaman değiştiremeyeceksin olanı biteni. Böyle işte, bu hayat güzelleşmez sen ölüyorsun diye.
"Söyleyecek çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz."
"Her şey anlamını yitirmiş gibi. İçimde kocaman bir boşluk var ve ben onu hiçbir şeyle dolduramıyorum."