Sweet Seals For You, Always
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Today's Document
noise dept.
I'd rather be in outer space 🛸
occasionally subtle
Cosmic Funnies

Kiana Khansmith
Mike Driver
we're not kids anymore.

oozey mess
he wasn't even looking at me and he found me
RMH
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
NASA
Keni

Origami Around
d e v o n
todays bird

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Argentina

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Philippines

seen from United Kingdom
seen from United States
@dusleyenadam
unknown..
“Bir insana bir şey söylemeden önce, o insanın hayatında neresinde olduğunuza bakın. Cümleler de zarar verebilir.”
— (via beklentileruzer)
“Saçlarınla oynayacağım, dudaklarımı çenene dayayacağım ve bana sarılacağın sessiz bir gece için ‘beklediğim tüm sabahlar sen ol’ diye yalvaracağım.”
— Umay Umay
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece. Çok yorgunum.
Sana, beni asla tanımamış olan sana.
Stefan Zweig
“Erkeklerin anlayamayacağı pek çok şey var. Zavallı bir başarısız, başarılı bir adamdan daha kolay girebilir bir genç kızın yüreğine. Çünkü her genç kızın yüreğinde gerçek bir aşk duygusu yatar. Anlıyor musun; gerçek bir aşk! Erkeklerin başlıca sorunu işleridir, aşk üçüncü derecede bir şeydir onlar için. Kadınla konuşmak, onunla bahçede dolaşmak, hoşça bir zaman geçirmek ve onun mezarında ağlamak… İşte bir erkeğin aşktan anladığı. Oysa aşk, biz kadınlar için, hayatın kendisidir. Bir kadın “seni seviyorum” diyorsa, bu, “senin tasalarını gidermek istiyorum, seninle dünyanın öbür ucuna nasıl gidebileceğimizi tasarlıyorum, eğer sen cehenneme gideceksen ben de seninle cehenneme geleceğim” demektir. Sözgelimi, bütün bir gece senin notlarını temize çekmek, ya da kimse uyandırmasın diye sabaha kadar sana gözcülük etmek, seninle yüzlerce kilometre yürümek büyük mutluluk olurdu benim için. Üç yıl önce harman zamanıydı; güneşten yanmış, yorgun ve toz içinde bize geldiğini, içecek bir şey istediğini anımsıyorum. Getirdiğim şeyi içmiş, sonra da vurulmuş gibi uyuyup kalmıştın divanda. Yarım gün uyudun orada, ve ben bütün bu süre boyunca sana gözcülük ettim. Ne kadar hoşlanmıştım bundan! Aşk kendisi için harcanan emek oranınca güzeldir, yani, anlıyor musun, o kadar güçlü duyulur…”
— Anton Çehov (via sokaktakiyazar)