sizin omurganızdan yaratılmış olmak beni bazen üzüyor. keşke siz benim kasıklarımın, o her tekmeye ve darbeye hülasa bir kolaylıkla göğüs geren, bir insanı usulca bir diyardan, diğer diyara taşıyan, kanayan ve kanamakla ölmek bir yana, aksine yaşayan kemiğinden olsaydınız. biliyor musun hiç yoktan şu ince bileklerimden yaratılsaydınız bile, dünya başka bir yer olurdu. başka bir adam olurdunuz siz. zira sizi, doğurmaya cahilliğiniz, öldürmeye âlim ediyor. ne trajikomik. bir otobüsün camını açıyorsunuz tuhaf bir ses çıkararak genelde, hayretle izliyorum. taşaklarına normalden bir miktar sert bir rüzgar esse, yerde it gibi kıvranan sizlerin, bu güç sevdası, güç iddiası, güç savaşı ne acı. yumurtanın sa rı sı. bu edebi değer ölçülen bir yazı olacaktı ama konu siz olunca içimde hep aynı tekerleme çalıyor. gitti çükün ya rı sı. keşke az sessiz olsanız da biz de konuşup sizin şu şeylik gururunuzu kırmasak. neylik derlerdi ona. şey. erkeklik. hıhım. ezkaza bir kuş tüyü düşse üstüne yerde sizi iki saat kıvrandıran erkeklik. allah kolaylık versin.

















