"küçük bir kız çocuğun buna ihtiyacı varmış gibi hissettim. kaybolmuş bir kız çocuğunun.." diye fısıldadığını duydum. kollarım havalandı ve onun ince beline karayılanlar gibi dolandı.
@nilthemoon
Phantogram Three

#extradirty
Today's Document

@theartofmadeline
No title available

❣ Chile in a Photography ❣
I'd rather be in outer space 🛸
Lint Roller? I Barely Know Her
noise dept.
Fieri Frames

Product Placement

blake kathryn
Keni
Claire Keane

Kiana Khansmith

izzy's playlists!
$LAYYYTER
No title available
tumblr dot com
Show & Tell

seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from Chile

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia

seen from France
seen from Philippines
seen from Germany

seen from Singapore

seen from Kenya

seen from Uzbekistan
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Netherlands
@dokuzdikis
"küçük bir kız çocuğun buna ihtiyacı varmış gibi hissettim. kaybolmuş bir kız çocuğunun.." diye fısıldadığını duydum. kollarım havalandı ve onun ince beline karayılanlar gibi dolandı.
@nilthemoon
Kucak kucak dağıtılan sevginin, sana geldiğinde avuç içini bile dolduracak kadar olmaması gerçeği insanı bir gece yarısı ağlatır.
dostoyevski, “suç ve ceza” adlı romanında: “herkesin gidebileceği bir yeri olmalıdır” diyor, ve ekliyor; “çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”
bu dünya soğuk rüzgar genelde ters yöne eser. limon ağaçları kurur. bahaneler hep hazır. güzel günler çabuk geçer.
insan zamanı durdurmak istediği yere aittir...
Kural bir, iyi bir gözlemci ol.
Ya da yem ol.
bu dört duvar bir çukur ve düşüncelerim zihnimi kemirmek üzere. içimde bir savaş var ve henüz belli değil kazananı. üstelik savaşın kimler arasında olduğu bile bilmiyorum. nefesim çok hızlı ve gözlerimin önünde küçük karartılar beliriyor. dört duvar üstüme üstüme gelirken boğazıma yapışma isteğine engel olamıyorum. şakaklarımda derin bir müzakere var ve sesler kafamı parçalama isteğimi daha çok arttırıyor.
hiçbir zaman sana anlattığım kadar iyi değildim
ben parçalı bulutlu bir kadınım ve her an bir apartmanın beşinci katından atlayabilirim.bu sağanak bir acı bilirsin.
yarayı açık bırakırsan acır, kapatırsan izi kalır. ip geçmez, iğne dikmez. bazı insanlar, seni bazı anılarla yaşamak zorunda bırakır.
zaman dudaklarının arasında tutuşturulan o tütün gibiydim. beni yakıyordu, beni içine çekiyor, izmaritm parmaklarını yakana dek beni tüketiyordu. zamanın ellerine sinen, dudaklarının arasından sızan o duman gibiydim. ciğerlerini çürütmeden ondan ayrılamıyordum. o istemeyene dek beni bırakmıyordu. ciğerlerinde tutsak kalıyordum.
@nilthemoon
kırdılar hevesimi kalbimi sevgimi, unuttum yaşamayı özlemeyi hissetmeyi, ayakta dik durmayı eskisi gibi.
geçmişimi izliyordum. uykularımı. gecelerimi. hiç bir şeyden haberi olmayan çevremi. kâbustan kurtulmak için alnımı jiletle kesmeye çalıştığım sabahı. kanla birlikte zihnimin de akıp gideceğini umduğum sabahı. on iki dikişin kavuşturduğu alnımı.
bazı yaraların şifası ölümdür. bazı gecelerin sabahı çıkmaz. tanrı çirkin çocuklara acımaz. bazı anneler hep çoçuktur. bazı çocuklar ise daha doğdukları günden büyümüş. bazı sigaralar on üç iç çekişte söner. ve ben hep bir köşede tüm bu olanların altında ezilirim. siktir et, uzat bir sigara.
+çocukluğun nasıl geçti peki?
-çocukluğum. babamın bizde açtığı yaraları dikmekle geçti. annemi avuturdum hep. tenindeki mor izleri öperdim, sonra kendileriminkini. annemin pek hali olmazdı, gündüzleri uyurdu hep bende öper dururdum. akşam olurdu sonra. kıyamet kopardı, saat en az 3'e kadar sürerdi. sonra kıyamet sıza kalırdı. annemle biz sabahlardık. gözlerine dahi bakamazdım annemin. çocukluğum işte. yangının ortasında elimde bir bardak suyla yangını söndürmekle geçti. su annemmiş meğer. yangında o da kayboldu gitti.
sen beni ne öyle, ne böyle yetiştirdin. sen beni yetiştirmedin. ve ben böyle bir kadın oldum. sen dayağı bildin bir tek. dayak yetiştirmez insanı beter eder. beter oldum. dünyadanda, sendende nefret ettim. saçlarımı, tırnaklarımı kısacık kestim tek bir hücremin fazladan bulunmasından bile nefret ettim. bu evi talan ettim. enkazda yaşadım günlerce. duvarlar acıdı bana sen acımadın. insanlar iğrendi benden sen tanımamazlıktan geldin. sonra nefretimi sana, insanlara çevirdim. sen zarar dahi görmedin. ben sende tek bir fırtına dahi kopartamadım. hayatındaki mutluluktan ufacık bir şey dahi çalamadım. hıncımı alamadım insanlara saldırdım. zarar verdim gördüğümden fazla. her şey oldum insanların gözünde. kahpe oldum, piç oldum, hırsız oldum, kavgacı oldum, arlanmaz, ahlaksız bir insan olarak gördüler. sen beni yetiştirmedin baba ve ben böyle bir kadın oldum.
neresi benim yerim bilmiyorum. nerede durmalıyım, nereye gitmeliyim, bilmiyorum. sanki herkesin bir yeri varmış, herkes sığmış şu dünyaya da bir ben ait olduğum yerimi bulamamışım, bir ben sığamamışım dünyaya gibi hissediyorum.